2017 Kanada Grand Prix – Yarış Analizi #7

Takvimin merakla beklenen yarışlarından Kanada Grand Prix üzerinden 24 Saat LeMans ve Azerbaycan Grand Prix’ini içeren 2 hafta geçti. Kişisel yoğunluğumdan dolayı yazamadığım söz konusu yarışın analizini arşivimizi tamamlamak için kaleme aldıktan sonra ilerleyen günlerde Azerbaycan’ı da anlatarak takvime yetişeceğiz.

Formula 1 resmi sıralama tur özetinden aldığım bu kare Vettel’in zorlasa da Hamilton’un rekoruna erişemediğini gösteriyor. Senaryo sıralama turlarından önce tam tersiydi.

Kanada’da cuma antrenmanları ilk seansı Lewis Hamilton liderliğinde başladı. Ardından Kimi Raikkönen ikinci serbest antrenmanlarda Hamilton’un önüne geçti. Cuma akşamı Hamilton açıklamalarında, kullandığı W08’in kötü geçen Monaco ardından normalde döndüğünü belirtecek ama ne kadar zorlarsa zorlasın, Ferrari’lere yetişemeyeceğini açıklayacaktı. Mercedes teknik patronu James Allison ise aynı gün takımlar basın toplantısında lastiklerin performans aralığının halen her 2 pilotu için dar olduğunu, anlık olarak bu problemi çözdüklerini ve orta vadede bir çözüm aradıklarını itiraf ediyordu. Cumartesi günü Sebastian Vettel’in son antrenmanlarda sadece Mercedes’leri değil, takım arkadaşı Raikkönen’i de geçmesi sürpriz değildi. Sıralama turlarında ise Hamilton ilk önce Gilles Villeneuve pistindeki en hızlı turu atacaktı. Vettel’in kendisine 0.004 saniye yaklaşmasına da 0.332 saniye daha gelişerek (1:11.459 pistin en hızlı turu olsa da Rubens Barichello yarıştaki en hızlı zamanıyla 2002’de 1:13.622 ile tur rekorunu elinde tutuyor) karşılık verecekti. 2007’de burada kariyerinin ilk pole’ünü alan Hamilton’un geçen seneki pole ve bu seneki pole’ünü aşağıda beraber sunmuşlar.

Takım patronu Toto Wollf bu başarıyı Mercedes’in sıralama turları seanslarını en hızlı turu atacak şekilde veri toplamaya adamaları, ayar konusunda verilen doğru kararlar ve Hamilton’un muhteşem kullanışına bağlıyordu. İngiliz pilot Kanada’da kariyerinin 65. pole pozisyonunu elde ederek Ayrton Senna’ya erişiyordu ve Senna vakfından efsanenin 1987’de kullandığı kaskın orijinaline sadık kopyasını pist üzerinde hediye olarak alıyordu (kaskın orijinalini de hediye edeceklermiş) (aşağıdaki video’da teslim edilirken yarışta giyildi dense de bu durum düzeltildi açıklamalar ile). Hamilton ve Vettel’in ardından Mercedes’ten Bottas üçüncü (ki pole kaptığı Bahreyn dışında 2017’nin tüm sıralamalarında 3. olmuştu) ve Raikkönen 4. sıralanmaktaydı.

Hamilton’un pole’ünün hemen ardından gaza gelerek bir tahminde bulunmuştum ben de sıralamadan hemen sonra: Hamilton yarışı kazanacak, Vettel yarış dışı kalacak, şampiyon ise sezon sonunda Hamilton olacak. Yarış günü geldiğinde tahminim doğru çıkmaya yakındı. Yarışa 5. başlayan Red Bull’dan Max Verstappen dışarıdan yaptığı atakla, Vettel’in ön kanadının sağ tarafının üzerinden geçerek ikinciliği kapıyordu.

Takım arkadaşı Daniel Ricciardo ise 2 sıra yükselerek, Raikkönen’in önünde dördüncü sırada dönmeyi başarmıştı. İlk turda orta sıralarda gerçekleşen pozisyon mücadelesi ise Vettel’in başına gelenden daha kanlıydı: Toro Rosso pilotu Carlos Sainz Jr. 13. sırada giderken hemen sağ çaprazındaki Haas pilotu Romain Grosjean’a çarpacak, arkadan kayarak sağdaki duvara vuracak (Amerikan literatüründe Sainz’in düştüğü bu duruma PIT Maneuver diyorlar), 7. başladığı yarışta 10.luğa kadar düşerek üçüncü viraja girdiği anda arkasındaki olaylardan habersiz Williams pilotu Felipe Massa’yı da beraberinde pist dışına götürerek yarış dışı kalacaktı.

Resmi yarış özeti video’sundan alıntıladığım bu görüntü ise hem yarıştaki değişen sırayı, hem de Sainz’in 3 ve 4. virajlara doğru hiç bir şeyden haberi olmayan pilotlara yaklaşmasını gösteriyor.

Olay ardından giren güvenlik aracında yavaşlayan tempo Vettel’in ön kanadının ömrünü uzatsa da pistin temizlenmesinin ardından yerine geri dönen güvenlik aracı sayesinde hızlanan tempo yüzünden gofret gibi katlara sahip ön kanadın sağ tarafı bin bir parçaya bölünerek Alman pilotun galibiyet mücadelesi vermesini engelleyecekti.

Güvenlik aracı çıktıktan sonra arka düzlükte (u virajdan sonrası) kırılan Vettel’in hasarlı ön kanadını son şikanlarda da yarış analizlerinde gözüküyor.

Ön kanadını değiştirmek için pite giren Vettel tabanına zarar gelip yarış dışı kalmadığı için şanslıydı. Artık galibiyet mücadelesi denkleminde Hamilton – Verstappen – Bottas bulunuyordu. Ama 11. tura girdiğimizde Verstappen’in Renault motoruna ait sezon başından kalma batarya (energy storage – enerji depolama) dayanamayacak ve Hollandalı pilotu yarış dışı bırakacaktı. Ricciardo’nun ise temposu Mercedes’leri tehdit edecek kadar hızlı olmanın aksine üçüncülüğü kaybetme tehlikesi hissedecek kadar yavaştı. Damalı bayrak sallandığında Hamilton kariyerindeki 4. Grand Slam’i (aynı yarışta pole, en hızlı tur, tüm turlarda lider gitme ve galibiyete sahip olmak) elde edecek, Bottas’ın ikinciliği Mercedes’e 2016 Abu Dhabi Grand Prix’inden sonraki ilk dubleyi getirecek ve Ricciardo 2017’de İspanya – Monaco’nun ardından Kanada’da ardı ardına üçüncü üçüncülüğünü kapacaktı. Ricciardo’nun ayakkabı geleneği, takımlar kupasını almaya Mercedes’in Araç Dinamiği Şefi (lastik kullanımından sorumlulardan sorumlu), Loic Serra’nın çıkması, Hamilton’un podyuma beraberinde çıktığı ama takıma doğru atarken tellere takılan ama Montreal valisi Denis Coderre’nin yerinden kurtarıp katladığı İngiltere bayrağı ve podyumdakilerin saçlarını havalandıran yoğun rüzgar; mücadelenin ödül veriş ve kutlama aşamasının ilginç detaylarındandı.

Yarış sonundaki basın toplantısında yapılan açıklamalar ve çıkan haberlere baktığımızda Mercedes’te galibiyet sevinci belirgindi. Kariyerinde çıktığı 10 Kanada Grand Prix’inden 6’sını kazanmış Hamilton sadece Monaco’nun tamamı ve Kanada etkinliğinin ilk günlerindeki sorunlara çözüm getiren Mercedes’e değil, aynı zamanda takımlar sıralamasında Mercedes’in Ferrari önüne geçmesine aldığı ikincilikle katkı sağlayan Bottas’ı da kutluyordu. Hamilton ayrıca rahat biçimde lider giderken en hızlı turu atmasının sebebini, takıma gelecekte kullanılabilecek veriler sağlamak olarak açıklamıştı.

Bottas ise yarışın kalkışında lastiklerini yakmasının yarışın ilk bölümündeki performansını düşürdüğünü, Verstappen arkasında zaman kaybettiğini, arkasındaki Ricciardo’nun ikinci turlar bütününe yumuşak lastikle katılmasına takımın kendisine yumuşak lastikler takarak karşılık verdiğini belirterek; takım arkadaşı Hamilton ile arasında yarış sonundaki yaklaşık 20 saniye fark ve ideal zaman olarak 1.1 saniye farkın nedenlerini anlatıyordu. Takım içi dinamiklere geldiğimizde Hamilton, Bottas’ın kendisine destek olduğunu, kendisinin de aynı durum içerisinde Bottas’ın arkasında olacağını, Mercedes’in hiç olmadığı kadar bütün halinde hareket ettiğini açıklıyor ve Fin pilotla yaşanan dublelerin geçtiğimiz senelerde Nico Rosberg ile yaşanan dublelerden daha değerli olduğunu öne sürüyordu. Bottas da takım ruhuna atıf yapıyordu Hamilton ile özel yaşamda ayrı kafalara sahip olmalarına rağmen. Ayrıca 27 yaşındaki pilot Hamilton’un kendisinden daha tecrübeli olması ve Mercedes’te daha uzun süredir yarışması gibi etmenler dışında farkı olmadığını, pol ve yarış galibiyetleri ile kendisini ispatladığını, iyi bir referans noktası olarak gördüğü Hamilton’a özellikle tek turda çok yakın olabildiğinin altını çiziyordu.

Toto Wolff da Bottas’ın beklediklerinden daha aşmış bir tempoda sezonu sürdürdüğünü, şampiyonluğu kaptıktan sonra emekliliğe ayrılan Nico Rosberg yerine 1 seneliğine sözleşme imzalanarak Williams’tan getirilen Fin pilotla yine de sözleşme uzatımı için henüz masaya oturmayacaklarını söylemekteydi. Mercedes’in masaya oturmakta acele etmemesinin sebepleri kanımca aynı zamanda Bottas’ın uzun seneler boyunca takımda kalmayı hak ettiğini belirten Hamilton’un 2018’de emekli olabileceğini duyurması, pilot pazarında boşa düşecek Alonso gibi pilotlar ve olası bir Mercedes Formula 1’den çekilme operasyonu olabilirdi. Ancak hiç şüphesiz ki yine Wolff’un dediği gibi Bottas – Hamilton arasında, daha önce Rosberg ile Hamilton arasında temeli karting’deki mücadelelere dayanan sert bir kapışma yoktu ve takımın atmosferini bu durum sakin kılmaktaydı.

Mark Thompson’un başlangıç düzlüğüne odaklandığı bu fotoğraf, bir hayli uzaktan da olsa Ricciardo’nun Force India’lardan kaçışını iyi ifade ediyor.

Uzun bir Mercedes bölümüne yer verdikten sonra Ricciardo ile Kanada’daki en iyi ikinci takım konumuna erişen Red Bull ile devam edelim. Hafta sonu genelinde Verstappen’in gerisinde yer alan Ricciardo ilk turda Raikkönen’i geçmeyi başarmanın ardından Vettel’in ön kanat mevzusu ve takım arkadaşının yarış dışı kalması sebebiyle üçüncülüğe yükselmişti. Red Bull yarış başlarında lastiklerinden memnun olmayan Raikkönen’in (7. sırada yer alıyordu) 17. tura girerken pite girmesiyle başlayan undercut taktiğini 1 tur fark ile takip etmekteydi. Ama takım Fin pilotun süper yumuşak lastiklerine ve yarışın devamındaki ikinci pit planlarına karşın takım tek pit yapmayı planlayacaktı. Ricciardo’ya dayanıklı olduğu varsayılan ancak performans düşüklüğü nedeniyle pilotun diken üstünde yarıştıran yumuşak lastik takılacaktı. Henüz pite girmeden Force India’dan Sergio Perez’in tehditlerine maruz kalan Ricciardo’yu yarışın devamında sadece Force India’nın Perez ve Esteban Ocon’u değil, aynı zamanda kanadı kırmasının ardından stratejisi devamlı saldırmaya ayarlanmış Vettel’e karşı savunmada bulacaktık. Takım patronu Christian Horner Ferrari’den çok Force India’dan korkuyoruz derken yarış ortasında, Avustralyalı pilotun konumuna tutunmasında Perez’in Ricciardo’dan 1 tur sonra pite girmesi, Force India’daki takım içi mücadele ve uçarcasına gelmesine rağmen Ricciardo’yu geçmeden önce Force India’ları geçmek zorunda kalan Vettel’in de etkisi vardı. Doğru zamanda doğru yerde olmak ve şans Ricciardo’ya bir podyum getirmişti.

Cuma günü motor problemiyle ikinci antrenmanlarda sınırlı tur atan Verstappen’in motor problemleri yarışta da nüksediyordu ve Hollandalı pilot ikinci viteste takılmıştı FOM görüntülerine göre ve bunu vites kutusu sorununa bağlamıştım. Ancak yarış devamında bataryadan yarış dışı kaldığı duyuruldu genç Hollandalı’nın. Açıklamalarına göre tam gaz gitmek isterken ilk virajlar bütünü ardından, bir anda gösterge tablosundan telsizine kadar tüm sistemleri kapanmıştı pilotun. En iyi kalkışlarından birini yaptığı ve podyuma koştuğu yarıştan eli boş ayrılmanın moral bozukluğunu taşıyan Verstappen’in Kanada sonrası yaptığı açıklamalar 2018’de bile kazanmak için ümitsiz olduğunu gösterirken (ilk galibiyeti 2016 İspanya’dan 2017 Kanada’ya kadar 23 yarış var), Ricciardo yarış öncesinde Mercedes’leri hedefine koyduğunu söylemişti bile.

Sadece shoey değil, Ricciardo’nun podyum sonrası Red Bull garajının kendi tarafında yaşanan sevinç de bir galibiyet havasını yansıtıyor.

Bu yüzden Red Bull danışmanı Helmut Marko 2018 ve devamında pilotlarının sözleşmelerinin devam edeceğini açıklamasına rağmen başarıya aç Verstappen hakkında Kanada civarında çıkan Ferrari söylentilerinin ciddiye alınması gerektiğini ve Ricciardo’nun güleç yüzüyle Red Bull’da kalmayı problem etmeyeceğini düşünüyorum. Son olarak galibiyetlerini ayakkabısına doldurduğu şampanyayı içerek kutlayan Daniel Ricciardo’nun podyum röportajını Kanada’da yapmış oyuncu Patrick Stewart isteğiyle de olsa yapması, Avusturyalı’nın üçüncülüğe de bir galibiyet kıvamında değer verdiğini gösteriyor aslında.

Ferrari’lerin problemlerini kısaca anlatmıştık. Sebastian Vettel yarış sonrasında yaptığı açıklamada güvenlik aracı periyodunun ön kanadındaki hasarı anlamasını zorlaştırdığını ve kanat + burun değişiminin yapıldığı erken pit ziyaretinden sonra da yarış öncesi seanslar kadar aracından memnun olmadığını belirtecekti. Değişime rağmen 9. turda ön kanadından şikayet etmesini notlarıma geçirdiğim Alman pilotun aracında yarışı bitirmesine ve istikrarlı şekilde zorlamasına engel olmayacak derecede taban ve burnun arka kenarlarındaki kanatçıklarında da hasar vardı. 5. tura çekilen pitinde yarışa başladığı kullanılmış ultra yumuşak lastikleri, taze süper yumuşaklar ile değiştiren Vettel 18.liğe düşmesine rağmen kaybettiği sıraları bir bir kazanıp; bitime 30 tur kala takım arkadaşı Raikkönen’e yetişmeyi başaracaktı. Ardından 49. turda ikinci kere pite girerek hasar azaltma çalışmaları için zorlamasını sağlayacak kullanılmış ultra yumuşak lastikleri takacaktı. Kararının doğruluğunu F1Fanatic’in tur zamanları listesinde önündeki Force India’lar ve Ricciardo’dan 60. tur içinde tam 2 saniye hızlı olduğuyla anlayabileceğimiz Vettel son 2 tur kala Force India’ları geçmeyi başararak dördüncülüğü elde etti. Ricciardo ile arasında da 0.610 saniye fark vardı. Yarışın başındaki sorun gerçekleşmeseydi hiç şüphesiz Mercedes’leri bölecek, hatta galibiyet için savaşacak tempoya sahipti. Yukarıda Formula 1 resmi sitesinin hazırladığı Alman pilotun yükselişinde de görüldüğü gibi, eğer Ferrari kanattaki hasarın boyutunu hemen anlayıp; güvenlik aracı altında müdahale edebilseydi ikinciliğe bile yürüyebilirdi.

Sky Sports yorumcularından Ted Kravitz’in Vettel’in aracında İspanya’dan beri bulunan Mercedes tarzı parmak desenli debriyajını Kanada dahil kullanmadığını ortaya çıkardığı Raikkönen ise fena bir kalkış yapmamış olmasına rağmen üçüncü virajı Ricciardo’nun arkasında 6. sırada dönecek, güvenlik aracı çıktığında ise Perez’e geçilerek 7.liğe düşecek ve lastiklerinden memnun olmayıp, konumunu pist üzerinde geri kazanamadığı için de takım tarafından normalden önce pite çağırılacaktı. Önündeki Perez ve Ricciardo’nun da undercut yapmasına neden olan Raikkönen de 2 pit ile yarışın son turlarında önündekileri geçmeyi hedeflemekteydi. İdeal tur zamanı olarak Vettel ve Hamilton ardından üçüncü sırada yer aldığını gördüğümüz (Petr Hlawiczka’nın bulgularından)  Fin pilot Ocon’un Hamilton kadar pist üstünde kalması ve ultra yumuşaklar ile zorlayacağı turlarda elektronik fren sisteminin arızalanması nedeniyle (brake by wire) (ki fren noktalarını kaçırıyordu) yedinciliğe razı geldi. Sadece Vettel’in Force India’ları kovalama imkanına sahip olmasına neden olan fren bu fren problemlerini, Raikkönen’e telsizden verilen ayar değişikliklerini, kendisinin ilk başta Ne yapabilirim? demesini ve en sonunda Fince siktir çekişini yukarıda paylaştık.

Perez erken pite girerken pistte kalan Ocon, Bottas’ın önünde gezmeyi başardı. 2017’de Kanada’ya kadar ender bulunan bir kareydi bu.

Kanada Grand Prix’i ardından haber sitelerinde ismi en çok geçen takım, Williams gibi Mercedes’in müşteri takımları güncellemelerinden yarışta faydalanan Force India oldu. Monaco’da bir pilotunun şanssızlığı ve diğer pilotunun savaşçılığı nedeniyle her 2 aracıyla puan serileri son bulan Force India’lar Kanada’da 8 ve 9. sırada yer aldıkları sıralama turlarına rağmen ilk turlardaki olaylar neticesinde 4 ve 6. sıralara yükselmeyi başardılar. Pit aralıkları geldiğinde 4. giden Perez’e Ricciardo ve Raikkönen’e karşı konumunu korumak için erken pit taktiği uygulanırken, Ocon da Raikkönen’i aralıklar sonunda geçme hedefiyle pist üstünde kalacaktı. Genç Fransız, takımın verdiği bu taktikle ikinci sıraya kadar yükseliyordu. T-Wing’ini Kanada’nın düzlükleri için tek katlı olarak hazırlayan Force India, motor güncellemesinin etkisiyle eski lastiklerine rağmen Bottas’ın Mercedes’ini bir süre düzlüklerde bile arkada tutmayı başaracaktı. Her iki pilotun da zorunlu lastik değişimini yaptığı yarışın 42. turunda Perez pite girmeden önceki gibi Ricciardo’nun peşinde koşarken, Ocon da yaklaşmaktaydı takım arkadaşı ve rakiplerine. Force India’nın adını duyuracak olaylar silsilesi buradan sonra başladı. 48. turda Ricciardo’ya dayanması gerektiği, Perez’in de aynen kendisi gibi süper yumuşaklarda zorlandığı söylenirken; Perez’e de telsizden rakibini geçmek için teşvik edici mesajlar yağıyordu. 52. turda Ocon Ricciardo’yu geçebileceğini takıma belirtti ve Perez’e zorlaması gerektiği hatırlatıldı. Perez ise halen Ricciardo’nun lastiklerinin bitmesini bekliyordu. 57’de Perez’e Ricciardo’yu geçmesi için 3 tur verildiği, Ferrari’lerin yaklaştığını, geçemezse Ocon ile yer değiştireceği ve Fransız geçemezse eğer Perez’in tekrar yerini geri alabileceği emri iletildi. Ancak Meksikalı pilot bu öneriye razı olmadığını Tur bindirmeler yaklaşıyor. Bizim yarışmamıza izin verin. Ricciardo’nun lastikleri eskiyor. 2’mizin yer değiştirmesi zaman kaybı. şeklinde iletecekti.

Yarışın daha da başlarına gidersek, Sergio Perez’in Ricciardo’yu zorlamak istediği anlarda gerilerinde Raikkönen ve Ocon da vardı.

Sonucunda Vettel Force India’ların dibine girdiği 65. turda Ocon Perez’i başlangıç düzlüğünün öncesindeki büyük düzlükte geçmeye çalışacak, hemen ardından Vettel düzlükte ilk virajın içini kapayarak Ocon’un virajı dönmesini engelleyecek ve atağında başarılı olacak, 69. turda diğer Force India da Vettel’e geçilecek, Perez ve Ocon’un son tur kapışmasından ise galip çıkmayacak ve pilotlar aralarında 0.240 saniye fark ile damalı bayrağı göreceklerdi. Yarış sonunda Ocon’un telsizden İki kere yön değiştirdi. Bunu yapamaz. Hiç adil değil diyerek şikayet ettiği olay ise Perez ile yaşananlar değil, Vettel’in dışarı atma çabasıydı. Büyük takım olma yönünde giden Force India’da arkasında Telmex olan Perez ve Mercedes olan Ocon 2017 boyunca çekişecekler hiç şüphesiz (Bakü’de kaza yaptılar ve Avusturya’da da yapabilirler).

Yarış sonunda Ocon alıştığımız güler yüzlülüğü ile Sky Sports F1’e konuşuyordu: Genel olarak şahane bir yarıştı. Sadece Ricciardo’yu geçecek ve podyuma çıkacak hıza sahip olmama rağmen buna izin verilmedi. Ama yarışlar böyledir. Neler döndüğünü aramızda konuşacağız. Ocon ayrıca olayı tartışmak için kimseden korkusu olmadığını ve başarılar için kendi zamanının geleceğini de ekliyordu. Perez ise hemen ardından Bütün yarış Ricciardo’nun hata yapmasını bekledim. Öyle 2-3 saniye arkasında değil, hep DRS (1 saniye fark) bölgesindeydim.  Ama hiç hata yapmadı, tek bir fren kitlenmesi bile yaşamadı. Takım bana mesaj gönderdiğinde tur bindirecektik ve takımdan fırsat istedim. Esteban ise taze lastiklerine rağmen 15-20 tur boyunca beni geçemedi. En başında podyumun benim olduğunu düşünsem de Ferrari’ler hızlıca yaklaşıyordu, lastiklerimdeki tutunmayı kaybediyordum, stratejim bugün ideal değildi ama elimden geleni yaptım. Ardından gelen Acaba Esteban’ın geçmesine izin verdikten sonra Ferrari’lere geçilip daha geriden gelmekten mi korkuyordun? sorusuna ise Meksikalı pilot Evet, bundan çok lastiklerimi kaybetmekten endişeleniyordum ve savunmasız haldeydim. Endişem sadece yerimi kaybetmek değil yarışı minicik kauçuk parçasıyla bitirmek zorunda kalmaktı. Ben ve Force India ilk defa böyle bir durumla karşılaştık. Biz bir takımız ve gün sonunda Force India adına çalışıp onlar için en iyi sonucu istiyorum. Gelecekte benzer bir durumda olursak plan ve çözümümüz olmalı, ne yapacağımızı bilmeliyiz. diye eklemeler yapıyordu.

Bu kare de muhtemelen telsizden Perez’e “Ocon’u senin önüne geçireceğiz” dendiği anları anlatıyordur.

Aslında bu durumda açıklamalarıyla ve telsiz konuşmalarıyla yarışı çok sağlam okuduğunu da fark ettiğim Perez’in sözlerine altına imza atsam da konu hakkındaki eleştirilere yer vermek gerektiğini düşünmekteyim. Yarış sonrası yapılan ani yorumlardan biri Mercedes danışmanı Niki Lauda’ya aitti ve Avusturyalı efsane aynı zamanda kendi genç pilotları olan Ocon lehine yer değiştirilme uygulanmasının doğru olduğunu savunuyordu. Ancak Force India CEO’su Otmar Szafnauer Auto Motor und Sport’a yaptığı açıklamada analizlerine göre Ricciardo’yu geçmek için ondan 1 saniye daha hızlı tur atmaları gerektiğini, pistteki en iyi geçiş yapanlardan biri olan Perez bile Ricciardo’yu geçememişken; Perez’i geçemeyen Ocon’un Ricciardo’yu geçmesini beklemenin yanlış olduğunu belirtiyordu. Ayrıca Rumen CEO yapılacak yer değiştirme işleminin hem kendilerine zaman kaybettireceğini, hem de pilotların lastiklerini soğutmasına sebep olacağını da belirtiyordu. Çok daha hızlı Ferrari’yi taze lastikle kullanan Vettel’e geçilmeyeceklerini düşünmek saf bir yaklaşım iken, pilotlarına verdikleri yer değişim fikrinden vazgeçtiklerinde çoktan Vettel geçişlerini tamamlamıştı bile. Yani sonucunda Ocon’un Ricciardo’yu geçişi garanti olmadığı kadar, önerinin zamanı da tartışmalıydı. Yarışın ertesi gününde Petr’in hazırladığı ideal tur zamanlarında Ocon’un Perez’den sadece 0.106 saniye ve Ricciardo’dan sadece 0.115 hızlı olması ve en hızlı tur zamanlarında Ocon’un Perez’den 0.120 saniye hızlı olmasına rağmen Ricciardo’dan 0.182 saniye yavaş olması da Kanada gibi geçişin zorlu olduğu pistte Ocon’un üçüncülüğünün neredeyse imkansız olduğunu göstermekteydi. Buna ek olarak F1Fanatic’in hazırladığı tur zamanları çizelgesinde Ocon’un Perez’den en hızlı olduğu an, Fransız pilotun pit çıkış turu olup; 0.8 saniye farkı içermekteydi. Kanada’da Ferrari takımı ile eşit puan toplayan, güncellemelerinin çalıştığını gören ama 9. sezonlarını geçirdikleri Formula 1’de ilk defa büyük takım olmanın sıkıntılarını yaşayan Force India’ya bir strateji tavsiyesi de Mercedes’in (2001’de BAR günlerinden beri Brackley’de) strateji şefi bilgisayar mühendisi ve matematikçi James Volwes’ten geliyordu: Perez’i erken pite sokan Force India aynen Vettel’in uyguladığını uygulayıp, Ocon Perez ile arka arkaya geldiği zaman Perez’in lastiklerini yeniletmeli ve böylece Ocon’un önünü açmanın yanında, Perez’in daha iyi saldırmasını sağlamalıydı. Yani Kanada’da Perez’i suçlamak yersizdi.

Vijay Mallya 2017’de Force India tanıtımında takımıylaydı. 24 Şubat’tan bu yana takımın rengi değişti ve şimdi adının değişmesi gündemde.

Yarış esnasındaki Force India’nın sıcak saatlerini, sebeplerini ve bir pilotu suçlamamak gerektiğini anlattıktan sonra takım patronu Vijay Mallya’nın da yarışa tepkilerine değinmek lazım. Hintli iş adamı twitter’ında takımını tebrik ettiğini ve gurur duyduğunu, takım emri uygulamama geleneklerine devam edeceklerini ama en iyi sonuca ulaşmak için yol haritası geliştireceklerini söyleyecekti. Ardından parlak genç Ocon’un Perez’le olmasından mutlu olduğunu ve takımının devamlı yukarıya doğru gitmeye devam edeceğini belirtecekti. Ayrıca takımının satılmayacağını, buna ek olarak FOM parasının adil ve eşit dağıtılması için mücadele edeceklerini, araç tanıtımında kendileriyle dalga geçmelerine rağmen mis gibi dördüncü sırada şampiyonayı götürdüklerini, rekabet ve bütçe adil olduğu anda daha önlere çıkacaklarını da ekleyecekti. Aradan zaman geçtiğinde ve hafta sonu bittiğinde Perez kendisine verilen yer değiştirmenin bir takım emri olmadığının altını çizerken, takımın 2 pilotu da birbirleri aralarında bir küslük olmadığına değiniyorlardı. Ayrıca takım yönetimi ve pilotlar önümüzdeki yarışlarda yine takım emri olmayacağını ve birbirleriyle yarışmaya izin verileceklerini dile getirdiler. Force India’nın büyük takım olma konusundaki maceralarının yeni bir şekil alacağı Azerbaycan’a yaklaşırken takım patronu Mallya 2017’nin sonuna kadar araç geliştirmeye devam edeceklerini belirtirken, sponsorluk imkanlarını arttırmak için takımın ismini değiştirmelerinin mümkün olduğunu da açıklayacaktı.

Renault takımından Nico Hülkenberg Monaco’da vites kutusu problemiyle düzenli puan kazanma serisine 1 yarışlık ara vermenin ardından sekizinci olarak Kanada’dan ayrılıyordu. Alman pilot takım arkadaşı Jolyon Palmer’dan antrenman ve sıralama turlarında açık bir şekilde öndeydi, sıralama turlarında Q3’e kalmayı başarmıştı. Ama yarış günü şansı da Hülkenberg’in yanındaydı. Takım pazar sabahı yaptığı pitstop antrenmanları esnasında pilotlarının sağ ön tekerlek bağlantısını kıracak ama bijonlardan süspansiyon salıncaklarına kadar olan kısımları yeniden tamir etmeyi başaracaktı. Bahsettiğimiz Sainz – Grosjean kazası anında ise Hülkenberg 9.luğa yükselmişti ve Sainz’in kendisine çarpmasından kıl payı kurtulmuştu. Devamında ise sanal güvenlik aracı etkisinde 11. turda pite giren Hülkenberg istikrarlı sürüşüyle yarışı, fren problemleriyle boğuşan Raikkönen’in 1.742 saniye gerisinde bitirdi. Bu arada Stroll ile mücadelesini, dışarı çıkmasına sebep olacak kadar zorlamasını ve sonunda başarmasını ise yukarıda paylaştık.

Palmer de sanal güvenlik aracı arkasında pite girenlerdendi ve Hülkenberg’in taktiğinin aynısını uyguladı ancak yarışın neredeyse tamamında Grosjean’in arkasında takıldı. En hızlı tur zamanı bir türlü geçemediği rakibinden 0.245 saniye hızlı olmasına rağmen ideal tur zamanı sadece 0.011 saniye hızlı olan Palmer açıklamalarında Grosjean’i geçecek kadar yakın olmadığını belirtiyordu. Ne yazık ki İngiliz pilot böylece Monaco’nun ardından bir kez daha puan potasından sadece 1 sıra (1.074 saniye fark) kaldı. Yarışın ertesi haftasında çıkan haberlerde Palmer iyi sonuç almamanın kendisinde baskı yarattığını, yerine geçecek pilotlar hakkında çıkan söylentileri susturmanın bu olduğunu belirtiyordu. Ardından gelen haberlerde İngiliz pilot bazen araç kullanırken iyi kullanma baskısı ve takım arkadaşının performansı yüzünden dikkatinin dağıldığını da itiraf ediyordu. 2017’nin geniş lastiklerinde uygun ayar bulma ve dengesiz performans yaşayan pilotlardan biri de Palmer’di. Hülkenberg ise Bakü’ye giderken halen Renault arabasında kinetik enerjiye dönmemiş potansiyel olduğunu belirtecekti. Takım patronu Cyril Abiteboul ise takımın genel performansından çok Palmer’in takımda kalması için düzenli puanlar alması gerektiğini belirtiyordu. An itibariyle sadece Hülkenberg ile puan alabiliyorlardı, sıralama turu ve yarışta takım arkadaşıyla aradaki farkı kapatmanın yollarını Palmer ile sürekli konuşuyorlardı ve İngiliz pilot sezonun başından farklı olarak Monaco ve Kanada’da sorun yaşamamasına rağmen puansız ayrılmıştı.

2017 Kanada Grand Prix’i Jacques Villeneuve’un Sauber ile Gilles Villeneuve pistine çıktığı 2006’dan sonra bir ilke sahne olacak ve bu sefer Williams çaylak pilotu Lance Stroll’un kendi evinde yarışmasına sahne olacaktı. Kanada öncesinde kendisine yapılan olumsuz eleştirileri takım patronu Claire Williams Stroll’un daha genç bir çocuk olduğunu unutuyor. F3’ten F1’e geçmenin ne kadar zor bir eylem olduğunu hesaba katmadan hemen bir başarı patlaması yaşanmasını beklemek gerçekçi değil. Alışması için biraz zamanı var. Bu sezon şu ana kadar yarıştığı hiçbir pistte daha önce bulunmadı. Kendi hatası olmayan durumlarda da yarış kayıpları yaşadı. Ona yönelmiş eleştirilerin adil olmadığına inanıyorum. Şu an grid’de bulunan pilotlar da benzer ilk 6 yarış istatistiği gösterdiler. İnsanlar eleştiri yapmadan önce geçmişe bakmalılar. Ne yazık ki ilk 6 yarışın 4’ünde yarış dışı kaldı ama insanlar geçmişi hatırlayıp, Stroll’a biraz hak vermeliler. Kanada’yı iple çektiğini biliyorum ama omuzlarında büyük bir yük olacak ve pist çok zorlu. İyi bir sonucu hak ediyor. şeklinde cevap verecekti. Stroll’a bir destek de Williams’tan Mercedes’e terfi etmiş Bottas’tan geliyordu. Fin pilot Stroll hakkında bir yargıda bulunmak için sabretmek gerektiğini, Kanadalı pilotun araçların geçmiş senelere oranla kullanımı zor olması çerçevesinde çetin koşullarda çaylaklık geçirdiğini ama Williams’ın Stroll’un tecrübe kazanmasına yardımcı olacak yöneticilere sahip olduğu görüşünü paylaşmıştı. F3’ten DTM’ye ve ardından Formula 1’e geçmiş Ocon ise Stroll ile kendisini karşılaştıranlara Ben ondan daha tecrübeliydim. Daha iyi hazırlanmıştım. Bir çok önemli takımla teste çıktım, omuz çürüttüm. Çözüm bulacaktır mutlaka, o iyi bir sürücü. karşılığını veriyordu. Williams teknik patronu Paddy Lowe ise takıma Monaco’dan daha çok uyan Kanada’da önemli puanlar alacaklarını umduklarını belirtirken yarış öncesinde, Stroll özelinde Monaco’daki performansından takımca memnun olduklarını ve iyi bir yarış geçireceği konusunda bu durumun kendisine güven kazandıracağına değinmişti.

Peki koca bir paragrafla neden giriş yapıldı çaylak Kanadalı’ya? Çünkü sıralama turlarında Q1’de lastiklerinin durumunu iyi gördüğü için değiştirmeyen ama bir anda düzelen pist koşullarında rakiplerine yetişememesi sebebiyle 17. sırada elenen ama buna rağmen yarışa umutlu bakan Stroll dokuzuncu bitirerek ilk puanlarını aldı. Yarışın 15. turunda puan potasına girdi, lastiğini değiştirdiği 25. tur ideal bir zamandı, süper yumuşaklar ile atılmış en hızlı üçüncü zamana sahipti Hamilton ve Alonso arkasında, takımının düzlük hızı avantajını saldırı ve savunmada kullanmayı becerdi, pist üstünde McLaren’ların ikisiyle ve Hülkenberg ile mücadele etti (notlarıma stratejinin başarılı olması için 5 veya 6 arabayı geçtiğini eklemişim), en hızlı ideal turda da yarışın 5.si konumundaydı. Gilles Villeneuve ve Jacques Villeneuve’dan sonra Formula 1’de puan almış üçüncü Kanadalı olan Stroll yanlış bakmadıysam aynı zamanda 1996 Kanada GP’sinde ikinci olan çocuk Villeneuve’den sonra ilk defa Kanada’da puan almış ev sahibi olmaktaydı. Her ne kadar Massa’nın yarışı İnanılmaz! Neler döndüğünü anlamadım bile adamım. Biri beni tamamen dışarı attı. nidalarıyla sona ermiş olsa da Massa dahil tüm Williams ekibi, çalışanları ve Stroll’un babasının yüzü gülüyordu. Yarış sonunda 17. başlayan ve pite girene kadar 8.liğe yükselen, pitten sonra 17.liğe tekrar düşmesine rağmen 9.luğa tırmanan Stroll hakkında Claire Williams Ona güvenmeyen herkesin yanlış olduğunu ortaya çıkardı. Bulunduğu sırayı hak ediyor. Başarısıyla gurur duyuyorum. Herkesin üzerinden baskıyı çekti aldı. derken Massa’nın da podyumu kapacak performansta olduğunu düşünüyordu yarış dışı kalmasaydı. Lowe ise Gidip herkese sürebildiğini gösterdi. Yetenek de vardı, arabası da iyiydi. Puanlar onun kucağına düşmedi, savaşarak onları elde etti. İlk virajdaki trafik gibi kendisine engel çıkarabilecek zorlu anı alt etmeyi başardı. cümlesini kurmasının ardından 9.luğun bir galibiyete eş değer olduğunu belirtiyordu Stroll için ve ilk puanlarını alan Kanadalı’nın düzenli puanlar ile tanışacağını da eklemişti. Böylece Williams cephesinden gelen bu açıklamalar Jacques Villeneuve’un yarış sonrasında Stroll hakkında yaptığı Sıralama turlarında Massa’dan 1 saniye geride. Bakın sonuçlar konuşuyor. Formula 1 tarihindeki en kötü çaylaklık performanslarından birine şahit oluyoruz. açıklamasını geçersiz kılıyordu.

Williams takımını kapatırken Massa’nın görüşlerine de yer verelim. Motorsports.com için yazdığı metinde kazanın hemen sonrasında Sainz ile kazayı konuştuğunu ama ardından görüntüleri gördüğünde, olayların İspanyol tarafından tetiklendiği kanısına vardığını belirtecekti ilk olarak. Sıralama turlarında Force India’lardan hızlı olması ve Ricciardo’nun yarışta yumuşak lastiklerle attığı yavaş turları toplayınca, kendisinin yarışın son turuna kadar üçüncülük mücadelesi verecek tempoya sahip olduğunu da anlatacaktı. Ayrıca Brezilyalı, en azından Stroll’un muhteşem yarışını takip ederek teselli bulmuştu ve takım arkadaşının kazandığı puanlar ile çaylak Formula 1 sezonuna kendine güvenir bir şekilde asılmasını sağlayacağını düşünüyordu. 2017’da yarışmayacağını açıklayan ama takım çağırınca kopup gelen Massa’nın metni Williams’ta çok memnun olduğu, kendi performansını rekabetçi bulduğu ve 2018’de de yarışmak istediğini anlatmasıyla bitmekteydi.

Felipe Massa kazasından sonra garajdaydı ve fotoğrafı yine Formula 1 yarışının önemli olaylarından aldım. Burada Massa, Stroll’un Alonso’yu geçişini izliyor.

Romain Grosjean 2017 lastiklerinin dengesizliğinden bahseden pilotlardan biriydi. Monaco’daki performansını anlatırken Antrenman turlarında tutunmam yoktu ve ön lastikleri kullanamadım. Bu esnada içimden viraja girerken duvarlara vurabileceğimi geçiriyordum. cümlelerini kullanan Fransız pilot açıklamasının devamında Monaco antrenman turlarının farklı seanslarında iyi ve kötü arasında gidip gelen performans grafiğinden dem vurmuştu. Geçtiğimi etkinliklerde yarış önces seanslara fren kitlenmeleri ve spinlerini seyrettiğimiz Grosjean, Gilles Villeneuve pistinde cuma serbest antrenmanlarda kirli pist, sıkıntılı lastik ve eski asfalt birleşimi sebebiyle spin atan Vettel, Bottas, Perez, Kvyat, Hamilton gibi pilotlardandı.

2 kere 6. virajda ve 1 kere ilk virajda spin atmasının ardından takıma Neler oluyor? Bundan bıktım. diye bildirim de gönderecekti. Ancak Haas’ın özel sorunları da etkindi Grosjean’ın spinlerinde: sezonun genelinde yaşadığı elektronik fren problemleri. Sıralama turlarında takım arkadaşı Magnussen başlıca Q1’in sonlarında arkasını kaybederek ilk virajda gerisin geriye duvara montelenen Pascal Wehrlein olmak üzere trafik yüzünden verimli tur atamazken, sıralama turlarında Q2’ye çıkıp; 14. sıralanmış ve bir an olsun rahatlamıştı. Buna ek olarak Fransız pilot sıralama turlarının hemen başlarında tutunmadan şikayet ederken, yarış mühendisi problemin diğerlerinde de olduğunu belirterek teselli etmeye çalışacaktı pilotunu ve bu arada Magnussen’in de dışarı çıktığını reji gösterecekti. Haftasonu dengesizliği Grosjean’in yakasını yarışta da bırakmadı. Yarışın ilk viraj kompleksi ve ilk şikanı arasındaki düzlükte Carlos Sainz Jr. ile 13.lük mücadelesi verdiği anda İspanyol rakibinin darbesine maruz kalan Fransız hemen o anlarda Ne, ne manyak herif! O neydi öyle? Pite girmem lazım. Sanıyorum ön kanadım kırıldı. Ne manyak herif! 2 kere çarptı bana. Manyak! şeklinde bağırmayı ihmal etmeyecekti. Bir şekilde 4 kilometrelik pisti kırık kanatla kat eden Grosjean ön kanadını değiştirmeye ek olarak zorunlu lastik değişimini de tamamlayacaktı am yarışa başladığı 17.liğe düşmüştü. 68 tur boyunca süper yumuşaklar ile tur atarak çığır açan Fransız; yarışın yarısından fazlasını 13 ile 14. sıralar arasında geçiren pilot Fernando Alonso’nun mekanik problemi, Stoffel Vandoorne’un tüketim problemleri, Daniil Kvyat’ın ceza ve yarış dışı kalması, takım arkadaşı Kevin Magnussen’in cezası ile 68. turda elde ettiği 10.luğun verdiği mutlu sonla bitirecekti. Palmer’in saniyeler önündeki bu sonucundan Renault başlığında da bahsetmiştik.

Grosjean başta olmak üzere ilk tur kazasından etkilenenlerin düşüncelerini Toro Rosso’ya geçince anlatacağımız için hemen Haas’ın ikinci pilotu Kevin Magnussen’e dönelim. Sıralama turlarında geride kalma sebebine değindiğimiz pilot yarışa süper yumuşak lastiklerle başlamış ve ancak 46. turda değişimini tamamlamıştı. Her ne kadar kendisi yarış sonrasında ters stratejisinin başarısız olduğunu belirtse de (bence biraz daha erken pite girseydi tam işlerdi) attığı tur zamanlarına genel olarak baktığımızda Grosjean’dan daha parlak bir performansa sahipti. İdeal tur zamanı ise yaklaşık 0.7 saniye daha iyiydi. Ama Danimarkalı VSC’nin bitiş anını yanlış hesaplayarak önündeki Vandoorne’u geçti ama hatasını anlayınca hemen Vandoorne’a yerini iade etti. Sonraki düzlükte tekrar atak yapan Magnussen, Haas takım patronu Günther Steiner’in hakemlere yönelik eleştirisindeki gibi hatasını düzeltmesine rağmen 5 saniye ceza almaktan kaçamadı ve bunu pitstop’unda çekmek zorunda kaldı. Puandan toplamda 1.490 saniye uzak kalan Magnussen buna rağmen yarıştan sonraki telsiz konuşmasında takımını Tebrikler beyler puanlar için. diyerek kutluyor, Steiner’den ise Aferim Kevin. Günther ben. İyi iş çıkardın. Puan almamıza sen yardım ettin. Sağlam iş. yanıtını alıyordu. Muhtemelen bu söz McLaren’ların ve Kvyat’ın planlarını karıştırdığı için söylenmişti. Yarış sonunda takım sitesinde Steiner hedeflerinin tüm yarışlardan bir şekilde puan almak olduğu belirtilmişti.

Sutton images kaynaklı bu fotoğraf Magnussen’in VSC içinde geçtiği, yol verdiği ve kendi çabasıyla tekrar kazandığı an’ı gösteriyor ama ceza puan kazanmasını engelledi Danimarkalı’nın.

Daha önce Renault’ta ve McLaren’da yarışmış Magnussen ise puan alamamış olsa da Kanada’da, yarıştığı takımda önceki tecrübelerinden daha mutlu ve rahat hissettiğini anlatıyordu ve bunda 2018’i de kapsayan sözleşmesinin etkisi yadsınamazdı. 2016’da takımın eski pilotu Esteban Gutierrez’in yarış mühendisliğini yapan, ondan öncesinde 2006 – 2013’te Ferrari’de Felipe Massa ve 2014 – 2015’te Kimi Raikkönen’in yarış performans mühendisliği görevini sürdürmüş (ki 2001’de Prost ile başladığı Formula 1 kariyerinde hep Ferrari motoruyla uğraşmış şimdiye kadar) ve İspanya GP’sindeki bol İtalyan aksanlı sesin kaynağı (Steiner de konuşuyor olabilir ekstradan. Halen teyite muhtaç bilgiler – önümüzdeki yarışlarda dikkatli dinleyeceğim) Magnussen’in yarış mühendisi ise yönettiği pilotunu dürüstlük ve açıklık konusunda Raikkönen’e benzetmekteydi. Grosjean ise Azerbaycan’da puan hedefini işaret ederek Kanada’da sıralamada 1 ve 2. sıra arasındaki farkın, 10 ile 17. arasındaki farktan daha fazla olduğunu ve orta sıralardaki mücadelenin çetin geçtiğine de değinmişti. Yarışta Magnussen’in konsantrasyon seviyesine de değinmek isterim son olarak. Pilot 13. turda VSC içerisinde pistin ilk düzlüğünde Kanada’daki aşırı rüzgar nedeniyle uçmuş bir şapka fark edecek ve telsizden bildirim yapacaktı. Kendisinin Ferrari, takımın da Pirelli ürünü dediği şapka bir süre orada kaldı.

Marcus Ericsson’un yalnız bir yarış geçirdği söylenebilir ama fotoğraftaki gibi takım arkadaşı Pascal Wehrlein’in önündeydi.

Kanada’da 9. Stroll ile 10. Grosjean arasında 18 saniye fark olduğu FIA’nın listesinde yer alıyor. Grosjean ile 12. Magnussen arasında da 1.49 saniye olduğunu yazmıştık. Bu çerçevede baktığımızda 13. sırada bitiren Ericsson’un Magnussen’den 17.701 saniye geride olması devasa. Sıralama turlarında son 2 sırayı paylaşan Sauber takımında pilotlar tutunma ve denge problemlerinden yakınıyorlardı ancak yarışta Palmer ve Hülkenberg gibi 11. turda ultra yumuşak lastikleri süper yumuşaklar ile değiştiren Ericsson’un performansı Palmer’inkine yarışın genelinde çok yakındı ama büyük fark özellikle mavi bayraklarda İsveçli pilotun Palmer’e oranla zaman kaybetmesinden kaynaklanıyordu (63. ve 66. turları anormal yavaş). Ericsson yarış sonunda yaptığı açıklamada yarışta lastiklerini iyi koruduğunu belirtiyordu ve takım patronu Monisha Kaltenborn da pilotunun dengeli sürdüğünü ifade etmişti.

Takımın yıldızı Pascal Wehrlein’in ise kötü başlayan haftasonu sıralama turlarında Q1’de aşırı zorlarken sağ arka tekerleğini çimene kaptırıp, geri geri duvara vurmasıyla felakete dönüşmüştü. Sıralama ardından yapılan incelemede Alman pilotun hasar gören vites kutusu değiştirilecekti ve bu 5 saniye grid cezası demekti. Ayrıca Sauber’in getirdiği aerodinamik güncellemeler arasındaki arka kanat da ağır hasar almıştı ve yedeği olmadığı için eski tasarıma dönüldü. Bu yüzden pit alanında süper yumuşak lastikle yarışı başlayan Wehrlein hemen ilk tur ardından ultra yumuşaklara döndü ve 40. turda aynı hamurları ikinci defa yeniletti. Ancak performansı takım arkadaşından çok kötüydü ve son turlarda yarış dışı kaldığı için klasmana giren Alonso’yu saymazsak 15. yani son sırada yarıştan ayrıldı. Tam 2 tur gerideydi liderden.

McLaren ise Kanada yarışında sondan ikinci takım konumunda yer almaktaydı. Monaco Grand Prix’i analizimizde Honda ile McLaren arasındaki tartışmalara da değindiğimiz takımda Fernando Alonso Indy 500’den dönmüştü Kanada için.  Ancak İspanyol pilot cuma antrenmanlarının ilkinde hidrolik sorunuyla arabasını seans ortasında kenarı çekecek ve araba tamir edilirken ikinci antrenmanlarda da zaman kaybedecekti. Yarış hafta sonu başlangıcında Alonso antrenman problemleri kadar McLaren tarafının Honda tarafına düzelmeleri için yaptığı baskı ve Honda’nın kendisini savunması, Alonso’nun eylüle kadar kazanamazsa takımı bırakma tehdidi, Stoffel Vandoorne’un FP2 bitmeye 15 dakika kala yaşadığı MGU-H sorunu gündemdeydi (ama biz onun yerine şampiyonlar duvarında spin’ini koyduk). Her şeye rağmen sıralama turlarında 12.liği elde eden Alonso (Vandoorne 16.ydı) performansından sonra Honda’nın düzlük dezavantajını McLaren şasisinin iyi tasarımı ve kendisinin yüksek tempolu sürüşüyle kapattıklarını belirtmekteydi. Yarışta çok güzel kalkış yapan İspanyol pilot her ne kadar ilk tur kazasından kaçarken 3 ile 4. virajlar arasındaki çimi biçip geride kalsa da, 18. tur civarlarında 5.liğe kadar yükselmiş, pitte olduğu 42. turda 11.likle piste dönmüş ve Kvyat’ın yarış dışı kalmasıyla puan potasına girmişti. Ama Alonso yarış boyunca orta sıralarda kovalama yapmasına rağmen bitime 2 tur kala Motor problemi, motor problemi nidalarıyla aracını yana çekti ve trübünlerde halkın içine karışarak pisti terk etti.

Yarış esnasında Alonso’nun en güzel anları da mühendisiyle iletişimiydi. Düzlük hızının düşük olması, karşı rüzgar, Vettel ve Raikkönen’in süper yumuşak lastikle attığı turlar hep Alonso’nun farkettiği ve stratejisinin güncellenmesini talebine nedenlerdi. Magnussen ile mücadele ettiğini ise takımın sürekli kendisine Danimarkalı pilotun kendisine uzaklığı hakkında anlık bilgi verilmesi, bir an gelmeyince de Alonso’nun takıma Bana gerekli bilgileri vermiyorsun. Magnussen’ın temposuna ve bir çok şeye ihtiyacım var. demesiyle anlıyorduk. Ama Honda’nın yakıt tüketim problemi de vardı ve tasarruf moduna geçmek zorundalardı her ne kadar güvenlik aracı ve sanal versiyonu tempoyu düşürmüş olup, ekonomi yapmış olmalarını sağlasalar da; kaçmaları ve kovalamaları çok yakmalarına neden olmuştu Alonso tasarruf modunu utanç dolu olarak niteleyerek sitem edecekti. Bir de yarış içinde Alonso’ya 3 ve 4. virajlarda erken vites yükseltmemesi tavsiye edilmesi ve kendisinin de Nerede, nerede yapıyorum onu? sorması yarışın ilginç anlarındandı. Alonso’nun yarış dışı kalana kadar ortalama hıızı 193.094 km/s’in 10. bitiren Grosjean’in 193.002 km/s’inden yüksek olması, süper yumuşaktaki atılmış en hızlı 2. turu elde etmesi, ideal turunun en hızlı 6. olması; gelecek için umut vericiydi.

Vandoorne ise pite erken girenler sayesinde 16.lıktan 9.luğa kadar yükselmişti ama devamını getirecek gücü olmadığından 14. bitirecekti. Yarış sonrası yaptığı açıklamalarda Magnussen’in VSC’de kendisini geçmesiyle çok zaman kaybettiğini, daha sonra Palmer ve Stroll ile mücadele etmek istediğini ama düzlüklerde onlarla baş edemediğini ve yakıt koruma yüzünden tek turda hızlı olamadığını anlatacaktı. Ayrıca Vandoorne’un antrenman turlarında uzun tur atmadıkları için lastiklerin davranışlarını ve yakıt tüketimini tahmin edemediklerini belirtmesi cuma günü yaşanan dayanıksızlıkların neye mal olacağını göstermekte önemliydi. Hollandalı pilotun düzlüklerde baş etmeyi engelleyen diğer araçlar ile aradaki hız farkını Alonso tehlikeli olarak sıfatlandıracaktı. Takım yöneticileri seviyesine çektiğimizde ise Honda, Alonso’nun yarış dışı kalmasının içten yanmalı motor kaynaklı olduğunu belirtecekti. McLaren CEO’su Zak Brown ise Honda’nın dayanıklılık ve performans düşüklüğüne kızgındı. Takım patronu Eric Boullier ise Honda geliştiği takdirde 2018’de de Japon üreticiyle çalışmalarının mümkün olduğunu ifade etmenin ardından, Alonso’nun puan potasında giderken yarış dışı kalmasına takımın duyduğu öfkeyi ifade edecek kelime bulamadığını da ekliyordu. Ayrıca Honda’nın neden pist üzerinde başarısız olduğuna dair düşünceler de iletiliyordu. Japon firma Formula 1 test platformlarının pist üstündeki performansa yaklaşım yapmalarında başarısız olduğunu itiraf edecekti. Son olarak McLaren ile Honda arasında çıkan haber, Mercedes söylentilerine dairdi. Alman üreticinin motorsporları direktörü Wolff 2018’de 4 üreticiye motor verme kapasitelerinin olduğunu belirtmekle beraber (şu an Mercedes, Williams, Force India var), ilk önce McLaren ile Honda’nın kendi ilişkilerini düzeltmesini beklediklerini ve aralarındaki ilişkiyi rahatsız etmek istemediklerini de ekleyecekti.

Toro Rosso Kanada Grand Prix’inin kaybeden takımıydı radyo iletişimsizlikleri, kazalar ve cezalar ile. Serbest antrenmanların ikinci seansında hızlı tur öncesi yavaş bir hazırlık yapan Carlos Sainz Jr.’a arkasındaki Magnussen ile arasında epey fark olduğu, yavaş bir şekilde ona doğru yaklaştığı ve muhtemelen pite gireceği belirtildi (bu esnada Magnussen son şikanı kesmiş) ama gerçek öyle değildi. Danimarkalı, İspanyol rakibine 200 km/s hızla vurmaktan son anda kaçınacaktı. Rakibinden özür dileyen Sainz Jr. tehlikeli sürüşten dolayı yarış hakemlerinden kınama cezası alacak ve telsizdeki yanlış anlaşılmanın yanında, 2017 aynalarının kısıtlı görünüşünü de bahane edecekti. Her ne kadar Formula 1 sosyal medya hesaplarında takım arkadaşlarının bir araya gelerek sorular cevapladığı Grill the Grid organizasyonunda takım arkadaşları Daniil Kvyat ve Sainz 2016’daki başarılarını 2017’de liderliği devam ettirseler de taraflardan gelen, önceki analizlerimizde de bahsettiğimiz birbirlerinin arkadaşları olmama durumu Kanada’da da kendini göstermişti. Aralarında birbirlerinin önünde hava koridoru açarak düzlük hızlarını arttırma anlaşması olan pilot ikilisinden Sainz Kanada’da Kvyat’ı anlaşmaya uymamakla suçlarken, Rus pilot da Kanada’da sıranın kendisinde olduğunu ama Sainz’in kendisine yardım etmediğini ve bir sonraki yarış Azerbaycan’da Sainz arkasında olduğunda; ona sıralama turlarında yardım etmeyeceğini açıklayacaktı. Kvyat’ın da sıralaması kusursuz değildi çünkü ağırlık kontrolü yapılırken arabası birinci viteste takılı kalınca zaman kaybedecek ve tur zamanını geliştirmeye zamanı kalmayacaktı. Üstüne sınırlarını zorlarken jantını da kırdı duvara girdiğinde.

Sıralama Sainz’in ise Wehrlein’in bir seans önce yaptığı gibi arkasını kaydırarak duvara montelenmesiydi ama İspanyol pilot daha şanslıydı aracı hasar almamıştı. Yarış esnasında sıralama turlarındaki 13.lüğünü koruyan ama hemen arkasındaki Grosjean’a geçilmek istemeyen Sainz rakibine 2 kere dokunacak, kontrolü kaybedip sağdaki duvara girecek ve yarış dışı kalacak, sadece Grosjean’in ön kanadına hasar vermekle kalmayıp; Massa’yı yarış dışı bırakacak, telsizden Ne kadar çılgınca bir kalkış. Biraz sakin olmalılar. fırçasını yiyeceği ve kaza esnasında 10.luk mücadelesi veren Alonso’nun (12. kalkmıştı) 3 ile 4. virajlar arasına dışarı çıkıp gerideki takım arkadaşı Stoffel Vandoorne’a kadar geçilmesine sebep olacaktı. Kaza sebebiyle Bakü’de 3 grid pozisyonu cezası alan Sainz kazayı tetikleyen hamlesine sebep hakkında 2. virajdan çıktıktan sonra aynalarımı kontrol ettiğimde 2-3 araba boyutu arkamda bir Renault bulunuyordu. Alonso’ya atak yapmayı hedeflerken bir anda Romain’i gördüm yanımda. Aynalarıma baktığımda görmemiştim. Romain ve Massa çok şanssızlardı. Özellikle Felipe’den özür diliyorum. cümlelerini kurarken, cumada kınama almasına benzerdi (2010 civarı aynaların araç yanlarında en uçlarda aerodinamik parça olarak kullanıldığını, sarsıntı sebebiyle kırılabildiklerini ve kısıtlı görüş sağladığını hatırlıyorum. Geçerli bir sebep aslında). Ancak Massa Sainz’in tehlikeli sürüşünden dolayı verilen cezayı az buluyor ve 2012’de start kazasında Alonso’nun üzerinden geçen Grosjean’a verildiği gibi bir yarış uzaklaştırma cezası verilmesini savunuyordu (Renault’da Jerome D’ambrosio kullanmıştı Grosjean yerine). Brezilyalı pilot Sainz’ın ayna bahanesinden de tatmin olmamış ve eğer göremiyorsa mutlaka Toro Rosso’nun ayna tasarımını değiştirmesi gerektiği söyleminde ve FIA’nın durumu incelemesi tavsiyesinde bulunuyordu. Grosjean ise kaza ardından Sainz’in kendisine ilk vuruşunda çimlere çıktığını, tekrar piste geri döndüğünde ise ikinci kere vurulduğunu söylerken eylemin çok tehlikeli olduğu da belirtmişti. İspanyol pilotun ayna bahanesine tepkilerden en eğlencelisi de Steiner’den gelmekteydi:  Aynalarının küçük olması bizi ilgilendirmediği gibi çok da saçma bir bahane. Aynalarının küçük olduğundan daha önce de bilgisi varsa onları değiştirmeliydi. ‘Benim aynam küçük, göremiyorum ama halen kullanmaya devam ediyorum.’ demeniz; gözlüğünüz olup da, göremeseniz bile kullanmaya devam ederek sürekli duvara toslamanızla aynı. Ayrıca İtalyan teknik adam Bahreyn’de Stroll’a çarpan, İspanya’da Magnussen ile pit çıkışında savaşan, Magnussen’le yaşadığı serbest antrenman olayı nedeniyle kınama cezası alan (Steiner benzer bir olayı geçen sene Gutierrez yaşayınca 5 sıra ceza aldıklarını ve hakemlerin adil olmadığını da belirtiyordu) ve en sonunda Grosjean ile çarpışan Sainz’in 2017’de hatalarına devam ederek, şöhretine zarar verdiğini görüşünü de sunacaktı.

Kanada’da yarış esnasında Kvyat’ın da başı beladaydı. Rus pilot debriyaj problemiyle motoru durup, kalkış yapamayınca (2001’deki elektronik kalkış sistemi arızalı McLaren’lar canlandı gözümde) formasyon turunda pist gönüllüleri tarafından vurdurularak aracı çalıştırıldı (90’lardan kalma bir araba misali). Normal yarı başlangıç sırası 11.lik olan Rus pilot bu arada takım telsizinden pozisyonunu geri alıp alamayacağını sordu. Sportif kurallara (36.8) göre ilk güvenlik aracı çizgisini (Kanada’da son şikandan önceki uzun düzlükte bulunuyor) geçene kadar yerini kazanması gereken Kvyat bu esnada Alonso’nun arkasında 12. sıradaydı (telsizden Kvyat’ın durumu Alonso’ya bildirilmiş McLaren tarafından ama Alonso Kvyat’ın o noktada geride olduğunu söylemişti). İlk güvenlik aracı çizgisinde olması gereken yerde bulunmadığı için (Takım patronu Franz Tost sebebi öndeki pilotların lastikleri ısıtmak amacıyla slalom yaparken, Kvyat’ın tam geçiş yapmak için risk alamamasına bağlıyor. Alonso’yu geçemeyen pilot için pite girmek de çok geçmiş durumu farkettiğinde.) aynı maddeye göre yarışa pit’ten başlaması gerekiyordu ama yarış başlangıcı için grid düzlüğündeki 11. sırasındaydı. İşin ilginci pit’ten başlamadığı için 38.3d’ye göre 10 saniye dur kalk cezası alması gereken pilota hakemler ilk başta pit’ten geçme cezası verdiler. Takımın kuralı hatırlatmaması veya kendisinin bilmemesi sebebiyle gelen cezaya Rus pilotun tepkisi küfürlü oldu. 14. turda cezasını çeken, 15. turda kullanılmış ultra yumuşak lastikler takarak cezadan önce 7.liğe kadar yükseldiği konumunu 12.likten tekrar yukarı taşıma amacına sahip pilot küfürlerine devam edecekti çünkü bu sefer 35. turda 10. giderken 10 saniye ceza alıyordu. 53. turda 9.luğa yükselmişken ikinci defa pite giren pilot ilk önce motorunu durdurarak cezasını çekti ve sonra süper yumuşak lastik değişimlerine başladı ama bu sefer de arka sol lastik bijonunda problem vardı. Saniyeler içinde Toro Rosso’nun mekanikerlerin dağılmasına neden olacaktı bu durum.

Söz konusu lastiğin yerine yumuşak lastik geldi, takılmış diğer 3 süper yumuşak çıkarıldı ve yerlerine içeriden getirilen yumuşaklar ile değiştirildi. Devasa zaman kaybetmiş Kvyat 17.liğe kadar düşmüştü bu olaylar yaşanırken. Pite girmeden önce motorunda titreşimi telsizden bildiren Rus pilotun motoru pit yolundaki devasa zaman kaybında aşırı ısınınca, yarışı burada sona erecekti. Yarış sonrasında Kvyat hakemlerin dengesiz kararına Formula 1 kahrolası aptal bir sirke döndü. Bunu FIA ile konuşacağım. itiraz ettikten sonra kameralar arkasında FIA başkanı Jean Todt ve yarış sorumlusu Charlie Whiting ile durumu görüşerek, tatlıya bağlayacaklardı. Tarihinin en tecrübeli pilot ikilisiyle yarışan Toro Rosso Kanada civarında şampiyonada 5. olmayı hedefliyordu ama bu yarıştaki başarısızlıkla hedefin tutturulabileceği şüpheliydi. Son olarak belirtelim; 2017’deki belirttiğimiz hatalarına rağmen Sainz Toro Rosso ile kariyerine devam etmeye yakınken, McLaren’ın da kendisiyle ilgilendiği söylentileri ortaya çıktı Kanada sonrası.

Böylece arşivimize aradan 2 haftadan fazla süre geçmiş olmasına rağmen Kanada Grand Prix’inin analizini koymuş olduk. Hamilton’un rahat kazandığı yarışta, Vettel’in yarış başından beri yaşadığı problemler rakibiyle arasındaki puan farkını azaltması açısından yarış önemliydi. Her ne kadar daha önce geçirdiğimiz Kanada yarışlarından (mesela 2011’de Jenson Button’ın son turda kazandığı) eğlence olarak sakin olarak nitelendirebilsek de orta sıralardaki mücadeleler, Force India’nın takım içi mücadelesi ve Vettel’in çıkmak için zorlaması takdiri hak eden durumlardı. Eğer Vettel tahmin ettiğim gibi şampiyonluğu kaptırırsa veya bir şekilde sezon son yarışında kazanırsa, isteğimiz bu küçük puan kayıplarını ve kazanımlarını; bu yarış analizlerimizde yaşanmışları bir kez daha hatırlatmak ve bu orta sıralardaki mücadeleler için de geçerli. Özellikle Barcelona’da yeni Formula 1 yönetiminin, sporu daha heyecanlı hale getirmek için uğraştığını da anlatmıştım. Kanada’da da benzer bir çaba gördük ve 90’lardan beri düzenlenmemiş Gilles Villeneuve pistini çevreleyen olimpiyat köyünün, olimpik havuzundaki bot yarışları 2017’de tekrar düzenlendi. Mercedes, Force India ve Ferrari dışındaki takımlar, Formula 1 yönetimi ve FIA’dan oluşan ekiplere standart ekipmanlar verilmesinin ardından koşulan heyecanlı yarışı olimpiyat madalyası sahibi Tom Stallard’ın da etkisiyle McLaren kazandı.

Tunç ARAS