2017 Azerbaycan Grand Prix – Yarış Analizi #8

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de Azadlıq meydanı’nı (Özgürlük meydanı) başlangılı Bakü şehir pisti, takvimin en ilginç pistlerinden. Hükümet Evi’nin bir arka sokağından devam ederek, tarihi 12. Yüzyıl’a uzanan İçəri Şəhər (bizi Antalya Kaleiçi gibi) etrafından dolandıktan sonra; tekrar Hazar denizi kıyısındaki parkların üstünden geçen pist 2016’da Avrupa Grand Prix’i ismiyle anılmıştı. 1983’te Brands Hatch ile resmi tarihi başlayan Avrupa Grand Prix’leri Nürburgring, Donington, Jerez, Valensiya gibi pistlerden sonra Bakü’ye varmıştı. Ancak doğru bir kararla 2017’de pisti Azerbaycan Grand Prix’i adıyla gördük.

Google Maps’te Freedom Square olarak gösterilen yer start finish düzlüğü yakınları. Hemen oradan yukarı çıkıp, Xeqani Kucesi (Kuce cadde demek sanırım Azerbaycanca), Bülbül Avenue, Zarifa Aliyeva St, Neftçiler Prospekti (start finish düzlüğünün bulunduğu yer) ve kaleiçine uzanıp; geri dönüyor.

Uzun düzlükleri, 90 derece virajları, şehrin tarihi bölümünün başlangıcında kuzeye doğru tırmanırken karşımıza çıkan 8. viraj olmak üzere değişik şikanları, pilotların viraj dönmeden önce referans noktalarını değiştiren gölgeler, pistin dar yapısı ve kaçış alanlarının azlığına rağmen 2016’da olaysız bir Formula 1 yarışına sahne olsa da pist; 2017’deki yakın performanslarda bize heyecanlı bir yarış vaat etmekteydi. Geçen sene ilk seanslarda şikayet kaynağı tam sabitlenmemiş geçici kerb’ler ve bundan kaynaklı lastik yarılmaları iken 2017’de bu sorunlar çözülmüştü ama Azerbaycan halen karakteri sabitti. Tozlu bir cadde pistindeki hafta sonuna genel olarak baktığımızda hem Formula 2 pilotları, hem Formula 1 pilotları virajları kaçırdıklarında pistin dar virajların öncesindeki az sayıda kaçış noktalarda arabalarını çektiler, geri vitesi kullanarak çıktılar veya 180 derece dönerek turlarına devam ettiler. Mesela Ferrari’den Sebastian Vettel cuma günü antrenman turlarında 8. virajda nasıl geri geri çıkılır dersinin yanında, kaçış alanından 180 derece nasıl dönülür dersini de verdi 3. virajda. Pilotun başına gelen en ilginç olay cuma antrenmanları ikinci seansında 8. virajın kaçış alanında Williams’tan Felipe Massa ile peş peşe kalmalarıydı. Buna ek olarak geçtiğimiz yarışlarda Monaco’da karşılaştığımız bariyerleri dibine kadar kullanma durumunu bize Mercedes’ten Valtteri Bottas, Force India’dan Esteban Ocon, Toro Rosso’dan Daniil Kvyat gibi pilotlar başlangıç seanslarında gösterdiler.

Ancak Bakü’de bu sıkıntılardan kıl payı kaçamayan şanssız pilotlara da denk geldik Formula 2 ve Formula 1’de hafta sonu başlarında. Sezon genelinde frenlerinden şikayet eden Haas pilotu Romain Grosjean’ın başı yine beladaydı. Fransız pilot kaçarken arabasına hasar vermese de o kadar çok frenini kilitlemiş ve dışarı fırlamıştı ki telsizden Ne diyeceğimi bilmiyorum. diyerek psikolojisini hırpaladığını belli ediyordu. Cuma antrenmanlarının ikincisindeki hareketiyle Red Bull pilotu Max Verstappen ise kaçış alanlarında kaçamayıp, aracına hasar verenlere örnekti. Hollandalı pilot başlangıç düzlüğünden sonra ilk virajı dönerken lastiğini kilitleyince, hedefindeki kaçış alanına uzak kaldı ve aracın soldaki bariyerlere hafifçe yapışmasına neden oldu. Buna rağmen seans liderliğini korudu. Bir anda kırmızı bayrakların gözükmesine sebep olan durumlardan bir tanesi ise Formula 2 sıralamasında yaşandı. İtalyan Luca Ghiotto 15. virajı dönerken kendisini bariyerlerde bulmuştu.

Bakü konusundaki güncel şikayetlerden biri 8. viraj girişinde bulunan yüksek kerb’di. Buranın ilk kurbanlarını Force India pilotu Sergio Perez olacaktı. Meksikalı pilot çok içerden virajı dönmek isteyince yüksek kerb tarafından karşıya zıplatılmıştı cuma antrenmanları ilkinde ve aracını terk etmek zorunda kaldı. Ama ders almadığını ikinci antrenmanlarda da gösterdi ve aynı yerde tekrar duvara temas etti. Bu sefer şanslıydı ve tur atmaya devam etti. Hemen ardından Jolyon Palmer duvarda kalacaktı ve Renault’u orada bir trafik tıkanıklığı yaratacaktı. Sürücü brifinginde Perez’in Charlie Whiting’e getirdiği kerb’in alçaltılması önerisi kabul gördü.

Ancak Bakü’nün 8. virajdaki vahşiliğini ertesi gün Formula 2 ilk yarışında Sean Gelael’in kerb’de (belki de şanssızlığı cumartesi ekstra bir tecpro bariyer katmanının daha viraj dışına montelenmesiydi) kayınca diğer taraftan duvara girmesi, sakat Alex Albon yerine yarışan Sergey Sirotkin’in onu takip etmesi ve Gustav Malja’nın önündekilere çarpmamak için dümdüz yürümesiyle hatırlayacaktık. Bakü’de başka bir şikayet konusu da pistin yapısı kadar Pirelli’nin lastik hamurlarıyla da ilgiliydi. İspanya’da Perez’in En sert lastikler ile anca fotoğraf çektirebiliriz. eleştirisini alan ve gelecekte 2017’de bir daha en sert hamuru getirmeyeceğini teyit eden İtalyan üretici, Bakü’ye süper yumuşak (kırmızı) ve yumuşak (sarı) ve orta (beyaz) lastikleri getirince; Mercedes’ten Valtteri Bottas Ultra yumuşak (mor) getirilse, herkes onu kullanırdı. derken, takım arkadaşı Lewis Hamilton ise pist sıcak olmasına rağmen süper yumuşak lastiğin bile sert geldiğini ve herkes gibi tutunma sorunu yaşadıklarını belirtecekti. İtalyan Pirelli’yi ise firmanın Formula 1 sorumlusu Mario Isola lastik tercihlerini araç tepkilerini henüz tanımadan yaptıklarını ve 2018’de bir tık daha yumuşak hamur kullanacaklarını söyleyerek savunacaktı.

Bakü’de Formula 1 yarışı öncesi hakemlere de giydiriliyordu ama bu Kanada Grand Prix’inde aptal sirk benzetmesi yapan Daniil Kvyat gibi Formula 1 seviyesinde değil, genç pilotlar tarafından yapılmaktaydı. Formula 2 şampiyonasını ikinci götüren DAMS pilotu (Renault’un da genç pilotu) Oliver Rowland sarı bayraklarda yavaşlamasına rağmen kendisine ceza verilmesine ve bu yüzden 2.likten 7.liğe düşmesini içerlemişti. Bakü yarışı öncesi babası Herve Leclerc’i kaybeden (90’lı yılların F3 pilotu, Avrupa karting camiası’nda ünlü bir isim, rahmetli Jules Bianchi’nin aile dostu ve Charles dahil 3 çocuk babasıymış), ilk yarışı kazanan ama ikinci yarışta sarı bayraklar kuralı nedeniyle ceza alan Ferrari genç pilotu Charles Leclerc de eleştiri oklarını çeken pilotlardandı.

Yarışın temasını da etkileyecek pist yapısı, hakemler ve lastiklerden bahsetmiş olduk. Sıralama turları da sona erdikten sonra önümüzde bir güç sıralaması da oluşmuştu: Savaşan Mercedes’ler, Ferrari’ler ve Red Bull’lar. Verstappen FP2’deki kazası, FP3’teki elektrik problemi, Q2’deki devir kesici sıkıntısı ve Q3’teki vites kutusu senkronizasyon yanlışlığına rağmen moral bozmamış ve yarış performanslarının Ferrari’yi zorlayacağını anlatmıştı. Q3 bitmesine 3 dakika 33 saniye kala aracını duvara monteleyip, lastiğini patlattığı için de 10. sıralanan Red Bull pilotu Daniel Ricciardo da aynısını uygulayıp, Verstappen ile arasında kalan 2 Force India ve 2 Williams’ı geçmeye odaklanmalıydı. Çünkü bunu yapacak hıza sahipti. Sezon başından beri bahsettiğimiz İspanya’dan itibaren şasiyi sürekli geliştirme çalışmasına ek olarak Renault’un motora getirdiği yazılım güncellemesi (motoru uzun süreler yüksek devirde kullanabiliyorlarmış)  Red Bull’un işine yarayabilirdi. Ferrari’de Kimi Raikkönen takım arkadaşı Vettel’den daha rahat hissediyordu ve Mercedes’lerin en yavaşını 0.6 saniye ile takip etti. Vettel’in Q3’teki son turu ise ancak Verstappen’in önüne taşıyabiliyordu kendisini. Pole pozisyonunu kapan Hamilton’un Q3 başlarında duvarlara dokunduğunu ve lastiklerinde titreşim hissettiğini notlarına eklemiştim ancak takım danışmanı Niki Lauda’nın katıldığı gibi İngiliz pilot hayatının turunu atmıştı. Bottas’ın ise Hamilton’dan 0.5 saniye yavaş derecesi, bir önceki turuna göre hızlanmış olsa da kendisini ancak ikinci yapmıştı ve Fin pilot tutunmadan şikayetçiydi. Olaylı bir yarış beklentisini temalardan hissettirmiş olsam da Bu sene araçların tutunmaları yüksek ve daha fazla zorlayabiliyorsunuz ama bu hataları da arttırır. diyen Ricciardo, Bu sene ilk turda pozisyon kazanmak çok önemli ve hırslı hamleler izleyebiliriz. cümlesini kuran Palmer, Geniş arabalarla daracık ikinci sektörde duvara yapışabilirsiniz. sözüyle zaten hafta sonu başında yaşanmışlıklara değinen Verstappen referans olarak gösterilebilirdi bu konuda.

Uzun bir giriş bölümünden sonra pazar gününe geçelim şimdi. Yavaşlığı ile Sky Sports yorumcusu Martin Brundle’ın dikkatini çeken formasyon turu ardından araçlar grid’deki yerlerine tekrar dizilmişlerdi. Takım arkadaşı sıkıntısız bir kalkış yapmasına rağmen, aracını Hamilton’u hedefleyecek şekilde kavisli yerleştirmiş Bottas’ın başlangıcı o kadar pürüzsüz değildi. İlk viraj öncesi frenlerinden duman çıkaranlardandı ama ikinciliğini koruyacaktı. Ani frene basan Bottas’a ilk viraj girişinde dokunan Raikkönen, Vettel ve Verstappen de Mercedes’leri takip etmekteydi. Ama Verstappen’in içinde Perez, Ocon’un içinde Massa, Williams’tan Lance Stroll’un içinde de Ricciardo burnu rakipleri için tehdit oluşturuyordu. Yarışa 11. başlayan Toro Rosso pilotu Daniil Kvyat ise ilk virajın frenleme noktasına gelince sağ tarafı kilitlediğini ve duramayacağını anlayınca, önündekilere dalmamak için ilk virajı dışarıdan dönmeye karar vererek nizamı bozmakla beraber; takım arkadaşı Carlos Sainz’in de korkudan spin atmasına neden olmuştu.

Hemen ardından yine bir 90 derece viraj olan ikinci viraja gelmeden önceki düzlükte Raikkönen Bottas’ın sağında dişlerini geçirmek üzere hazırlanıyordu. 2015 Rusya, Meksika ve 2017 İspanya startında yakınlaşmaları kazayla sonuçlanan Fin ikilinin geleceğinde yine kaza vardı: Bottas kerb üzerinden zıplayarak, kendisini sağ dışarıdan geçmiş olan Raikkönen’in sol arkasından çarpacaktı. Sonucunda telsizden Yine aynı kahrolası herif olamaz. Lastiğimin patlayıp patlamadığını bilmiyorum. tepkisini veren Raikkönen, Perez ve Verstappen’in gerisine düşmekle kalmayacak, geçtiği her metreye aracından etrafa minik parçalar saçacaktı. Bottas ise kırık ön kanadı ve patlak lastiğini değiştirmek için Belçika Spa Francorchamps’ten sonra takvimin ikinci uzun pistini baştan sona kat etmeye ve ardından pite dalmaya mecburdu. İkinci tura girdiğimizde Hamilton – Vettel – Perez – Verstappen – Raikkönen sıralaması sürerken, 7. viraj yakınlarında görüntüye Verstappen’den Raikkönen’e fırlayan yarışın gidişatını değiştirecek kalıntılardan bir tutam takıldı (Raikkönen’den kopmuş olması gerekiyor). Verstappen telsizde bu kalıntılardan hasar aldığını düşündüğünü belirtirken, Red Bull da parçanın radyatöre sıkıştığını ve durumu takip ettiklerini pilotuna iletti. Burnunu değiştirmenin yanında zorunlu lastik değişimini de yumuşak hamura geçerek tamamlayan Bottas da grid’in yarısı 3. tura başlarken, pitten çıkıp, ikinci turunu atmaya başlamaktaydı son sırada.

Devam eden turlarda kayda değer olaylardan biri Verstappen’in şikayetinden çekinen Red Bull’un 9. sırada gitmekte olan Ricciardo’yu sensör değerlerinden şüphelenip 5. turdan 6. tura geçerken pite çağırmasıydı. Avusturyalı takımın Avustralyalı pilota müdahalesi 5.5 saniye sürmesine rağmen hemen yumuşak lastikleri takıp, kurtulmaktan çok; ön kanat ve ön fren hava soğutma girişlerini temizleme amaçlıydı. Ricciardo’ya telsizden belirtilen Frenler şimdi iyi. Girişte aşırı ısınmaya sebep olan bir parça vardı, temizledik. Şimdi yarışmak için serbestsin. mesajı pilot 17.liğe düşmüş olmasına rağmen, dar cadde pistinde rahatlatıcıydı. Toplamda aldıkları 75 grid cezası ile (Fernando Alonso 40, Stoffel Vandoorne 35, motor parçaları değişimi) sondan birinci (Palmer’in aracı sıralama turlarına yetişemedi) başlayan McLaren’ların Sauber’ler ile mücadelesi, Sainz ve Ricciardo’nun buradan yükselme savaşı da takip edilmeye değerdi. Ricciardo’dan farklı olarak taktik amaçlı 5. turda pite çağrılan Vandoorne bu gruptan kopsa da Alonso Honda motoruyla Renault motorlu Sainz ve geçen seneki Ferrari motorunu kullanan Ericsson’un arasında başlıca başlangıç düzlüğü üzerindeki DRS alanında ilerlemek için fırsat kolluyordu. 5. turda telsizden batarya problemini bildiren, kendisine gaz verirken lastiklerinin durumunu soran takıma Lastiklerim iyi olsa da her yerden geliyorlar. diyerek telaşını gösteren Ericsson’u geçmek Alonso’nun 9 ve Sainz’in 10. turdaki başarımı olacaktı. Bu mücadeleler dışında arka sıradaki konum değişikliklerine sebeplerden biri de arkasında duman tespit eden, aracını pit alanına sürükleyerek getiren ve yarışı sadece 7 tur süren Palmer’di.

Ön sıradaki pilotlar 10. dan 11. tura geçmekte iken yarışın ocağının altı yeni açılıyordu: Kvyat 12. sırada seyrederken, 12. virajda elektrik sistemini kaybedince; Bakü’nün 2017’de Heineken sponsorluğuyla döşenmiş Tecpro bariyerlerine park edecekti. Sarı bayrakların sallandığı o konumda Kvyat’ın enkazını kaldırmak için bir girişim gösterilmemişken, 3 tur 3.lük için savaşan Perez – Verstappen mücadelesi tempo kesmemişti taa ki mücadelenin Hollandalı tarafı Oh, hayır, sıkıntı var motorda! Yine başladık. diye can çekişip; Perez’in kendisinden uzaklaşmasını seyretmek zorunda kalana kadar. Verstappen arkasından başlangıç düzlüğünde aracından duman salarak Massa ile Ocon’a yol veriyor, sonrasına sürünerek turuna devam ediyordu. Nihayet güvenlik aracı Kvyat’ın aracını çekmek için piste uzanıp, takımlar da bu mesajı aldığında pozisyon sırasına göre; Hamilton – Vettel – Perez – Raikkönen – Massa – Ocon – Verstappen – Magnussen – Alonso – Sainz – Ericsson – Wehrlein – Bottas (Bottas 1 tur gerideydi halen) olmak üzere halen yarışmakta olan 18 pilotun 13’ü (%72.2222’si) hemen zorunlu pitlerini aradan çıkardılar. Aralarındaki pite girdiğinde lastik yerine direksiyon değişikliği ile reset yöntemi uygulanan ama derdine derman bulamayıp, garaja çekilen Verstappen dışında herkes güvenlik aracı arkasında sıralanmıştı artık.

Güvenlik aracı arkasında oluşan konvoyda akılda kalan detaylar yumuşak lastikleri ısıtamayacak kadar yavaş giden güvenlik aracından şikayet eden Hamilton, Raikkönen’in ciddi hasar gördüğü anlaşılan burun sağ yan kanadı, telsizden öndeki arabaya daha fazla yaklaşmalısın tavsiyesine Ya ben zaten adamın kuyruğundayım da güvenlik aracı çok yavaş gidiyor. cevabını yapıştıran Perez ve güvenlik aracı periyodunda kaybettiği turu kazanmasına izin verilen ama bu arada pist üzerindeki Raikkönen’in taban kalıntılarının (bunlar da siyah renkte) üzerinden geçip fırlatan Bottas’tı (17.likteydi). 16’dan 17’ye geçtiğimizde güvenlik aracı pitteki yerine geçerken başlangıç düzlüğünde pilotlar tam gaz yarışmaya başladığı anda Raikkönen’in aracından çıkan parçaların boyutu ve debisi de yükselmişti (Kanada’da Vettel’in ön kanadına benzer durum. Ani hızlanınca daha iyi kopuyor). Başlıca başlangıç düzlüğünde yer alan bu parçaların temizlenmesi için yarım tur sonra bir güvenlik aracı periyoduna daha şahit olacaktık. Parçaları toplayan çalışanlar ana trübünden alkış alırken, güvenlik aracı arkasındaki konvoy 17’den 18. tura pit yolundan geçiyorlardı.

Sıralamamız ise Hamilton, Vettel, güvenlik aracı pistten ilk ayrıldığında başlangıç düzlüğünde Vettel’i geçmeye çalışan Perez – toplu pit göçüşünde pitlerde Ocon’un önünde çıkan ve sonrasında Raikkönen’i de o kanat dağıtırken geçen Massa – yerini agresifçe geri almayı hedefleyen Ocon – gazi arabasıyla Raikkönen – toplu pit göçüşünden bir tur sonra yine güvenlik aracı altında lastik değiştiren Stroll – yarış başlarında frenlerindeki kalıntılardan şikayet eden Renault’dan Hülkenberg – gerilere düşmesinden sonra 9.luğa tırmanmış Ricciardo – Haas’ın Kevin Magnussen’i puan potasını oluşturmaktaydı. Bottas ise halen sonuncu olmasına rağmen turunu izinle geri alıp, Sauber’lerin resmi olarak arkasında yer alıyordu. Bu periyodda güvenlik aracı arkasında takımın Hamilton’a Az daha güvenlik aracını ilk güvenlik aracı çizgisinden önce geçiyordun. anlamındaki uyarısı, Hamilton’un telsizden Arkadaş büyük kaza mı oldu bir yerde? Neden VSC getirmediniz kalıntılar için? diyerek sitemi ve yine güvenlik aracı hızından şikayeti kayda değerdi. Perez’e ise ön ve arka lastiklerin sıcaklıklarının önemli olduğu hem güvenlik aracı seansının başında, hem de sonunda hatırlatılmıştı.

2016’daki ilk Formula 1 yarışında hiç güvenlik aracına şahit olmamış pistte ocağın altını açan Kvyat’ın enkazı ile güvenlik aracı piste girmiş, güvenlik aracından sonra aracı parçalanan Raikkönen ile mutfağa gaz dolmuştu ikinci kere güvenlik aracının girmesiyle ve çakmak söz konusu güvenlik aracı periyodundan sonra çakılmak üzereydi. Senelerce konuşulacak olaylar başlıyordu. Güvenlik aracının hızından şikayet eden Hamilton azıcık frene basacak, dibindeki Vettel ona çarpacak ve ön kanadına hasar verecek, ellerini kaldırarak tepkisini ortaya koyacak, üstüne rakibinin yanına giderek 2 elini kaldırıp Kardeş ne yapıyorsun sen? tepkisi verirken, üstüne bir de Hamilton’a vuracaktı. Güvenlik aracı periyodu bir kez daha başlangıç düzlüğünde bitmenin ardından Vettel’in ön kanadından parçalar ayrılıyordu. Perez hedefine Vettel’i koymuştu ama telsizdeki konuşmalardan anlayacağımız gibi lastiklerini ısıtamadığı için geride kaldı ve arkasındaki Massa ile Ocon’un da açık hedefi haline geldi. İlk virajda Massa’nın gerisine düşen Meksikalı ikinci virajda içerideyken Ocon’a da geçilmekle kalmadı, takım arkadaşının Bottas – Raikkönen yarış başı mücadelesine benzer darbelerine maruz kaldı. Bu darbeler sonucunda Ocon’un arka sağ lastiği hasar patlarken, Perez’in de süspansiyonu ve ön kanadı kırılmıştı. Perez’in aracı garaja çekilirken, Ocon lastiklerini değiştirdi ve  ilk tur kazasına bir de Ocon – Perez kazasındaki kalıntıların fırlayıp sağ arka lastiğini Raikkönen de aynı süreci yaşıyordu Ocon’la. Ama yarışın başında gazi olan Finli’nin arabası artık bu hasarla şehit mertebesindeydi çünkü arka kanat kenarı da kırılmıştı.

İkinci güvenlik aracı çıkışında yakılan çakmak, tüm yarışı patlatmış ve üçüncü güvenlik aracına yol açmıştı. Tabi olaylardan memnun olanlar da vardı: Stroll takım arkadaşının arkasında 4. iken Ricciardo 5.liğe tırmanmıştı. Alonso’nun Bence kırmızı bayrak çıkarılsın. Her yerde kalıntı var. Bu kadar hızlı pistte etrafta çok risk var. mesajı yarışın geleceğini belirleyecekti. Pilotlar 22. tur içinde tarihi bölümü gezerken yarışta kırmızı bayraklar çekildi. Araçlar kırmızı bayraklar kuralı gereği pit yolunda mekanikerlerin ellerine emanet edildiler (bu 2018’de değişecek ve grid’de işlemler yapılacak) ve pistin arkasında süpürge olan üstü kapalı bir ATV temizlenmesini beklediler. Yerel saat ile 18:15’e kadar süren kırmızı bayrak periyodunda Vettel’in ön kanadı değiştirilirken, Hamilton’un da difüzör ve tabanı kerpeten ve tornavida ile tekrar ayarlanmaktaydı. Ayrıca Perez’in kırılan süspansiyon salıncağının yenilenmesi ve Raikkönen’in komple tabanının değiştirilmesi ve bu pilotların yarışa kaldığı yerden (2 tur geridelerdi) devam etmeleri olanağı gelişti. Kırmızı bayrak kuralları gereği pilotların lastikleri de değiştirilebiliyordu. Stroll, Vettel, Hamilton, Magnussen, Sainz, Alonso, Massa ve Hülkenberg bu fırsatı yumuşaklarından kurtulup, hızlı süper yumuşaklara geçerek değerlendirecekti. Bu arada karmakarışık pit alanında birbirine çarpan Williams ve Ferrari çalışanları, aracının arkasını dikkatle inceleyen Hamilton, Red Bull danışmanı Helmut Marko’dan taktikler alan ve yüzü gülümseyerek Kırmızı bayraklardan sonra iyi start alırsam Williams’ları geçerim. dediği duyulan Ricciardo, gergin bir halde Ferrari takım patronu Maurizio Arrivabene ile konuşan Vettel, direksiyonu unutulan Raikkönen, mühendisleriyle puan hesabı yapan McLaren pilotları, İtalya’daki ambulanslar gibi gıcıklayıcı siren sesine sahip güvenlik arabası, rejinin gösterdiği detaylardandı.

Belirlenen saat geldiğinde ilk önce Perez ve Raikkönen turlarını geri almak hedefiyle piste gönderiliyor ve kurallar gereği güvenlik aracı arkasında (Her ne kadar Hamilton Neden güvenlik aracı arkasında çıkıyoruz? Lastiklerimiz de taze, çok tehlikeli. demiş olsa da telsizden, kendisine prosedür hatırlatılacaktı.) yarış yeniden başlıyordu. Ama Massa daha pit’ten ayrılan konvoy içinde aracındaki problemi mutsuzlukla ihbar edecekti. Güvenlik aracı çekildiğinde ve 23. turdan 24. tura atlandığında Hamilton Vettel önündeki liderliğini korurken, Ricciardo her 2 Williams’ı da ilk virajda içeriden geçerek podyum pozisyonunu kapacaktı.

Devamındaki turda benzer hareketi aynı yerde Hülkenberg ve Massa üzerinde uygulayan kişi Magnussen’di. 25. turun ortasında 8.liğe kadar düşen Massa aracının tamamen titrediğini ve sürüşünün zor olduğu tespitini takıma sunarken sorunu da karşı cevapta öğreniyorduk, arka sönümleme elemanı patlamıştı. Aynı turda tek sorun yaşayan Brezilyalı değildi. Hülkenberg de 7. virajı çok içten dönünce duvara çarparak süspansiyonunu kırmış ve düzlüğü geçmenin ardından kendisini hafta sonu çok gördüğümüz 8. virajdaki kaçış alanına atmıştı. 26. tura geçtiğimizde Hülkenberg’in de kalmasıyla artık Renault komple Azerbaycan’dan silinirken, Massa da aracını kendi pit bölgelerinde terk edecekti ve Williams takımının puan umutları Kanada’dan sonra yine çaylak Lance Stroll’un elindeydi.

Perez ile çarpışmasıyla geriye düşen Ocon ve Raikkönen çarpışmasıyla geriye düşen Bottas’ın öndekileri temizlemesine odaklandığımız 29. tur civarında ise Hamilton’un araç üstü görüntülerinde kafa desteğinin arkasından çıktığını gördük. HANS (2003’te zorunlu hale getirilen kafa ve boyun desteği) üzerine geçirilen, Confor köpüklerinden üretilen bu sistemler kaza anında pilotların boyunlarını korumakta görevliydi ve 94’teki Roland Ratzenberger ve Ayrton Senna’nın ölümlü kazası ile aynı senede Karl Wendlinger’in komaya giriş ve 95’te Mika Hakkinen’i ölümden döndüren kazalardan sonra 96’da zorunlu hale gelmiş olsa da Sauber tarafından 94’te Monaco ardından (Wendlinger Sauber’in pilotuydu) kullanılmaktaydı. Dolayısıyla Hamilton arkası çıkmış ve uçmaya meyilli (2003 İngiltere’de David Coulthard’ınki 6. turda uçmuş) parçayı ya yerine oturtacaktı, ya da pite girip değişmesini sağlatacaktı. İlk önce parçayı mıncıklayan, düzlüklerde diğer taraftan sıkıştırmaya çalışan ve hatta kafasıyla vurması (2017 İspanya GP’si sıralama turlarında Hamilton’un headrest’e kafa atması geldi aklıma başlangıç düzlüğünde) tavsiye edilse de FIA’nın emriyle 31’den 32. tura girerken yeni headrest taktırmak için pite giriyordu. Hamilton böylece 9.3 saniyelik bu işlem (pit yolu toplam kayıp 27.025 saniye) lider giden Hamilton’u bir anda Sainz’in gerisine, 9. sıraya düşürmüştü. Bottas’ın da 2 sıra gerisindeydi. Tam bu arada ezilenleri iktidara taşıyan başka bir gelişme de Vettel – Hamilton çarpışmasıyla ilgili yaşandı.

Hakemler inceledikten sonra tehlikeli sürüş sebebiyle, yarış liderliğine yükselmiş Alman pilota 10 saniye dur kalk cezası verildi. Arrivabene’nin kararı bildiren mesajına Nerede tehlikeli sürüş yaptım ben anlatabilir misin? cevabını veren Vettel 33. tura normal devam etti ama patronundan da Sonra konuşacağız. Sakin ol ve pite gir. ve ardından Tamam, pite gir cezayı çekmek için. Hamilton’un önünde olacağız. Onun dibinde olacağız, her saniyeye ihtiyacımız var. cümlesi duyulacaktı. Ardından 33’ten 34’e geçerken cezasını çekiyor, 29.317 saniye toplam zaman kaybı (12.1 saniye 10 saniye dur kalk cezasından kaynaklı) ile liderlikten Hamilton’un dibi 7.liğe kadar düşüyordu. Bu esnada Ricciardo liderliğe yükselmiş, Stroll ikinciliği kapmış, telsizden şevklendirilen Magnussen (yarışın en güzel anlarından biri Magnussen’e sevdiğimiz İtalyan aksanıyla ise Çok güzel! Ocon arkada, Stroll önde. Şahane iş yaptın. denmesiydi.) Haas’ın 2017’deki en iyi yarış anlık konumu olan üçüncülükte seyretmiş, Hamilton Vettel’in cezasını yetersiz bulduğunu telsizden bildirmiş ve Bottas ise kendini uçuş moduna almıştı, devasa puanları hedefleyerek. Ayrıca garajda arabaları tamir edilen ve 35. turda 1 tur geriden gelen Perez ile Raikkönen, kırmızı bayrak kuralında emredilen aracı pit yolunun hızlı tarafında onarma kuralını ihlal ettikleri için pitten geçme cezası almışlardı. Bu konumdan yarış bitene kadar Vettel – Hamilton ikilisi 4 ve 5. sıraya yükselmeyi başaracaktı. Podyum pozisyonuna tutunamayan Magnussen, ilk önce Ocon’a yerini devredecek ama Fransız pilotla beraber 6 ve 7.liğe kadar gerileyecekti. Sainz etliye sütlüye bulaşmadan 8. sıradaydı. Sauber’ler kendi aralarında mücadele verirken, 2 McLaren’in arasında geçirdiler. Telsiz trafiği yoğun olan takımda pilotlar hem birbirleriyle mücadele etmek için izin istediler, hem bunu yaparken çarpıştılar, hem arkalarındaki Vandoorne’un puan potasına girmesini engellemek ve Alonso’yu da geçmek için yer değiştirdiler. Sonucunda Sauber’ler Vandoorne’a geçilmeseler de Alonso’yu geçemediler ve İspanyolun 9.luğunu (McLaren’in 2017’deki ilk puanı) seyrettiler. Vettel ve Hamilton’un cezalarının etkisiyle liderliğe yükselen ve son tura kadar arkasında seyreden Stroll’dan dokunulmayacak kadar mesafede damalı bayrağı ilk gören Ricciardo, 2012 Avrupa Grand Prix’te 11. başlayan Alonso’dan sonra en geride başlayıp yarış kazanan pilot olacaktı (Ricciardo 10. başlamıştı). Ayrıca takımının 2017 İspanya’dan beri 4. yarıştır düzenli podyuma çıkan ve 2017’de ilk defa birden fazla tura liderlik yapmasını sağlayan Avusturyalı 2016 Malezya Grand Prix’i ardından 13 yarış sonra sadece kendisinin değil, takımının ilk zaferini elde edecekti. Doğal olarak tepkisi de kahkaha ile bezenmiş meşhur bir küfür (Holyshit, kutsal bok) olacaktı damalı bayrağı geçtikten sonra. Podyum basamağının son sırası ise son düzlükte değişmişti Bakü’de.

Kırmızı bayrak periyodunun sona ermesinin ardından önündekileri kar küreme makinesi gibi süpüren ve en sonunda Stroll’ün arkasında 3.lüğe erişince çaylak rakibinden tur başına 1 saniye turlarla ona yaklaşan Mercedes’in Finlisi sadece 9.5 metre yani 0.105 saniye fark ile rakibini son düzlükte geçip, ikinciliği almayı başaracaktı. Yarışı ikinci bitiren Finli’nin telsizinden Yeah! nidasına karşın Stroll’un telsizinden ağlamaklı Ah, adamım, beni geçti. çıksa da bu kariyerindeki ilk puanını bir önceki yarışta kendi evinde alan Kanadalı’nın sevinmesine ve takımının Şanssızlık. Üçüncüsün, üçüncüsün, devasa bir sürüştü diye övmesine engel değildi. 18 yaş, 7 ay ve 15 gün ile tarihin en genç podyuma çıkan ikinci pilotu, tarihin en genç podyuma çıkan çaylak pilotu, Villeneuve baba – oğuldan sonra podyuma çıkan üçüncü Kanadalı ve 22 yarış sonra (En son 2016’da Bottas çıkmıştı Kanada’da) Williams takımını podyuma çıkaran isim oluyordu Stroll. 2 arabasıyla yarış dışı kalan Renault harici 9 takımın puan aldığı Azerbaycan’da Wehrlein takım emrine uymayarak (ki Ericsson’dan Alonso’yu geçmek şartıyla yol almış ama geri vermemişti yerini) Wehrlein puan kapıyor, Ericsson 11., Vandoorne 12., yarış boyunca fren sorunlarından şikayet eden ve takıma telsizden Güvensiz bir durum görürseniz aracı pite çekmemi söyleyin. mesajını ileten Grosjean klasmana giren son isim oluyordu. Araç koltuğundaki hasarı Çok hasar aldı, içinde oynuyorum. diyerek anlatan Perez ve su basıncı problemiyle tekrar aracını üç tur sonra bir tur geriden gelerek pite çeken Raikkönen’in de kırmızı bayraklar ardından yarışa devam edip puan kapma planları patlamıştı.

Yarışın podyumuna baktığımızda ise birbirlerine çarpan iki yıldız! pilotun yokluğunda; her zaman yüzü gülen Ricciardo, şahane geri dönüşün zafer sarhoşluğunu yaşayan Bottas ve Williams’ın tüm pist üstü işleyiş performansından sorumlu Rob Smedley’den Aferim adamım. Yaşının seviyesinin üstünde, çok etkileyici bir sürüş yaptın. 18 yaşında podyumda olmak mis gibi. Tebrikler çocuk. Teşekkürler. övgüsünü de almış Stroll’un podyumuna şahit oluyorduk. Podyum töreni öncesi Bottas hemen Ricciardo ile tokalaşıp tebrik ettikten sonra, henüz aracından inmemiş Stroll’un da elini deliyürek misali sıkıyor ve kaskını okşuyordu. Bu esnada Ricciardo’nun ilk düşüncesi takımının üzerine atlamaktı. Sonrasında Avusturyalı pilot da Bottas’ı takip ederek ağırlık kontrolüne yürürken, podyuma çıkan arabaların arkasında parc fermé bölümünde arabasını park etmiş Hamilton da samimice Stroll’u tebrik ediyordu ve Alonso’nun Gel koçum bir şöyle yaklaşımıyla Kanadalı’ya arkasından dokunması, tokalaşması ve omzuna vurması görülmeye değerdi. Bir rockstar edasıyla takımına kucak açan Stroll’un Yavaş, yavaş, sakin, haydi gidelim. sözleriyle podyum organizasyonu ile ilgili FIA görevlisi tarafından podyuma götürülmesi de bir hayli ilginçti. Cooldown room isimli podyuma çıkan pilotların azıcık soluklandığı yerde Bottas Ricciardo’ya yarışın hikayesini anlatıyor, Stroll Bottas’a Az daha ben ikinci oluyordum. kafasında yaklaşıyor ve yarışın ilk viraja girmeden Ricciardo’nun 3 araba düzlükte seyretmelerini övüyordu. Pilotlar yarıştan zevk aldıklarını da ifade ederken, biz taraftarlara da samimi bir ortam izletiyorlardı. Birincilik kupası Azerbaycan Başkanı İlham Aliyev, takımlar kupası İlham Aliyev’in eşi ve Başkan Yardımcısı Mihriban Aliyeva, ikincilik kupası Azerbaycan Gençlik ve Spor Bakanı Azad Rahimov ve üçüncülük kupası Azerbaycan Otomobil Federasyonu Başkanı Anar Alekporov tarafından veriliyordu. Şampanyalı kutlamada Bottas’ın hemen bir fırt çekmesi kadar Stroll’un şampanya fışkırtma konusundaki tecrübesizliği gözlerden kaçmadı. David Coulthard’ın yaptığı podyum röportajlarında ise yanlışlıkla 33 numaralı Verstappen’in şapkasının kendisine verildiğini söyleyerek açıklamasına başlayan Ricciardo beklenmeyen bir yarış galibiyeti aldığını ama geçen sene tahmin edilen olaylı ve bol güvenlikli aracın 2017’de geldiğini, başlarını beladan uzakta tutarak yarışı kazandıklarını anlatıyordu. İlk turda bir tur geriden gelmesine rağmen ikinci bitiren Bottas röportajlarda Coulthard tarafından övülmekteydi ve konumunun hiç yılmamak gerektiğini (sisu yazımızı arşivimizden bulabilirsiniz) kanıtladığını, sakin olup; zorlayınca ikinci olduğunu belirtiyordu. Tabi Bottas çılgınlığını röportajın devamında Ricciardo keşke o kadar arayı açmamış olsaydı. cümlesiyle de belirtecekti. Fin pilot hemşehrisi Raikkönen’e çarptığı ilk tur kazasında da kerb’den zıplayıp, doğrultusundan çıkmasıyla gerçekleştiğini ve durumun bir yarış kazası (ki hakemler incelemeye gerek duymadılar) olduğunu da savunuyordu. Coulthard röportaj yaparken Ricciardo ile üçüncülük basamağında oturup laflayan, kameraların da sürekli Lawrance Stroll’un sevincine odaklandığı yavru Stroll ise cümle kurmakta zorlanıyordu. Ricciardo’nun bulunduğu podyumda ayakkabıdan şampanya içmemek de olmazdı. İlk ikram oylamayla yarışın sürücüsü seçilen Stroll’a giderken, Bottas hemen kaçacak delik arıyordu (ve içmedi de). Böylece son yılların en samimi Formula 1 podyum ortamını da yarışla beraber anlattıktan sonra takımların tepkilerine yönelelim.

Toto Wolff yarış sonrasında Ted Kravitz ile röportajında Yarışı kaybettiklerinden dolayı çok sinirli olduğunu (fuckin’ annoyed demiş) ifade ettikten sonra Ricciardo’nun galibiyeti hak ettiğini, Bottas’ın da şahane sürdüğünü, günün Hamilton için şanssız olduğunu ve buna üzgün olduğunu belirtiyordu. Hamilton’un yarış galibiyetini kaybetmesine sebep olan headrest gevşemesi için ise Wolff’un açıklaması gazetecilerin Acaba pitstop’ta düzgün takılmadı mı? sorusunu engellemek amacıyla Kimseyi suçlamayacağım ve suçlanmasına izin vermeyeceğim birinin bu konuda. şeklinde olmuştu. Avusturyalı patrona göre diğer takımlara göre kısa olan sabitleme pinlerinin tasarımını Brackley’deki takım merkezinde incelenmeye alındı ve Mercedes kendi kendine çıkmasını zorlaştırmak için elden geçirildi. Vettel – Hamilton olayında da Wolff Alman rakiplerinin bunu yapacağını hayal edemediklerini ama FIA’nın cezasını verdiğini söyleyip, kendilerince olayı kapattıklarının sinyalini veriyordu. Hamilton’un yarış sonraki röportajlarında ise kendisine sinirli olup olmadığı soruldu ve İngiliz pilot rahat bir tavırla sinirli olmadığını söyledikten sonra hafta sonlarının genel olarak iyi geçtiğini ve kendince puanlar kopardığından bahsedecekti. Vettel ile yaşanan güvenlik aracı hadisesine bakış açısı ise Yaşandı, bitti. Hayat devam ediyor. zihniyetini taşıyordu. Telsizden 10 saniye cezası yeterli değil. mesajını sorduklarında ise Tehlikeli sürüş için 10 saniye cezası alıyorsunuz. Daha fazla bahsetmeye gerek yok. derken kafasında Vettel’in diskalifiye edilmesini istediğini geçiriyor olmalıydı. Hamilton’un yarışın ilk turlarında arkasında göremediği için kendisine ne olduğunu sorduğu ama bu sorudan yaklaşık 1.5 saat sonra yarışın ikinciliğini kapmış Bottas ise başarısıyla Bakü’de Hamilton ile podyum sayısını eşitliyordu. Fin pilotun ilk çarpışmada kendisini her zamanki gibi erken fren yapmak ve sonra erken fren yaptığını fark edince dümdüz dalmakla suçlayan hemşehrisi Raikkönen’e cevabını podyumda da belirtmiştik ve tekrar bunun yarış mücadelesi olduğunu belirtmeliyiz.

Mercedes’ten bahsederken güvenlik aracı altında güvensiz sürüş’ten de bahsedelim uzun uzun. Formasyon turunun yavaşlığının Martin Brundle’ın dikkatini çekmesini, Hamilton başta olmak üzere Perez’in güvenlik aracı temposundan rahatsız olmasını, sanal güvenlik aracı periyodu önerisini özellikle dile getirdim. Çünkü bunlar Hamilton ile Vettel’in kazasına ortam ayarlayan etmenlerdi. Buna rağmen Mercedes AMG GTS güvenlik aracı, takvimin en dar bölümünün bulunduğu pistte ancak bu kadar gidebiliyordu. Seneler boyunca konuşulacak güvenlik aracında iki yıldızın çakışması esnasında Vettel, Hamilton’u kendi üzerinde fren testi yapmakla suçlarken; ben de şahsi twitter adresimde iki pilotun diskalifiye edilmesini savunmuştum. Ancak AMUS’un haberine göre güvenlik araçlarının 3 periyodunda da Hamilton’un 15 ile 16. virajlar arasındaki hızı +3 ve -3 aralığındaydı ve pilot frenlerini 15. viraj öncesi ısıtıyordu. Vettel’in çarpışması esnasında Hamilton sıradışı bir hızlanma ve frenleme göstermemiş ama güvenlik aracı çizgisinde geri kalmak istemeyen Vettel kılıcını erken çekmek için hazırlanınca Hamilton’a vurmuştu. Eylemi bu sebeple de fren testi sanmıştı. Bu sayede İngiliz pilot ceza almaktan kurtulurken, Vettel’e yarıştan diskalifiye edilmesinden bir tık aşağısı olan 10 saniye dur kalk cezası yarış esnasında verilmiş ve ayrıca süper lisansına da 3 ceza puanı eklenmişti. Diskalifiye edilmeme sebebi tam net olmasa da o esnada Vettel’in açısından da bakılması, Alman pilotun Hamilton’un yanındayken direksiyonunun düz olması ve elle tutulmaması ile sportif kurallarda kasten vurma cezasının net olmaması (2011 Belçika sıralamalarında Hamilton’a kasten vuran Pastor Maldonado’ya 5 grid sırası ceza verilmişti. Güncel olarak ise 2015’te İngiltere F4’te rakibi Ricky Collard’a kasten çarpan Dan Ticktum’a 1 sene kesin, 1 senesi opsiyonlu yarışmama cezası verildi.) gibi sebepler bulunabilirdi. Tabi bu olay motorsporlarının zirvesinde bir kara lekeydi ve FIA yarıştan 8 gün sonra 3 Temmuz’da Vettel’in Hamilton’a kasten çarpmasını Paris’teki kendi mahkemesinde görüştüler. Karar sonucunda olayın tarafı Vettel resmi bir özür metni yayımladı, 12 ay boyunca FIA’nın etkinliklerinde zorunlu hizmet yapacağını kabul etti ve 2017 sonuna kadar FIA’nın yol güvenliği kampanyalarına takılmama yasağı dışında Bakü’deki cezalarına ek konulmadı. Yetmez ama evet. kıvamında bir karar ile sonuçlanmış olsa da güvenlik aracı hızı ve lastiğin de parametrede bulunduğu epey geniş olay, bir şekilde son bulacaktı.

Ferrari’lerin yarışını aşağı yukarı tüm yarışı anlatırken üzerinden geçmiştik. Yarış sonrasında gazetecilerin yakaladığı Vettel yarış sonrasında Lewis’in fren testi yaptığından bahsediyor ama bunu isteyerek yapmadığına emin olduğunu ifade ettikten sonra Hamilton’un yanına gelerek ellerini kaldırıp sitem ettiğini, yanlış bir şey yapmadığını ve ellerini kaldırır haldeyken araba kullanmasının beklenmeyeceğini anlatıyordu. Eğer kendisi ceza aldıysa Hamilton da ceza almalıydı Alman pilota göre. Böylece bir üst paragrafta 3 Temmuz’a kadar süreci getirdiğim Vettel’in olaydan hemen sonrasındaki düşünce tarzına da değindik. Ayrıca yaşananlara rağmen aracının temposunun yarış hafta sonunda çok iyi olduğunu da etkileyecekti. Raikkönen’in kazadan Bottas’ı suçladığını da yukarılara yazmıştık. Grid’in Finlandiyalılarının yaşlısına göre Bottas yine erken fren yapmış, bunu fark edince de frenlerini biraz salmıştı. Ancak durum yarış kazasıydı ve Bottas da sonunculuğa düşmüştü, o yüzden bunu uzatmak da anlamsız. Patron Arrivabene de Bottas’ın Kimi’yi bariyere ittiğini savunmaktaydı. Ayrıca Vettel’in başına gelenler hakkında tartışmaya girmeyeceğini de belirtiyordu. Sonuçlar öyle göstermese de takımının Azerbaycan hafta sonunda çok iyi çalıştığını Vettel’in sıralama öncesi motor değişimi ve Raikkönen’in biten yarışını hortlatma anındaki takımın çalışmasıyla kanıtlarken, kalan 12 yarışta hedeflerinin yardırmak olduğunu da anlatmıştı. Son olarak Bakü hafta sonundan Ferrari ile ilgili teknik bir konuyu paylaşalım. Mercedes’e odaklanarak daha önce takımlar üzerinde motor yağını yakıt olarak kullandıkları şüphesinin bulunduğunu dile getirmiştik. Bakü’de FIA tekrar takımları bu konuda uyarırken, Ferrari’nin ek yağ yankı kullanarak bunla motoru beslediği söylentiler arasındaydı.

Red Bull’a bakarsak eğer yarışı kazanan Ricciardo ile başlayalım. Kanada yarış analizimizde paylaştığım yeşil fosforlu t-shirt’i tekrar giyen garaj çalışanlarıyla (kutlama özel t-shirt’i diyelim artık) bol fotoğraf çektirdikten sonra Sky Sports’a konuşan Avusturyalı 5. giderken bile keyif aldığı yarışta liderliğe yükselince havalara uçtuğunu anlatıyordu ilk olarak. Pilot, Lewis – Vettel arasında geçenleri de kırmızı bayraklar kaldırıldığında görüntüleri izleyerek öğrenmiş ve eski takım arkadaşı Vettel’in ceza alacağını ön görmüştü. Eğer 10 saniye ceza alsalardı Vettel kendisine yetişebilirdi ama rakibinin cezası 10 saniye – dur kalktı. Hamilton’un headrest problemiyle galibiyet sonunda Ricciardo’ya altın tepsiyle sunulmuştu. Kendisine sorulan Şampiyonada üçüncü sıradasınız ama Ferrari’ye yaklaşıyorsunuz Genel olarak ne düşünüyorsun araç performansı hakkında?’ya ise cuma antrenmanlarında performansları iyi olsa da sıralamada bunu kullanamadıklarını ama birkaç yarış içinde tamamen diplerinde olacaklarını söyleyerek cevap verecekti. Ricciardo’nun kazandığı Bakü’de en çok sevdiği olay yarışın tekrar başladığı ve önündekileri zorladığı anlardı. Ayrıca takım arkadaşının şansını geri döneceğine, podyum veya podyuma yakın konumlarda onu göreceğine emin olduğunu söylemeyi de ihmal etmemişti. Hemen sonrasında konuşan takım patronu Christian Horner ise Verstappen yarış dışı kaldığında ve Ricciardo’nun fren havalandırma kanalları tıkandığında yarışı kazanamayacaklarını dürüstçe söylüyordu ama Ricciardo yılmamıştı, stratejiyi şahane uygulamıştı ve galibiyet tamamen onun eseriydi.

Ancak Verstappen’in yarış dışı kalması Bakü’den galibiyetle ayrılsa da Red Bull’u ilginç bir duruma sokuyordu. Ricciardo İspanya’dan beri sürdürdüğü podyum serisini 4’e çıkarırken, Max Verstappen 8 yarışın 4’ünde yarış dışı kalmıştı. Bu durum motor sorunlarıyla uğraşan McLaren’i yarışta kat edilen mesafe olarak Red Bull’un önüne taşıyordu. McLaren yarışta 716 tur (341 Vandoorne, 318 Alonso, 57 Button) atarken Red Bull 685’te (408 Ricciardo, 277 Verstappen) atmıştı. Yarış dışı kalmasına sebep motor sorunu yarışta rejiye takılan kocaman karbonfiber parçanın Verstappen’in radyatöre girmesi (başlarda bahsettik) ve motoru aşırı ısındırması ile ilgili olduğu kadar; serbest antrenmanlardaki hasarından kaynaklanan ve aynı zamanda Renault motorunun devrini sıralamada düşüren tek pilot olduğunu anlatan genç Hollandalı yarış dışı kalana kadar 9 tur boyunca dördüncü götürdüğü yarışta, zorunlu olarak röportaj vermesi gerekirken; bunu delerek 25000 € para cezasına da çarptırılmıştı. Azıcık kafası rahatladıktan sonra bu konu hakkında da yorum yapan Verstappen, yarış dışı kaldığı zaman konuşacak durumda olmadığını ve bunun yerine yarım saat yarış mühendisleriyle araç dengesi konusunda brifing yaptıktan sonra pistten ayrıldığını belirtiyordu. Tabi Ricciardo’nun kazandığını görmek de moralini bozmuştu hiç şüphesiz. Perez, Ricciardo, Hamilton, Bottas yani kendisinin önündeki herkes problem yaşamıştı ve kazanacak durumdaydı. Horner pilotunun kızgınlığını, içinde bulunduğu durumu ve başarıya açlığını anladığını belirterek; şanssızlığından Verstappen’in güçlenerek çıkacağına inandığını dile getiriyordu. Yarış hafta sonu ardından çarşamba günü simülatörde olacağını ise En azından orada motor arızası yaşamıyorum. sözleriyle anlatması 19 yaşındaki pilotun espritüel olduğuna dair fikir vericiydi.  Uzun yarış analizlerimizi takip edenler Red Bull’un önündeki araçlar sorun yaşadığında kazanacağını, takımın güçlendiğini, podyumların geleceğini epey bir süre anlattığımızı hatırlayacaklardır. Bakü bunun gerçekleştiği yarışlardan biriydi. Konu hakkında danışman Marko’nun da görüşlerini almak lazım. Efsane Avusturyalı şasilerinin şahane olduğunu, buna sürekli güncelleme getirdiklerini, Renault’un da desteğini aldıklarını belirterek; önlerindekiler patlamadan yarış kazanabileceklerini savunmuştu.

Kanada yarış analizimizde Force India’nın pilotlarının Kanada’daki anlaşmazlığına uzunca değinmiştik. Büyük takım olmanın sancılarını yaşayan ekipte yarışın hemen öncesinde COO Otmar Szafnauer pilotlarının yarışmasına izin verildiğinin altını tekrar çizerken, Kanada’daki Perez’in Ocon’a yer vermek istememe durumuna Eğer avantajlı olsaydı, yer vermesini kesin isterdik. şeklinde değinecekti. Ancak birbiriyle yarışmasına izin verilen takım pilotlarının başına en kötüsü geldi: pozisyon mücadelesinde çarpıştılar. Böylece yarışın başlarında üçüncü giden ama güvenlik aracı ardından yerini Stroll’a kaybeden Perez ve takım arkadaşının dördüncülüğünü kapmak hedefli Ocon, Vettel – Hamilton olaylarını göz önüne aldığımızda, kaza sonrası olası bir podyumu daha kaybettiler. Henüz olay anında Perez takım arkadaşını suçladığını telsizden Esteban ne yaptı beyler? demesiyle belli etmişti. Ama lastiklerini ısıtamadığı için atağa açık hale gelmesi de kendi hatasıydı. Yarış sonrasında Meksikalı pilot kazadan kaçamadığını çünkü sağında duvar olduğunu, Ocon’un gereksiz yere zorladığını ve daha önceki tüm arkadaşlarının zorlu pilotlar olmasına rağmen; rakiplerine saygılı davrandığını belirterek Ocon’u gömüyordu. Tabi Fransız pilotun Perez’in de kendisine ilk virajda çarptığını söylemesi bir hayli ilginçti. Azerbaycan hafta sonuna dair karıştırdığım haberlerde de Szafnauer’in olaya direk bir suçlu bulmaktan kaçındığını, Perez’in lastik ısıtamamasına da Ocon’un yer vermemesine de değindiğini fark ettim. Ayrıca Szafnauer’in açıklamaları pilotlarının kulaklarının Avusturya öncesi epey çekildiğinin de ipuçlarını veriyordu. Takım patronu Vijay Mallya ise bu kulak çekme sürecinde pilotlarına takımın öncelikli geldiğini, onlara verdikleri iyi arabayla düzenli sonuçlar alıp; dördüncü sırada kalmalarını sağlamalarını öğütlemişti. Peki Force India’yı ne paklar? Yarış genelindeki tempoda Perez’in Ocon’a üstünlüğü vardı (F1Fanatic’ten görülme yine). Ayrıca ideal tur zamanlarında (Petr Hlawiczka) Perez takım arkadaşından 0.035 saniye yarışta hızlıydı ve yarışa 1 sıra önden başlamıştı. Her ne kadar takım pilotlarının yarışmalarının serbest olduğunu söylese de yapmaları gereken; sıra dışı bir durum dışında kim öndeyse, onun önde gitmesini sağlamak olmalı.

Kanada Grand Prix’i yarış analizinde Force India’nın isim değişikliği planlarından da bahsetmiştik. Szafnauer sıralama turlarında bu değişikliğin sponsorlar sebebiyle olacağını teyit etmekle beraber, 2018’i işaret ediyordu. Yarış hafta sonu ardından Force One Grand Prix, Force One Racing, Force One Team, Force One Technologies, Force One Hospitality ve Force One Brand isimlerinin tescil edildiği haberleri çıktı. Muhtemelen adındaki Hindistan’ı fırlatıp, One’ı getirecek takımın değişikliğini tamamlaması için Formula 1 komisyonu (Formula 1’deki yasama isimli yazımızdan öğrenebilirsiniz) onayını ve 2018’i beklemek gerekiyor.

Lance Stroll’un Azerbaycan’daki podyumu şaşırtıcı gelse de ilk başta, Kanadalı pilotun zorlu cadde pistinde hafta sonu boyunca başını belaya sokmadan; bir şekilde Felipe Massa’dan FP2 ve sıralama turlarında daha hızlı olmayı başarmıştı. Sıralama ideal turu en yavaş Force India’dan 0.02 saniye yavaş olmasına rağmen, yarıştaki ideal turu yarışın 7.si olmakla kalmayıp; kendisinin önündeki Raikkönen’den 0.029 saniye yavaş ve Perez’den 0.19 saniye hızlıydı. Diğer önündekiler Alonso gerilerde mücadele ederken, Raikkönen – Hamilton – Vettel’i listeden çıkardığımızda zaten en hızlı ideal turun da podyum basamağındaydı pilot. Yarış sonrası İngiliz muhabirlere yaptığı açıklamada takımın 2.liği tutması için kendisinden hızlı turlar istediği anda arka lastiklerini kaybetmeye başladığını ve gaza mantıklı bastığını anlatıyordu. Çocukken Formula 1 podyumunda olma hayalini kuran genç arkadaşımız her ne kadar kendisinden DRS sayesinde feci hızlı olan Bottas’a geçilse de üçüncülükten çok memnun olduğuna yine değinmişti. Bu arada yarıştan önce (hatta haberi okurken Karpuzkaldıran’da yemek sırasındaydım) Stroll’un sıralama turunun Kanada ile Bakü arasındaki 2 haftalık boşlukta Circuit of the Americas’ta (COTA, Austin’deki ABD GP’si pisti) 2014 Williams’ı ile yaptığı ve farklı hamurlar ile ayar çalışmalarının pilotu geliştirmesinden kaynaklandığı haberleri çıktı. Babası Lawrence Stroll ise 9 ay önce planlanmış testin Bakü’ye özel bir yardımı dokunmadığını söylüyordu. Kanadalı iş adamı oğlunun basamak basamak gelişeceğini, arabayla tur atarak; hissiyatını arttıracağını ve oğluna yatırımlarının hedefinin bir gün şampiyonluğu kazanmak olduğunu da ekliyordu. Daha önce hemşehrisi Lance Stroll hakkında olumsuz yorumlarda bulunan Villeneuve Bakü’nün ardından genç pilotun yarışta hata yapmayan belki de tek isim olduğunu belirtse de Kanada’dan önceki başarısızlıkları silmeyeceğine ek olarak, pilotun parayla yarışlar arasında test yapan tek pilot olmasının sindirilemeyecek bir durum olduğunu eleştirilerine eklemişti. Ama bana sorarsanız, Stroll düzenli puanlar alacaksa sonucunda hiçbir sıkıntı yok Stroll’u tebrik edip, hakkını vermek için. Garajın Massa tarafına baktığımızda ise sönümleme elemanı hakkında detaylı bilgileri takımın şef teknik patronu Paddy Lowe veriyordu. Grubun kırmızı bayraklar altında pite girdiği turda sorunları başlayan parça arka süspansiyonu sabitleyip, araca da arkası kalkık yapıyı sağlıyordu ve hasar önceden tespit edilseydi bile kırmızı bayraklar altında tamir edilemeyecek durumdaydı. Lowe 2008 Brezilya’dan beri yarış kazanamayan pilotunun, sönümleyicisi hasar görmeseydi yarışı kazanacak durumda olduğunu savunuyordu. Massa da bu görüşteydi ama Brezilyalı pilot araçtan inip, yarış tulumlarıyla beraber ana trübüne ve pit duvarı ekibine selam verip, bir ded alkış almanın ardından; üstünü değiştirdikten sonra pit duvarındaki yerini alacaktı. Takım arkadaşı Stroll podyuma çıkarken de babası Lawrance’ı Haydi gidelim diye sürükleyen kişiydi aynı zamanda kutlama alanına. Böylece Williams’ın bir aile olduğuna şahit olduk.

Kanada Grand Prix’i yarış analizini hazırlarken Motorsport’ta okuduğum bir haber Amerikan kökenli Haas takımının Monaco ve Kanada’da yaşadıkları trafik problemini yenmek ve temiz tur atmak için Bakü’den itibaren tek görevi GPS gibi cihazlar ile etrafta trafiği takip eden adamlar görevlendirecek olmasıydı ki bu Indycar’da görülen bir uygulamaydı. Ancak antrenman turlarında fren problemlerinden bol şikayet eden, üstüne medyayı da Sadece olumsuz mesajlarımı yayımlıyorlar. Bıktım. diyerek eleştiren ama takım patronu Günther Steiner’den de Birine doğrudan küfür etmedikçe istediğini yapabilir. Kızgınlığını dindirmesinin yolu olarak radyoyu bulmuşsa onu sorgulamam. diye destek alan Fransız pilot aynen Rusya’daki gibi lastiklerini kullanamadığı için sıralamada 17. kalacaktı. Magnussen de sıralama turlarında 14. hızlı zamanı elde edecekti ve Bakü’nün araçlarına uymayan bir pist olduğunu dile getirecekti. Bu yüzden trafik takip çetesinin görevini başarıyla yapıp yapmadığını da yorumlayamıyoruz. Onun yerine yarışa geçelim.

Grosjean frenlerinden yarışta epey şikayet etmesine rağmen bir şekilde yarışı bitirebildi. Her ne kadar yarış sonrası resmi bir açıklama yapmasa ve Formula 1 sitesi ile Haas takımında da açıklama yapmadığı gözükse de Fransız pilot kendi ülkesinin yayıncısına Hafta sonuna dair en ufak bir umudum yoktu. Bir an hayatımın tehlikede olduğunu düşündüm yarış içinde. 5 yarıştır aynı problemi yaşamamız kabul edilemez. şeklinde konuşmuştu. Frenlerin kafasını yaktığı pilot Bakü uzakta kalınca başladı konuşmaya. Avusturya’ya kadar başlıca F1i’de yer alan haberlerde Grosjean’ın KERS teknolojisinden beri fren hassasiyetinden memnun olmadığını, frenlerinin her zaman istediği hassasiyette olmayı dilediğini ve bu arada Lotus’ta 2013’te kendisinin takım arkadaşıyken Kimi’nin frenlerde sorun yaşamasa da direksiyonda sürekli problem yaşadığı anlatılıyordu. Pilota göre en güçlü noktası geç ve sert fren yaparak, frenle dönmekti (Stoffel Vandoorne’un bu sorunundan da İspanya’da Eric Boullier bahsetti), frenlerinin kötü olduğu anlar için çözüm bulmaya kararlıydı. Ayrıca Mekanik tutunma – aerodinamik denge – fren dengesi birbirine bağlı ve kar topu etkisi yaratıyor birinin bozulması. Aerodinamik denge kaçtığı zaman, frenlerin dengesini arkaya alıyorsunuz, mekanik denge de arka gidiyor. Bu yüzden ön lastiklerde yük olmadığı için, ön frenleri kilitliyorsunuz. bölümü de Grosjean’in ne kadar hassas dengelerde yüzdüğünü anlatıyordu. Araç ayarları ve frenler konusunda Steiner’in de görüşü vardı ve İtalyan teknik adam pilotlarının birbirine yakın ayarlarla yarışmalarına rağmen sürüş tarzı farklarıyla Grosjean’ın fren problemi yaşadığını söylemişti.

Arşivdeki haberler karıştırıldığında ana fikir takımla Grosjean ile Haas’ın el ele verip fren sorunlarını yenmek için çalıştığıydı. Garajın öbür tarafında 2017’de takımın şimdiye kadar en iyi sonucunu almış Magnussen ise bir an üçüncülüğe yükseldiğinde çok heyecanlandığını belirtiyordu. Bu arada Avusturya’ya yaklaşırken Grosjean’in bir takım arkadaşından beklenmesi gerekecek seviyede saf hız ve tecrübeye sahip olmasıyla, iyi bir eğitici ve referans noktası olduğunu belirtmenin dışında; her şey yolunda olduğu zaman Jenson Button’dan bile hızlı olduğu açıklamasını yapacaktı. Bakü dahil 8 yarışın 4’ünden puan çıkaran takımda sorunlara rağmen ortamın güzel olduğunu böylece anlayabiliyorduk.

Renault takımının Azerbaycan Grand Prix’te puan alamayan tek takım olduğuna yarışın gidişatını anlattığımız ilk bölümde değinmiştik. Palmer’in FP2’deki 8. viraj kazasıyla başlayan sorunları, FP3’te aracının yakıt sızıntısı nedeniyle alev alması ile devam ediyordu. Rusya’dan antrenmanlı olduğunu bildiğimiz Renault mekanikerleri, yeteneklerine rağmen araca yeni motoru sıralamaya (2 saatten biraz fazla zamanları vardı) yetiştiremediler. Böylece Palmer Bakü’de sıralama turlarına katılamayarak sonuncu başlayacaktı. Yarışta ise İngiliz pilot ilk turda 16. sıraya kadar yükselmesine rağmen, motor arızasıyla kaldığını yine yazımızın hikaye kısmında anlattık. Palmer kırmızı bayraklar seansında basın mensuplarına yaptığı açıklamada daha grid’e çıkarken bile motorunda ateşleme sorunu olduğundan bahsediyordu ki bu aslında hibrid Formula 1 otomobillerinin tamirinin ne kadar zor olduğuna dair fikir veriyordu. İşin ilginci Palmer hafta sonu boyunca 30 turdan fazlasını atamamıştı.

Takımın genelde puan kazandıran tecrübeli tarafı Hülkenberg ise kariyerindeki hataların en büyüğünü yapmıştı belki de virajın içinde vurarak, Alman pilot da startlarda lastiklerini ısıtamadığından dem vuruyordu. Ancak yarış görüntülerinde hatırladığım kadarıyla yarış dışı kalmasına rağmen Hülkenberg, ana trübünde yarışı izleyerek moralinin bozulmadığını göstermekteydi. Sosyal medyadaki tepkilerden biri 2015 LeMans 24 saat genel klasman galibi tecrübeli pilotun 6.5 sezonluk Formula 1 kariyerinde hiç podyum kapamazken, Stroll’ün podyumda olmasıydı. Aynı zamanda Red Bull’a Tag Heuer ismiyle motor sağlayan ama kendi garaj takımına da sahip Fransız üretici Renault’un 6 aracından sadece 2’i Ricciardo ve Sainz sayesinde yarışı bitirebilmişti ve bu dayanıklılık problemlerini gösteriyordu. Buna rağmen Renault’un motordan sorumlu patronu Remi Taffin dayanıklılık hedeflerine ulaşmaya başladıklarını ve 2017’nin sonlarında asıl MGU-K’larına geçeceklerini Azerbaycan ardından dile getirdi.

Henüz yarışın ilk virajına gelmeden Toro Rosso’dan Kvyat’ın önündekilere vurmamak için ani bir frenle ilk virajın dışına taştığını ve Sainz’in takım arkadaşına çarpmamak için arkadan kaymaya düşerek spin attığından bahsetmiştik. Yarış sonrası Eğer direksiyonu çevirmeseydim, Kvyat’a girecektim. Bazen kendinizi kurban etmeniz gerekir. diyen takımın İspanyol pilotu buna rağmen takım arkadaşı Rus’u kaza sebebiyle suçlamıyordu. Motor arızasıyla kalmasına rağmen uzun süre aracının yanında tel örgüler arkasında yarışı ayakta takip etmiş Kvyat ise takım arkadaşının spin bahanesinde pek tatmin olmamış, Ya lastiğini ısıtamamıştır o. tarzında bir açıklama yapmıştı. Kanada’da yol açtığı kazayla eleştiri oklarına hedef olan ve Grosjean’dan Bir yarış süresince uzaklaştırılmalı. önerisi karşısında kendisini Bakü için 3 grid sırası ceza aldım, Haas ve Grosjean’dan özür diledim. Hala benim daha fazla ceza almamı istemeleri centilmence değil. diyerek savunan Sainz spinden sonra olaysız bir yarış geçirerek, 8. sırada takıma gelecekte yararlı olacak mis gibi puanlar kazandırdı. İdeal turunun ise Magnussen’den hızlı olması takım için sevindirici olsa gerekir ancak Renault motorunun dayanıklılığı konusunda şüpheleri Kvyat’ın problemlerinden de anlıyoruz. Yarış içerisinde Sky Sports F1 ile konuşan takım patronu Franz Tost, Rus pilotun aynen 2017 Kanada’da Verstappen’in başına gelenle aynı problemler olduğuna dair fikir veriyordu: telsize kadar tüm elektronik sistemler iptal olmuştu. Bu sebeple Dayanıklılık problemleri performansımı gölgeliyor. diyen Kvyat, çok da haksız sayılmazdı. Avusturya GP’sinde de çok bahsedilecek Sainz’in Toro Rosso’da 2018’de kalmama isteği ve bunla ilgili dedikodulardan da bahsetmek gerekiyor, yarış analizimiz sadece analiz değil; aynı zamanda haziran sonu ve temmuz başındaki haberleri bir şekilde derlediği için. 22 yaşındaki pilota McLaren takım patronu Eric Boullier ilgisini gösterdi. Bu arada Fernando Alonso’nun olduğu kadar Sainz’in de genç dönemde menejerliğini yapmış Luis Garcia Abad’ın Alain Prost dahil Renault takım yöneticileriyle konuşması, İspanyolların büyüğünü değil de küçüğünü ilgilendiriyordu kanımca. Sainz’in sürekli Toro Rosso’dan ayrılma isteğini dillendirmesi Avusturya’da da ortamı karıştıracaktı.

McLaren takımının Honda ile problemlerine ve inişli çıkışlı ilişkilerine sezonu takip edenler aşina olacaktır. Bakü hafta sonu öncesi takımın hissedarlarından Mansour Ojjeh takımın en güçsüz dönemini geçirdiğini ve bu durumun sponsor bulmakta da engel olduğunu belirtmekteydi. Kanada’ya yetişmeyen 3. nesil Honda motoru Bakü’de Alonso’da kullanılacaktı cuma antrenmanlarında. Ancak İspanyol pilotun vites kutusu sorunu yaşamasının elde edilen verilerin sağlığına etkisi olmuştur. Cumartesi ve devamında Alonso, takım arkadaşı Vandoorne gibi 2. nesil motora dönerek hafta sonunu tamamlayacaktı yeni motoru yormamak amacıyla. McLaren’ların sıralama sonuçlarından bağımsız olarak son 2 sırada başlayacaklardı çünkü toplamda 70 küsür adet grid cezaları vardı (15’er motor parçası her 2 pilot için, Vandoorne’a 7. turbo ve MGU-H için, Alonso’ya 25 ceza 7. turbo ve MGU-H ve 5. MGU-K ile motor için. Vandoorne’a bir de 5 sıra vites kutusundan ceza köklendi.). Buna rağmen Palmer’in tur atamaması sayesinde 18 ile 19. start alan takımın başlıca Sauber’ler ile mücadele ettiğini ve bir şekilde sezonun ilk puanlarını almayı başardığından bahsetmiştik yarışı anlatırken. Tecrübesi sayesinde yarıştaki olayları, önünü ve arkasını iyi takip ettiğini bildiğimiz Alonso puanların kokusunu almıştı ancak aracının hala güçsüz olduğunu düşünüyordu ve Bunu kazanmalıydık. Yazık bize. tarzı bir cümle kuracaktı yarış ortasında. Sektörlerdeki hız radarlarında kötü sonuç almayan ve ayrıca ideal tur zaman sırasında 4. Alonso yarış sonrasındaki açıklamasında ilk güvenlik aracı periyodu öncesi Ricciardo ile mücadele ettiğini, Force India’ların patladığını, Raikkönen’in yarış dışı kaldığını, Hamilton’un headrest sorunu yaşadığını; bu yüzden de otomatikman galibiyet mücadelesi verecek konumda olduklarını tekrarlayacaktı. Ama anlık performans potansiyelleri hız ölçüm noktası ve ideal tur zamanlarında gözükse de McLaren halen performansı kinetik enerjiye dönüştürmeyi yarışta başaramıyordu (Kanada’da Alonso’nun yarışın son turlarında yarış dışı kalmasını hatırlayalım). Bu yüzden de 9.lukla 2 puana sıkı sıkı yapışmak tercih edildi. Vandoorne ise motorsports.com’a yazdığı köşesine McLaren’ın Azerbaycan’a pist yapısı ve motor cezaları gibi etmenler neticesinde düşük beklentiyle geldiğinin sır olmadığını yazarak başlıyordu. Erken pite giren pilot bu yüzden güvenlik aracının kendisini etkilediğini, 33. turda lastiklerini yaktığı için bir kez daha pite girmek durumunda kalarak Sauber’ler gerisinde takıldığını, sonra da İsviçreli takımdan her turda 1.5 saniye hızlı gitmesine rağmen; düzlük hızlarının feci olması yüzünden geçmekte başarılı olamadığını anlatarak devam etmişti yazısına. Aslında takım arkadaşı, Alonso’nun da memnuniyetsizliğinin sebebini göstermişti. McLaren yönetim kademesine baktığımızda ise Sky Sports F1’den Ted Kravitz’in pit duvarında Eric Boullier ile yapılan röportajda Fransız teknik adamın, takım puan kazanmasına rağmen; olmaları gereken konumda olmadıkları için kızgın olduğunu duyabiliyorduk. Honda ise her ne kadar halen öne uzak olsalar da dayanıklılık sıkıntılarının Bakü’de gözükmediğinden memnuniyet duyuyordu.

Kanada Grand Prix’inde Sauber’deki yeni yapılanmadan bahsetmiş olmam gerekiyor ancak tekrar üzerinden geçelim. Takımlar Bakü’ye seyrederken 22 Haziran 2017 civarında takım patronu Monisha Kaltenborn ile ilişkinin kesildiği belirtildi, yatırımcılar Longbow Finance durumdan memnun olmadığı için. Takım o anlarda Zürih – İstanbul – Bakü seferi yaptığı için ilk dedikodular geldiğinde yorum yapmadılar ama ardından resmi açıklamayla, karşılıklı anlaşma ile Kaltenborn ile ilişkilerin tamamen koptuğunu belirttiler. Bakü hafta sonunda yeni takım patronunun Frédéric Vasseur (eski ART ve Renault patronu) göreve geçebileceğini söyleyen kişi ise İngiliz gazeteci Joe Saward’dı. Başka bir söylenti takımın uzun dönemli pilotu Marcus Ericsson’un, yeni pilot Pascal Wehrlein’e karşı kayırıldığına dairdi. Yarış içinde ERS problemini sürekli yaşayan İsveçli, Wehrlein’in önünde iken; Alman takım arkadaşının takımdan Ericsson’u geçebilir miyim? diyerek izin alması ve takımın da Kendin geçebiliyorsan evet. cevabı kayırılmaya yoruldu. Ancak pist üstü pilotlar mücadele esnasında çarpışınca; takım Wehrlein ile Ericsson’un yerini Vandoorne tehdidi ve Alonso’yu geçme amaçlı değiştirmiş, plan tutmazsa eğer herkesin yerine döneceğine söz vermişti. Buna rağmen yarış sonucunda konumunu koruyan Wehrlein oldu. Her ne kadar Sauber bir şekilde puan alıp, üstüne McLaren’ın şampiyonada önünde yer almış olsa da Sauber’de düzensizliğin hakimiyetini anlayabiliyorduk.

Sonuç olarak Avustralya Grand Prix’i ile başlayan 2017 sezonunun 2017 sezonunun Bakü Grand Prix’inin hikayesini anlatarak başlayıp, takımları özel olarak incelediğimiz bir analizimizi de kaleme almış olduk. Pistin zorlu yapısı ve 2017’nin olaylı ortamı kadar Flavio Briatore, Mariah Carey gibi ünlülerin ilgi göstermesi, yarış sonrası yapılan konserlerin kalitesi ve Aliyev ailesinin de özel ilgisi; daha önce Azerbaycan’ı eleştiren FOM yönetiminin fikirlerini değiştirmesine neden olmuştur. 2018’de Nisan ayında Bakü’de olmayı ise Formula 2 ve Formula 1’deki olaylı yarışlar ardından taraftarlar iple çekiyordur. Ancak FIA’nın Bakü kerblerini ve kerb boyalarını gözden geçirmesi gerekiyor. Bunun yanında pilotların daha yumuşak lastik isteği sadece 2018 genelinde değil, 2018 Bakü özelinde de dikkate alınmalı. Buna ek olarak Vettel – Hamilton güvenlik aracı altındaki ilk çarpışmanın, arka sıralarda olmayacağının garantisi yok. Bu sebeple 2018’de pilotların nasıl ve nerede güvenlik aracı periyodunu bitireceğine dair sert kurallar getirilebilir. Ayrıca 2018’de değişecek kırmızı bayrak kurallarının, değişmeden önce nasıl uygulandığına dair Azerbaycan iyi bir referans.

Avustralya ile başlayan sezonda hemen Acaba sıkıcı mı olacak? diye sorular uyandıran Azerbaycan olayları neticesinde sezonun en sağlam yarışlarından biri olduğunu düşünüyorum, ancak sadece yarış analizi yapmamdan kaynaklı olarak yarışlara uzun bakışlar atmamdan kaynaklı değil 2017 sezonunun şahane geçtiğine dair fikirlerim. İlk olarak Mercedes’te bir takım içi mücadeleyi görüyoruz Hamilton ile Vettel’in şampiyonluk mücadelesine ek olarak. Takımın yıldızı Bottas sağlam bir ikinci pilot olduğunu İspanya’da Vettel’i engelleyerek, Monaco’da Hamilton gerideyken puan kovalamaya çalışarak, Avustralya – Bahreyn – Kanada’da podyuma çıkarak gösteriyor ama Rusya’da kaptığı liderlik ve Bakü’de sonunculuktan ikinciliği kapması gibi durumlarda kendisi için de yarışabildiğini kanıtlıyor. Evet yarışları canlı da izliyoruz Bottas Avusturya’yı kazandı. Silverstone’da da güçlü olacaktır ve siz bu cümleyi muhtemelen Silverstone’dan sonra okuyacaksınız. Ancak sezonun ikinci yarısında Bottas şampiyonada 3.lükten üstte yer alıyorsa, hele bunu ikinci pilotluk sıfatından kurtularak yapacaksa; aldığı gazın sebebi Bakü’dür. İki pilotun birbiriyle mücadelesi sertleşebilir de. 2 yarış geriden gelsek de inadına yarış analizlerimizi yazmamızın ve takvime yetişmeye çalışmamızın sebebi de sezondaki iniş – çıkışları ve detayları yakalayabilmek ve gelecekte bakıp, neler dönmüş diyebilmek zaten.

Sezonu güzel kılan etmenlerden biri Mercedes’lerin kendi arasındaki mücadele dışında Ferrari – Mercedes mücadelesini her koşulda seyrediyoruz. Hatırlarsınız 2007 McLaren – Ferrari casusluk skandalı, Ferrari’nin esnek taban olayı 2 takımın mücadelesini simgeleyen satır başlarıydı 10 sene öncesinde. 2017’de ise teknik mücadeleyi yağ yakış ihtimallerinden görüyoruz ve söylentilere göre Ferrari’nin yakıt olarak yağ kullandığını, Mercedes’e geçmiş James Allison ispiyonluyor (Mercedes’in de yaktığı belirtiliyor). Buna ek olarak Ferrari ve Mercedes kendi yıldızlarının pist üzerinde kaza yapmasını alevlendirmeyerek birbirleriyle papaz olmamaya çalışıyor. Gelecekte lastik kullanımlar, şampiyonluk mücadelesi veren pilotların sinirlerine hakim gelememesi gibi etmenler 2 takımın savaşını harlayacaktır.

2017 sezonunu zevkli hale getiren durumlardan sonuncusu ise Red Bull’un İspanya’dan beri kendini hatırlatması. BMW Sauber günleri gibi 90’lı yılların sonundaki Jordan gibi liderlerin arkalarında veya aralarında yer alıyorlar. Eğer eski formlarına dönerlerse 2017’yi temel olarak kullanıp; 2018’de bize 3 takımlı şampiyonluk mücadelesi hayalini izletebilirler.

Tunç ARAS