Hamilton Haklı, Para Kraldır!!

Tüm dünyayı etkileyen Koronavirüs salgınından dolayı yarışlar ya iptal edildi ya da şimdilik ertelendi. Formula 1 severlerin kafasında ise çok fazla sayıda soru işareti var. Sezon ne zaman başlayacak? Yeni kurallara ne oldu? Honda Formula 1’den çekilecek mi? Yarışlar seyircisiz mi başlayacak?… Krizin ekonomik etkilerini de biraz incelemeye çalıştığım yazıya başlık ararken Lewis Hamiton’ın Avustralya’da yarıştan önce söylediği sözden daha iyi bir başlık bulamadım.

S&P Renault’un kredi puanını düşürdü.

Zak Brown: Önlem alınmazsa 4 takım Formula 1’den ayrılabilir.

Ross Brawn: Yarışlar seyircisiz baslayabilir

Ferrari: Küçük ve büyük takımlara farklı bütçe kısıtlaması uygulanmalı

Fred Vasseur: Sıkıştırılmış F1 takvimi çok pahalı olacak

Yukarıda yazdıklarım son zamanlarda duyduğumuz haber başlıklarının sadece bir kısmı. 2021 kuralları ertelendi, yarış yok, yayın geliri yok, katılım ücreti yok, sponsor gelirleri yok, bilet satışı yok. Bazı takımlar (şimdilik) Mayıs sonunda kadar kepenk kapatmış durumda, yöneticiler %20 maaş indirimini kabul etmış… Yani, ekonomik olarak Formula 1, takımından organizatörüne kadar çok zor durumda.

Takımların gelirlerinin büyük kısmı sponsorluklardan ve bir önceki sezon performanslarına bağlı olarak Formula 1 yönetiminden gelen performans ödemelerinden geliyor. Bu ikisi de ne yazık ki yeterli değil ve takımların çoğu bozuk bir ekonomik yapıya sahip. Paid driver dediğimiz kişisel sponsoru olan pilotlar bu durumda küçük takımların imdadına yetişiyor. Kubica’nın Alfa Romeo’da test pilotu olması, Lance Stroll ve Latifi’nin Formula 1’de koltuk bulabilmesinin başlıca nedeni takımlarına maddi destek sağlayabilmeleri. Özellikle küçük takımların harcamaları kısarak bütçe kısıtlaması konusunda ısrarının en büyük sebeplerinden biri de bu.

Alttaki tablo bize takımların ekonomik durumları hakkında fikir veriyor. Veriler 2016 yılından ama genel sonuç 2019 verilerinden çok farklı değil. Kaynağımız  FormulaMoney. FormulaMoney kesinlikle takip etmenizi tavsiye ettiğim bir site. Alanında tek olarak Formula 1’in ekonomik yönleri hakkında çok bilgilendirici yazılar yazıyorlar. https://twitter.com/FormulaMoney ve https://www.formulamoney.com adreslerinden takip edebilirsiniz. Editörlerin izni ile aşağıdaki tabloyu paylaşabiliyoruz.

Ferrari’nin aldığı ekstra bonus bile F1 takımının zarar etmesine engel değil. Renault’da da durum benzer. Mercedes ise kazandığı şampiyonluklara rağmen yine kar edemiyor. Korona krizinden önce Daimler yönetimi Formula 1 takımının ekonomik olarak bağımsız olmasını istemişti. Şu anki sistemde açıkçası bu pek mümkün görünmüyor.

Tablodaki ilk sütun geliri ikinci sütun giderleri üçüncü sütun da kar/zararı gösteriyor. Sauber İsviçre’de olduğu için banka hesapları tamamen gizli. Ama geçen sene takımın ana gelir kaynağı Alfa Romeo’nun dünya çapında araç satışlarının çok düştüğünü biliyoruz.

Bildiğimiz gibi normalde yaz aylarında yapılan ve şası fabrikalarının tamamen kapandığı yaz tatili, motor departmanlarını da kapsayacak sekilde Mart-Nisan aylarına çekildi, ve hatta sonra süresi uzatıldı. McLaren, Williams, Racing Point, Renault, Haas ve Alfa Romeo takımları çalışanları için kısa çalışma ödeneklerine başvurdu, yani çalışanların maaşlarının %80-%85’i devlet tarafından ödenecek.

Bu bir nebze de olsa takımların zararlarını azaltacaktır. Ekonomik olarak takımların aldığı en önemli karar 2021 kurallarının 2022’ye ertelenmesi oldu. Bu sayede takımlar 2021’de de bu seneki araçlarını kullanacak ve araçta yapılacak geliştirmeler kısıtlanacak.

2021 kurallarına göre tasarlanacak araçlarda, 2020 araçlarından alınıp kullanılabilecek tek bir vida bile olmayacak neredeyse, her şey tamamen farklı. Sıfırdan tamamen yeni bir Formula 1 aracı geliştirmek çok masraflı bir süreç. Seneye de aynı araçları kullanarak takımlar AR-GE masraflarını bir sonraki seneye aktarmış olacak. Bu aslında mantıklı bir hamle ama yeterli mi?

2021 kurallarıyla araçlar şu ankilerden tamamen farklı görünüme sahip olacak

 

Yukarıda bahsettiğimiz FOM’dan gelen performans ödemeleri bir önceki sezona göre dağıtılıyor. Yani 2021 yılında takımlar 2022 için araç geliştirirken, 2020 yılındaki performans ödemelerinden gelen parayı kullanabilecek. Peki 2020 sezonunda, kaç yarış koşulacak, FOM, Liberty ne kadar gelir elde edecek ki takımlara ne kadar destekte bulunabilecek? Liberty Media hisseleri bu süreçte şimdiden %50’ye yakın değer kaybetti bile.

Bu yüzden aslında daha mantıklı olan bu kuralların 2023’e ertelenmesi. Önümüzdeki sene bir aşının da bulunmasıyla hayatın normale döneceğini ve 2021 sezonunun normal bir şekilde yapılacağını varsayarak 2022 yılında takımlar 2023 araçlarını geliştirirken 2021 yılından gelen performans ödemelerini de kullanabilir.

Bu süreçte en kötü senaryo ise Formula 1’in bazı takımları ve üreticileri kaybetmesi. Eğer gerekli önlemler alınmazsa bazı takımların Formula 1’den ayrılması çok uzak bir ihtimal değil. Takımlar şimdiden 2021 için harcama limitlerini aşağıya çekmek adına tartışmalara başladı. Normalde 175 Milyon Dolar olarak kararlaştırılan limit için şu anda 100 Milyon Dolar, hatta 75 Milyon Dolar gibi rakamlar konuşuluyor. Bu bile bazı takımları kurtarmak için yetmeyebilir.

2008 ekonomik krizinde Formula 1 Renault ve Honda’yı kaybetmişti. Formula 1 üreticiler için çok iyi bir laboratuvar ve pazarlama aracı olsa da bir kriz anında masraflardan ötürü ilk terk edilecek alan olarak görülüyor. Bu iki üretici şu anki krizde yine soru işareti. Son olarak S&P Renault’un kredi puanını tekrar düşürdü*. Takım zaten geçen sene beklenenin altında performans gösterince üzerlerindeki baskı yeni CEO ile birlikte iyice artmıştı. Bu açıdan Renault’un spordaki geleceği biraz belirsiz. Honda’nın 2008’de yaptığı hatayı tekrarlayacağını zannetmiyorum. Brawn GP hikayesini hepimiz biliyoruz. Bu sefer Red Bull ile çok iyi bir ortaklık kurdular, yarış kazanabilen bir güç ünitesi üretmeyi başardılar ve en önemlisi Max Verstappen gibi bir pilota ve Adrian Newey gibi bir dahiye sahipler.

Formula 1 Ferrari’siz, Ferrari Formula 1’siz yapamaz. Mercedes’in McLaren ile tekrardan ortaklık anlaşması imzalaması bana göre takımın uzun vadede eskiden olduğu gibi sadece motor üreticisi olmak için bir stratejiydi. Bu krizin etkisiyle de takım eğer önümüzdeki 1-2 senede bir şekilde alıcı bulabilirse Brackley şasi fabrikasını satabilir. Bernie Ecclestone’un da dediği gibi, zaten kazanılabilecek her şeyi kazandılar.

Küçük takımların geleceği ise tamamen yetkililerin krizi nasıl yöneteceklerine bağlı. Sporun geleceği icin bütçe kısıtlamasının büyük takımların çıkarlarına göre değil, herkesi düşünerek adil bir şekilde kararlaştırılması şart.

Peki sezon ne zaman baslayacak? Başlarsa seyircisiz mi başlayacak? Ross Brawn’ın dediği seyircisiz yarış hiç yarış olmamasından iyidir tezi ne kadar gerçekçi? Bizler açısından tabi ki ideal, en azından TV’den yarışı izleriz. Fakat işin organizatör tarafına baktığımız zaman durum çok farklı.

Pist organizatörleri için temelde iki farklı model bulunmakta. Biri FOM’a ödenen katılım ücretinin devlet tarafından karşılandığı model. Bu şekilde Azerbaycan, Vietnam, Singapur, Bahreyn gibi ülkeler (ve hatta zamanında biz) Formula 1’i kullanarak uluslararası arenada ülkelerinin tanıtımını yapmaya çalışıyor. İkinci model ise Silverstone gibi devlet desteği olmadan, çarkı çoğunlukla bilet satışlarıyla ve başka yan gelirlerle döndüren pistler var.Sorun burada ikinci modelde başlıyor. Çoğu Avrupa pisti devletten %100 destek almıyor yukarıda saydığım ülkeler gibi. Hockenheim’ın son yıllarda yaşadığı ekonomik sıkıntıları hepimiz hatırlıyoruz, bir sene varlar bir sene yoklar. Seyircisiz, hiçbir bilet satışı olmadan yarışların yapılabilmesi teoride organizatörler için neredeyse imkansız görünüyor. Bir şekilde organizatörlerin masraflarının karşılanması lazım ki çark dönebilsin.

Yine FormulaMoney internet sitesinden aldığım alttaki grafik, 2007-2016 yılları arasındaki organizatörlerin Formula 1 yönetimine ödediği ortalama ve en yüksek katılım ücretlerini gösteriyor. 2016 yılında ortalama ücret 35 Milyon Dolar civarı. Bahreyn GP iptal olsa da katılım ücretini ödediğine dair söylentiler var.  Monako herhangi bir katılım ücreti ödemiyor ve belki bu yüzden Liberty için gözden çıkarması en kolay yarış oldu.

Virüsün şu an yayılma hızı biraz azalmış olsa da ülkeden ülkeye çok farklılık gösteriyor. Fransa’da önlemler süresiz uzatıldı. Normalde Haziran’da yapılması planlanan ve şu anki takvime göre ilk yarış olan Fransa GP tehlikeye girdi. Aynı şekilde Belçika da önlemleri Ağustos sonuna kadar uzattı. Ağustos’taki Belçika GP de bu yüzden soru işareti. Şu an Avrupa’da en iyi Koronavirüs istatistiklerine sahip olan Avusturya, Red Bull Ring’de düzenlenebilecek bir yarış için salgının henüz yavaşlamadığı İngiltere’den gelen takım çalışanlarına karşı nasıl tedbirler alacak?

FIA kurallarına göre bir serinin dünya şampiyonası olarak sayılabilmesi için en az 8 yarışın 3 farklı kıtada koşulması lazım. Formula 1 yönetimi yarış hafta sonlarını iki güne indirerek 3 hafta üst üste yarış yapıp 1 hafta ara verilecek bir sistemle Ekim’de başlayarak dünya şampiyonası statüsünü koruyabileceğini düşünüyor. 8 yarış düzenlense bile bu yarışlardan elde edilen gelir kime yetecek? Liberty? Takımlar? Organizatörler?…

Bir Formula 1 hayranı olarak tabi ki benim de isteğim sezonun bir an önce başlaması ve çok özlediğimiz yarışları tekrar izleyebilmemiz. Ama durum ne yazık ki çok umut verici görünmüyor. Şu anki bütçe kısıtlaması, 2 günlük yarış hafta sonu, araştırma geliştirmenin azaltılması gibi tartışmalara bakınca da , o bildiğimiz Formula 1 aslında hiçbir zaman geri gelmeyecek. Umalım ki sporu yönetenler bu krizi özellikle ekonomik anlamda yapılan yanlışları düzeltmek için bir fırsat olarak görür ve bu süreci hiçbir takımı kaybetmeden atlatırız.

Leave a Reply