2017 Amerika Birleşik Devletleri Grand Prix – Yarış Analizi #17

Hafta Sonuna Giriş

Sezonun 16. yarışı Japonya Grand Prix analizinde Mercedes’ten Lewis Hamilton’un pilotlar şampiyonluğuna ve Mercedes’in takımlar şampiyonluğuna yakınlığından bahsetmiştik. Hamilton’un sezonun 17. yarışı Amerika Birleşik Devletleri Grand Prix’inde şampiyonluğunu ilan etmesi için, yarışı kazandığı an; Ferrari’den Sebastian Vettel’in 6 veya daha düşük bir derece elde etmesi gerekiyordu. Hamilton’un ikincilik durumunda şampiyon olması için de Vettel’in 9.luk veya daha düşük bir derece elde etmesi ile takım arkadaşı Valtteri Bottas’ın kazanmaması gerekiyordu. Ayrıca Ferrari Mercedes’ten 17 puan fazla almadığı takdirde, 2017 Formula 1 takımla şampiyonu ABD Grand Prix’inden itibaren Mercedes olacaktı. Bu sebeple Texas eyaletinin Austin şehrindeki COTA kısaltmalı Circuit of the Americas’a hesap makinelerimizi çıkararak geldik.

Circuit of the Americas’ın havadan görünüşü, pistin resmi sitesinden alıntı.

Pilotları 30.9 metre daha yükseğe çıkardıktan sonra tekrar aşağı indiren 12.5 metre genişlik farkına sahip ilk virajlar, Silverstone’daki yılan virajlardan (Maggots, Becketts ve Chapel) esinlenme 3 – 6 virajlar, Hockenheimring’in stadyum bölümünden (Sachs) kopyalanmış 12 – 15 virajlar,  İstanbul Park’ın 8. virajına selam çakan 16 – 18 virajlar, Bahreyn 10. virajındaki gibi sert 14. viraj, bunları birbirine bağlayan irili ufaklı 4 düzlükleri, iniş – çıkışları ve 77 metre uzunluğundaki gözetleme kulesiyle ilgi çekici olan, 5513 m uzunluğundaki pistte; 2012’den beri düzenlenen yarışların şimdiye kadar 4’ünü Hamilton kazanmıştı ve bunlardan 3’ünü Mercedes ile başarmıştı. Bu sebeple şampiyonlukların ilan edilme olasılığı bir hayli fazlaydı.

Antrenmanlar 

Sezonun ikinci yarısının başladığı Belçika Grand Prix’inden itibaren her hafta sonu olduğu gibi ABD Grand Prix’inde de yağmur tehdidi vardı. İspanyol Movistar’ın muhabirlerinden Albert Fabrega’nın tweet’lerinden görüleceği gibi cuma günü %50 yağmur olasılığına sahip Austin’de serbest antrenmanların başlamasına 45 dakika kala boşalan damlalar pisti ıslattı. Yağmur lastiğinden (mavi yanak) geçiş lastiğine (yeşil yanak) sonra geçen Williams’tan Lance Stroll haricindeki 19 pilot pistin ıslanmasına çare olarak geçiş lastiğini buldular. Buna rağmen Toro Rosso ile ilk antrenmanlara çıkan Sean Gelael’in bağlantısında ve Esteban Ocon’nun aşağıdaki videosunda görüleceği gibi ıslak kerb ve çizgiler sebebiyle 360 derece dönüşler kaçınılmazdı.

Yağmurun dinmesiyle beraber pistin kuruduğu andan itibaren bitime kadar olan sürede takımlar, kuru zemin lastiklerine geçerek; sıralama ve yarış için çalıştılar. Dikkat çeken durum yumuşak (sarı), süper yumuşak (kırmızı) ve ultra yumuşak (bu yarış sınırlı kalmak üzere pembe) lastiklerin getirildiği ABD’de takımların birbirlerinden farklı lastik tercihleriydi. Force India pist kuruduğunda eski ve yeni yumuşakları denedi. Williams’lar, McLaren’dan Vandoorne ve Toro Rosso’lar, ultra yumuşaklerin taze ve kullanılmışlarına baktı. Alonso da hidrolik sızıntısı sebebiyle antrenmanı sadece 4 tur sürmeseydi eğer, aynı durumda olacaktı. Williams’tan Massa ve ilk virajdaki sert freni sebebiyle lastiğini yaktığı için bir daha tur atmayacak Bottas’ın kullandığı sadece birer dörtlü süper yumuşak lastik haricinde, geri kalan herkesin amacı süper yumuşağın davranışlarını anlamaktı. İlk antrenmanlarda taze süper yumuşaklarla atılmış turlar ile Hamilton, Vettel ve Bottas sıralaması oluştu. Vettel’in 0.593, Bottas’ın 0.644 saniye geride olması; Hamilton’un üstünlüğünün ilk habercisiydi. Verstappen 1.004 saniye ile Hamilton’u takip ederken, takım arkadaşı Ricciardo araç ayarlarından şikayetçi olup; diğer Red Bull’la sadece 16.lığı elde edebildi. Raikkönen liderin 1.263 saniye gerisinde 7. sırada yer alırken, üç büyüklerden sonra en hızlı kişi ünvanı ultra yumuşaklarının etkisiyle 5. sıradaki Vandoorne’a aitti.

Farklı lastik tercihleri ikinci antrenmanlarda da devam etti. Bottas, Red Bull’dan Daniel Ricciardo, Raikkönen, Force India’lar, Renault’un yeni pilotu Carlos Sainz, Vandoorne, Williams’tan Lance Stroll, Toro Rosso’nun yeni pilotu Brendon Hartley ve Haas’tan Romain Grosjean; lastik tercihlerinde süper yumuşak ve ultra yumuşakları birleştirdiler. Geri kalanlar ise yumuşak ile ultra yumuşak tercihinde bulundular.

Hamilton sabah attığı 1:36.335’lik tur zamanını ultra yumuşakların etkisiyle 1:34.668’e indirdi ve üstünlüğünü pekiştirdi. Ayrıca pist tarihinde atılmış en hızlı tur zamanına eş değer, 2016 ABD Grand Prix’i sıralama turlarında kendisine birincilik getiren 1:34.999’u tarihe gömdü. Verstappen yine en iyi Red Bull olarak, Hamilton’u 0.397 saniye geriden takip etti. Vettel 0.524 saniye geride 3. sıradaydı. Ancak ultra yumuşak lastiklerle erken zorladığı için kaymasının ardından, lastik setini boşa harcamıştı. Sıralama turları devamında araç dengesinden memnun değildi ve toplamda sadece 9 tur attı. Hafta sonu devamında yeni şasiyle yarışacaktı. 39 tur atmasıyla, sabah yaptığı hatayı telafi eden Bottas; takım arkdaşından 0.611 saniye gerideydi. Ricciardo bu sefer 5. sıradaydı ve Hamilton’la arasındaki fark 0.795 saniyeydi. Üç büyükleri Raikkönen 0.846 saniye geride 6. olarak tamamladı. Geri kalanların en hızlısı ise 1.636 saniye geride Alonso’ydu.

Cumartesi geldiğinde havadaki pamuk bulutlar vardı ama yağmur yoktu. Ferrari’ler, Force India’lar, Haas’tan Kevin Magnussen süper yumuşakla başladıkları antrenmanları; ultra yumuşakla tamamlayacaklardı. Stroll, Hartley ve Sauber’lerin ise başlangıç lastiği yumuşaktı. Kendi hatasıyla çakıl alanı boyladıktan sonra okkalı bir küfür sallayan Grosjean ve süspansiyon arızası sebebiyle aracını garaja çeken Toro Rosso’nun geri dönen pilotu Daniil Kvyat’ın ise iki rakamlı sayıları bulamayan turlarında ultra yumuşak lastiğe yer yoktu. Geri kalan pilotların hepsi eski ve yeni ultra yumuşak lastiklerle gezdiler. Hamilton yine liderdi. Rekorunu  1:34.478’e geliştirmişti. Ancak Vettel bu sefer sadece 0.092 saniye uzağında 2.ydi. Bottas 0.214, Raikkönen 0.277, Verstappen 0.625 saniye arkadaydı. Ricciardo 1.245 saniye geride iken, geri kalanların en iyisi bu sefer 6. sıradaki Massa oldu.

Sıralama Turları

Günün ilerleyen saatlerindeki sıralama turlarında, üçüncü antrenmanlardaki kuru hava şartları devam ediyordu. Stroll, Magnussen, Sauberler, Vandoorne’un uçtuktan sonra elenme bölgesine rakibini itmesiyle Hartley ilk bölümde elendiler. Bu arada Hamilton liderliğinde Mercedes’ler 1 ve 3. sırayı, Vettel liderliğinde Ferrari’ler 4 ve 7. sırayı süper yumuşaklarla elde ettiler. Red Bull’larda ise Ricciardo 11. ve Verstappen 2. sırada yer aldılar. Bu anda geri kalanların en iyisi ise Formula 1 twitter hesabından tebrik edilen Sainz’di.

İkinci bölümde Massa, Kvyat, Vandoorne, Grosjean ve Renault’un uzun dönemli pilotu – tur aramayan Nico Hülkenberg elenecekti. Hamilton’un liderliğinde Mercedes’ler ilk iki sırada yer aldılar ve Raikkönen de onları takip etti. Pilotlar 1:33’e inen ilk üç kişilerdi. Red Bull’lar 5 ve 6. sırayı kapladılar. Force India’dan Sergio Perez de yeni geri kalanların en iyisiydi. Burada dikkat çeken detay, Alonso’nun son anda üçüncü bölüme geçebilmeyi başarması ve telsizden bundan daha iyisini başaramayacağını anlatmasıydı.

Üçüncü bölüme geçtiğimizde Hamilton’un hakimiyeti yavaşlamamıştı. İlk bölümde en hızlısı 1:34.822 yapmanın ardından, ikinci bölümde 1:33.437 ile rekorunu yenilemeye eden İngiliz’in; üçüncü bölümde attığı ilk tur 1:33.108 kendisine sıralama turlarında liderliği verdi. Ayrıca pist rekorunu geçen seneye oranla 1.891 saniye uçurmuştu. Geri kalan 10 pilot ise Hamilton’un 0.239 saniye gerisinde Vettel, 0.460 saniye gerisinde Bottas, 0.469 saniye geride birbirleriyle aynı zamanı elde eden Ricciardo ve Raikkönen (1997 Avrupa Grand Prix’inde aynı süreyi elde eden Jacques Villeneuve, Michael Schumacher ve Heinz-Harald Frentzen’e bir selam) ve 0.550 saniye geride Verstappen ilk altıyı doldurdular. Devamında ise öndekilerle derin uçurum göze çarpıyordu. 1.539 saniye geride Ocon geri kalanların en iyisiydi. Sainz 1.744, Perez 1.899 ve Alonso 2.040 farkla ilk 10’u tamamladılar.

Yalnız bu sıralamalar pazar günü grid’e yansımayacaktı. Çünkü Vandoorne hafta sonu başında şanzıman değiştirmek yüzünden 5 sıra ceza almıştı. Ardından bu rakama sıralama öncesinde turbo (10), MGU-H (5), içten yanmalı motor (5) ve MGU-K (5) değiştirmekten 25 ceza gelince; sonunculuğa düştü. Hartley’in ilk Formula 1 yarışı henüz başlamadan kendisine ceza getirmişti. Yeni Zelandalı, ilk antrenman öncesinde içten yanmalı motor (10), MGU-H (5), batarya (5) ve kontrol elektroniği (5) değiştirmekten; toplamda 25 sıra cezaya sahipti ve 19. sıraya düştü. İlk antrenmanlar öncesinde Hülkenberg’in MGU-H (10), içten yanmalı motor (5) ve turbosu (5) değiştirilmişti. Böylece Alman pilot, normal şartlar altında 15. başlaması gerekirken; 18. sırada yer alıyordu.

Sound on 😡 . #USGP #F1 #Formula1 #SergioPerez #KMag

A post shared by FORMULA 1® (@f1) on

Normalde son sırada olması gereken Magnussen’in durumuna bakınca grid cezaları daha da ilginç bir hal alıyordu. Sıralama turları ilk bölümünde takımının Perez çıkış turunda. sözüne güvenerek, rakibinin önüne dalan Magnussen; engelleme sebebiyle üç sıra ceza aldı. Fakat yarışa 3 sıra yükselmiş halde, 17. olarak başlama hakkını elde etti. Perez’in küfürleri ve kızgınlığı da boşuna gerçekleşti.

Way to test Romain’s reactions 😮 . #F1 #Formula1 #USGP #RomainGrosjean #LanceStroll

A post shared by FORMULA 1® (@f1) on

Aynı anlarda Stroll da Grosjean’a ne taraftan yol vereceğini düşünmeye çalışıyordu. Hartley’in sağından gitmesini seyrettikten sonra Grosjean’ın da benzerini yapacağını düşünen çaylak pilot, sola kırınca; bir anda Fransız rakibinin önüne çıktı. Sonucunda, tehlikeli bir duruma yol açtığı ve engelleme için kendisine de 3 sıra ceza verildi. Kariyerinin ilk süper lisans ceza puanını da alan Kanadalı, yarışa 15. sırada başlayacaktı. Çünkü üçüncü antrenmanlar öncesinde içten yanmalı motor (10) ve MGU-H (5) değiştirdiği için Verstappen toplamda 15 sıra ceza almış ve 16.lığa düşmüştü.

Yarış

COTA’nın diğer pistlerin birleşiminden oluşan zevkli yapısını analizimizin girişinde anlatmıştık. 2017 şampiyon adaylarından güçlü taraf Hamilton’un lider ve kaybetmemek için halen savaşan Vettel’in ikinci başlayacağı yarışta, pistin yapısının zevkli bir yarış ortaya çıkaracağı açıktı. Yarışın heyecanlı geçmesi için, cumartesi gecesi başlayan ve pazar erken saatlere kadar süren yağmura ihtiyaç yoktu. Yine Fabrega’nın belittiği üzere kuru bir yarış bekleniyordu.

Havanın düzeldiği ve yarışın başladığı anlarda ünlü ziyaretçiler de piste akmaya başlamıştı. 1993 – 2001 arasında ABD başkanlığı yapmış Bill Clinton bu isimlerden en önemlisiydi. Usain Bolt da COTA’yı ziyaret edenlerdendi. Tarihin en hızlı koşucusunun başlıca odağı Hamilton’du. Hamilton da bu ilginin karşılığı olarak Bolt’a Mercedes-AMG GT R ile ölüm tehdidinde bulundu.

Amerika’nın psikolojik olarak bağrı konumunda olan Texas’ta pilotların gösteri sürüşündeki Amerikanvarilik devam ediyordu. 2016’ya kadar Amerikan klasik otomobillerinin katıldığı gösteri turlarından sonra bu sene de Texas plakalı burunlu bir Peterbilt’e kondu pilotlar. Burada Alonso ve Sainz tırın en arkasında İspanyol grubunu oluşturdular. Kvyat ile Sauber’den Marcus Ericsson, Vettel ile de Wehrlein gruptan kendini soyutlamış şekilde muhabbete dalmışlardı. Formula 1’deki ilk gösteri turuna çıkan Hartley’in sevinci de gözlerden kaçmadı.

Yarış öncesi etkinliklerdeki Amerikanvariliğin zirveye ulaştığı nokta ise pit yolundan başlangıç düzlüğüne keşif turu atmalarının ardından gerçekleşti. Indy500’den ilham alarak Formula 1 pilotları piste Michael Buffer’ın klasik görünümlü mikrofonda yaptığı uzun anonslar sonrasında geldiler. Normal başlangıç aşamalarının 15 dakika kaydırılmasıyla yapılan bu anlık organizasyona Buffer’ın koluna grid kızlarını takarak gelmesi de ilginçti.

Her ne kadar Alonso konu hakkında Indy500 çakması yorumunda bulunsa da Red Bull patronu Christian Horner ve Mercedes patronu Toto Wolff’un açıklamaları referans gösterildiği takdirde, genel izlenim olumluydu. Ayrıca Vandoorne’un ne zaman grid’e çıktığını hala çözemedim.

Tüm pilotların tanıtılması ve arabalarına oturmasının ardından ABD Grand Prix’ine özel olan detaylardan sonuncusu gerçekleşti. Yarış başlangıcını Bolt’un salladığı yeşil bayrak yaptı. Sonrasında bol konum değişiklikliğine ve geçişe sahip, hoş bir yarış seyrettik.

Raikkönen, Sainz, Perez, kalkışta çarpışan Wehrlein ve Magnussen ikilisi ve Hartley ilk turun kaybedenleriydi. Geçişlerin en önemlisi de Vettel’in ilk viraj içini tutarak Hamilton’un önüne geçmesinin ardından liderliğe yükselmesiydi. 6. tura geldiğimizde Hamilton, karşı atağını başarıya ulaştırdı ve liderliğe geri döndü.

Hamilton’un olası liderliğindeki 2. engel ise Verstappen’di. Henüz 10. turda Ocon dahil herkesi geçerek 6.lığa çıkan Hollandalı pilot, ön sıraların pite girmesini değerlendirerek 21. turda liderliğe çıkmıştı. Fakat süper yumuşak lastikleri Hamilton’un taze yumuşak lastiklerine dayanamadı ve liderliğini kaybetmenin ardından, pite girerek dördüncü sıraya düştü. Bundan sonra Hamilton yumuşak lastiklerini koruma yoluna gidecek, bir daha pite girmeyecek ve damalı bayrağı Vettel’in 10.143 saniye önünde lider geçecekti.

Önemli geçişlerin yapıldığı diğer alanlar ise podyumun kalan basamaklarını doldurma amaçlıydı. Bottas’ın podyumdaki konumu henüz yarış başında Ricciardo ile mücadelesinden görülebileceği üzere tehlikedeydi. Bu mücadelede Bottas galip ayrıldı.

Mücadelenin diğer tarafı Ricciardo ise 10 tur sonra Raikkönen tarafından tehdit edildi. Avustralyalı pilot yerini korumayı başardı ama pitinden sonra yaşadığı mekanik sorun, podyum mücadelesinden silinmesine sebep oldu. Böylece Bottas biraz olsun rahatlarken, Raikkönen de podyum potasına yaklaştı.

Ancak yarışın ikinci yarısı Bottas için hiç de rahat geçmeyecekti. Tek pitstop stratejisiyle yarışan Raikkönen kendisinden iki tur daha eski yumuşak lastiklere sahip Bottas’ı 1.5 tur kovaladıktan sonra 42. turda geçmeyi başardı.

Raikkönen’in saldırısı sonrasında Bottas halen üçüncülüğünü koruyordu. Çünkü Vettel ikinci kere pite girmiş ve dördüncü sıraya düşmüştü. Raikkönen’in ardından Vettel de Bottas’a saldırısında başarılı oldu. Böylece yarışa üçüncü başlayan Bottas podyumdan dışarı atıldı. Bu hamlede ilk virajda tur bindirilirken, çok hoş yol veren Vandoorne da tebriği hak ediyordu.

Bitime 5 tur kala ise taze süper yumuşaklarıyla Verstappen podyum zorlamak için yola çıktı. İlk önce yumuşak lastikli rakibi Bottas’ı dışarı ata ata geçmeyi başardı ve Fin pilotu yarışı bitireceği 5.liğe yolladı.

56. tura geldiğimizde Verstappen Raikkönen’in hemen dibine girmeyi başarmıştı ve podyumun son basamağına isteğini belli ediyordu. Pistin İstanbul Park’tan esinlenen bölümüne girişte içeri daldı ve damalı bayrağı üçüncü olarak geçti.

Böylece kazandığı Malezya ve 2. olduğu Japonya ardından 3. podyumuna ABD’de 3. olarak çıkabilirdi. En azından biz öyle sanıyorduk. Mika Salo başkanlığındaki yarış hakemleri Verstappen’in son saldırısının virajı keserek yapıldığını öne sürerek, Hollandalı pilota 5 saniye ceza verdiler. Bu durum Verstappen’i dördüncülüğe düşürüyordu. Sahiden de podyum öncesi dinlenme odasında sevinçli Verstappen’e durum söylendi ve podyuma son eleman Raikkönen çıktı. Ferrari’nin Finlisi böylece 2017 Macaristan’dan 5 yarış sonra tekrar podyumla tanıştı. Böylece ilk 5’e giren pilotların yarışta neler döndürdüklerini anlatmış olduk.

Geri kalanların en iyisi konumundaki kişi Ocon’du. Fransız pilot, 14. turda pite girmesi dışında hiç geriye düşmedi. Arkasındaki Massa ve Sainz’in kendisinden sonra yaptığı pitler, Verstappen’e geçilmesine rağmen Ricciardo’nun yarış dışı kalması gibi etmenler de; yarışı başladığı gibi bitirmesini sağladı. İlk turda Alonso’ya, 6. turda Verstappen’e geçilen Sainz de başlangıç konumunda damalı bayrak görenlerdendi. Yarışı 7. bitirmesinin ilk sağlayıcısı Alonso’nun mekanik problemle yarış kalmasıydı. Ayrıca kendisinden 7 tur eski yumuşak lastiğe sahip Perez’e saldırması ve yerini geri alması da Renault’taki ilk puanlarının sevindirici boyutta olmasına olanak verdi. Ocon’la arasındaki 1.964 saniyelik fark ise İspanyol pilotun, yarış uzun olsaydı eğer; Ocon’u da geçebilecek olma ihtimalini vurguluyordu. Perez de 8. olarak kaldı böylece.

Verstappen’in tam ortasından deldiği puan potasında Ricciardo ve Alonso’nun yarış dışı kalmasını değerlendirerek, ABD’den puan çıkaran son iki isim ise yarışı 9. bitiren Massa ve 10. bitiren Kvyat’tı. Massa puanlarını Perez’in 0.624 ve Kvyat da puanlarını Massa’nın 6.151 saniye gerisinde elde etti. Puan potası dışındaki ilk isim Stroll ile Kvyat arasında da 21.706 saniyelik devasa bir fark vardı.

Hamilton ile ilk 10’a girenlerin tur başına toplam zaman farkı grafiğini görebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Takım analizine geçmeden önce İtalya ve Malezya’da çizdiğimiz, yarışı kazanan pilot ile ilk 10’a giren diğer pilotlar arasındaki tur başına toplam zaman farkı grafiğini de paylaşalım. Hamilton’un liderliği ikinci defa ele geçirdikten, 40’lı turlara kadar rahat bir şekilde yarışı lider götürmesi; grafikte göze çarpan ilk detay. Verstappen’in geride başlayıp, rakiplerini geçmesinin ardından; yarış sonlarında Vettel’i zorlayacak bir tempoya sahip olması da dikkate değer. 40’lı turlara kadar Hamilton ile mesafeyi tutturan Bottas’ın düşüşünün ise ikinci turlar bütününde kullandığı yumuşak lastiklerin komple bitmesinden kaynaklandığını grafik sayesinde düşünebiliriz. Raikkönen’in de son turda Verstappen’e geçildikten sonra moralinin bozulduğunu, çizgisindeki ani üste çıkıştan farkedebiliyoruz. Ocon’un geri kalanların en iyisi konumunda olmasının, ilk turlar bütününde liderlere yakın seyretmesi olduğu da anlaşılıyor. Sainz’in Ocon’u geçmek için pek de zorlamadığı ikisinin çizgilerinin paralelliği sayesinde farkediliyor. Massa’nın Kvyat’ı geçmenin ardından Perez’i zorlaması ve Kvyat’ın da puanın üzerine mis gibi yatması yapılabilecek diğer detaylar. En dikkat çeken husus ise ilk 5 pilot ile son 5 pilot arasında asırların yer alması. Şimdi takım analizine geçelim.

Mercedes

Yarışa üçüncü başlayan Bottas’ın damalı bayrağı beşinci görmesi, Mercedes hakkında yorumlanması gereken ilk detay. Sıralama turlarında üçüncü olmanın ardından twitter profiline umduğundan daha kötü bir derece elde ettiğini ve yarışta daha iyi olacağını söylemişti. Fakat başladığından iki konum geride yer almasının, kendisi hakkında soru işaretleri oluşturduğu çok açık. Yarış sonrası açıklamalarında, bitimden 20 tur önce herşeyin yolunda olduğunu ve Vettel’in arkasında rahatça gittiğini ama sonrasında Raikkönen’e karşı koymaya çalışırken; yumuşak lastiklerini bitirdiğini belirtiyordu. Önü açık Hamilton rahatça tek pitstop stratejisiyle kazanmayı başarırken, Bottas bitime 4 tur kala ultra yumuşak lastiklere geçmek zorunda kalmıştı.

Kanımca Mercedes genç pilotları Wehrlein veya Ocon’un da kendisinden daha fazlasını yapamayacağını düşündüğüm Bottas, Mercedes’in kendisine antrenman turlarında hiç yumuşak lastik takmamasının bedellerini ödemişti aslında. Belki de takım 2018’de yeni düşüncelerle hazırlanacak Mercedes aracının hazırlanması için, kendi performansı ve başarılarından feragat etmişti. Her ne kadar ABD’de alınan beşincilik, kendi şahsi hedefi şampiyona ikinciliğinde Vettel’in 21 puan gerisine düşmesine yol açmış olsa da; bu sonuç Mercedes’i 2014, 2015 ve 2016’dan sonra dördüncü defa takımlar şampiyonu yapmıştı. Bu sebeple takımlar kutlamasında Bottas’ın da yüzü gülüyordu.

Hamilton kariyerinde 72. pole pozisyonunu elde etti ve kendisine ait rekoru ABD’de geliştirmeye devam etti. Ayrıca daha önce Michael Schumacher’e ait olan ön sıradan başlama rekorunu bir sıra geliştirip, 117 yaparak; eline aldı. Pole’den kazandığı yarış sayısı da 40 oldu ve Schumacher’le eşitlendi. Vettel’e kalkışta geçilmesine rağmen, pist üstünde geçmesi galibiyetinin ilk nedeniydi. Ucundan da olsa pitini yapmanın ardından Vettel’in önünde dönmesi, galibiyetini pekiştirdi. Gerçi Hamilton bu anda takıma Neden Vettel bana bu kadar yakın? diye fırça atmayı ihmal etmedi.

Hamilton ABD zaferiyle beraber kariyerinin 62. galibiyetini aldı. Bu sezondaki 12 podyumuydu. Ayrıca sezonun 2. yarısını başlatan Belçika Grand Prix’inden sonra, Malezya haricindeki yarışlardan 5’ini kazanmayı başarması da bir hayli ilginçti. ABD Grand Prix’i ayrıca Hamilton’un ardı ardına puan aldığı 22. yarıştı ve Raikkönen ile bu konuda eşitlenmesine 5 yarış kaldı.

Let’s get ready to rumble 😆 . #F1 #Formula1 #USGP @cota_official @lewishamilton

A post shared by FORMULA 1® (@f1) on

Daha yarış öncesi pilot tanıtımlarında kariyerindeki en iyi dönemi yaşamasının mutluluğu okunan Hamilton’un, bir sonraki yarış Meksika Grand Prix’inde kariyerinin dördüncü şampiyonluğunu almak için ise şu şartların gerçekleşmesi gerekiyor;

  • Hamilton Meksika’da 5. olması durumunda 341 puana erişiyor. Kalan 3 yarışın hepsini Vettel kazansa dahi toplam puanı 340’ta kalıyor. Böylece Hamilton şampiyon oluyor.
  • Vettel ikinci olduğunda Hamilton’a en az 9.luk şampiyon olması için yetiyor.
  • Vettel üç ve daha aşağıda bitirdiği takdirde Hamilton kesin şampiyon oluyor.

Ferrari

Sezonun ikinci yarısında Austin’e kadar 5 yarışta olası puan hanelerinden sadece 6’sını doldurabilen Ferrari, hafta sonuna gergin bir kafada girdi. Alman basınında yer alan haberler takım patronu Maurizio Arriavebe yerine 2018’de Ferrari motorlarının gelişiminden sorumlu Mattia Binotto’nun geçeceğini işaret ediyordu. Ancak Vettel’in şasi değişimi dışında sorunsuz yarış öncesi seanslar geçirmeleri, Red Bull’dan yavaş olmamaları ve Vettel’in sıralama turlarındaki ikinciliği gergin havayı dağıttı. Vettel’in sezonun ikinci yarısında kaybedilen puanlardan sonra şampiyonluk şansı gayet azalmıştı. Fakat Alman pilot elinden geleni ardına koymayıp, ilk turlarda lider gitmeye ve sonrasında da Hamilton’un ensesinde olarak; şampiyonluk şansını uzatmaya çalışmasıyla takdir topladı.

Ferrari takımlar şampiyonasını kaybetti. Meksika’da muhtemelen Hamilton şampiyon olacaktır. Ama Ferrari zevk için yarışmaya ve aynı zamanda gelecek için yarış içinde test yapmaya devam edecektir. Yarış anlarında çıkan haberlerde Fiat Chrysler Automobiles CEO’sunun yönetim kadrosu başta olmak üzere çalışanlarının arkasında olması ve Vettel’in yarış sonrasında Ferrari’nin 2014’tekinden daha iyi olduğunu söylemesi ile sebebi olarak Arrivabene’yi göstermesi durumları ise zaten kaybedilmek üzere olan şampiyona biterken; daha fazla moral bozmamak düşüncesi taşıyor. Böylece 2018’e daha rahat hazırlanılabilir.

Austin’de Vettel sezonun 10. ve Raikkönen sezonun 5. podyumuna erişti. İki takım arkadaşı arasında 102 puan fark bulunuyor. 29 puan farkla Ricciardo, şampiyonada 5. sırada bulunan Raikkönen’den 1 sıra önde ve Verstappen de 40 puan farkla bir sıra geride konumlanıyor. Her ne kadar podyumuna sevinilse de Raikkönen’in performansı hakkında olumsuz eleştiride bulunanlar da var. Bunlardan biri Ferrari’nin Raikkönen ile yarıştığı takdirde asla takımlar şampiyonasını kazanamayacağını belirten Flavio Briatore. Ancak yarış anlatımımızda bahsettiğimiz Verstappen kesmesi sebebiyle podyuma adım atan, söz konusu olay için ilk önce Podyuma ceza ile çıkmama şaşırdım. Kesmeyi görmedim. tarzında bir açıklama yaptıktan sonra bunu Verstappen cezasını kabul etmeli. cümlesine çevirse de asıl sorun olarak pistlerdeki asfalt kaçış alanlarının fazlalığını gösteren pilotun yerine; Antonio Giovinazzi veya Charles Leclerc gelse, daha fazla puan alamayacaktır. Ayrıca bahsedilen bu genç Ferrari pilotlarına Beyler, siz biraz Vettel abinizin arkasını kollayın. Haydi bakalım. demek onların performansını düşürecektir. Bu sebeple onlar yetişene kadar Raikkönen’in yarışması doğrudur. Austin’de podyumda olarak çakallığını da göstermiştir. Son olarak Ferrari’nin yaşadığı yakıt tüketim fazlalığı ilgili, Raikkönen’in telsizden takıma ayar verdiği bir anı paylaşmak isterim.

Ayrıca podyumda Vettel’in ilk önce eski patronlarından James Allison’u ıslatması da hoş bir andı.

Red Bull

Ricciardo’nun motor kaynaklı problemle yarış dışı kaldığından yarış anlatımında bahsettik. Bottas’ı geçmek için çok zorladığını ve motor problemiyle savaşma isteğinin yarım kaldığını söyleyecekti Avustralyalı pilot. Takım patronu Christian Horner’a göre ise Ricciardo podyum adaylarından biriydi. Bottas’ın yarışın ikinci yarısındaki formuna bakılınca mantıklıydı da bu durum. Bu sebeple takımın Ricciardo yarış dışı kaldığında yıkılması oldukça normaldi.

Verstappen’in Raikkönen’e saldırışı ise bu yarış dışı kalmayı gölgede bıraktı. Verstappen’in anlık olarak podyumu kapmasına tepkisi devasa ve hırslı bir bağırıştı. Horner da genç pilotunu Max Verstappen, sen şahanesin, süper sürüş. diyerek tebrik etti. Vettel’in telsiz konuşmalarında Verstappen’in arkasında olmasına şaştığı gözüküyor ve Arrivabene de 18. virajda geçtiğini anlatıyordu rakiplerinin. Raikkönen de saldırı sonrasında Fince siktir anlamına gelen vittu kelimesini, devamında bol bol İngilizce siktir olan fuck ile birleştirdikten sonra bir de özür dilemişti takımdan.

Verstappen podyumu için sevinirken ve Ferrari’de halen şoktayken, hakemler de Hollandalı pilotun hareketini incelemekle meşgullerdi. Hamilton zafer için sevincini araba başında gösterdiği anlarda ekranlarda Verstappen’in 5 saniye ceza aldığı gösterildi ve bu yarışı anlattığımız bölümde dinlenme odasından çıkarılarak, podyumu kaybetmesine sebepti. Hakemlerin yayımladığı kararda Verstappen’in 4 lastiğinin en az yarım metre pistten çıktığı belirtiliyordu.

Karardan sonra hakemlerin kararlarının tutarsız olduğu Formula 1 yorumcuları tarafından söylendi. Bunlardan birisi eski Formula 1 pilotu ve Movistar yorumcularından Pedro de la Rosa’nın 2017 ABD görüntüleriyle destekleniyordu. Verstappen de hakemlerin kararını aptalca olarak nitelendirmişti ve spora zarar verdiğini de savundu kararın. Horner içinse podyumdan atılma çok ağırdı. Yarıştan sonraki hafta içinde hakemlerden Mika Salo’nun ölüm tehditleri bile aldığı söylendi. FIA’dan Charlie Whiting’e göre ise hakemlerin tutarsız olmadığını, daha önce Renault eski pilotu Jolyon Palmer’in Monza’da ve Perez’in Belçika’daki hamlelerinde ceza geldiğini açıklayarak savunuyordu. Halbuki de la Rosa’nın görüntüleri oldukça açıktı. Whiting ayrıca Verstappen’in resmi olarak özür dilemesini talep etmişti açıklamalarından dolayı. Beklenen özür 27 Ekim 2017 günü geldi.

Yalnız güvenlik gerekçesiyle çılgınca asfalt kaçış alanlarıyla bezenen Formula 1 pistlerinde viraj kesme tartışmalarıyla karşılaşmaya devam edeceğiz. Yarışlarda sürekli aynı hakemlerin görevlendirilmesi de problemi çözmeyecek. Çünkü içeride boşluk gören bir pilot, asfalt da izin verdiği müddetçe virajı kesmeye çalışacak. Kaçış alanlarında kesmeyi engellemek için yapılan kerblerin arabalara zarar verdiğini ise zaten Avusturya analizimizde anlatmıştık. Çözüm eski kafa pistler gibi çakıl alanları arttırmak olmalı. Hata yapan veya fazla cesaretli olan pilotlar, böyle cezalandırılmalı. Son olarak F2 ve GP3 hafta sonuna ev sahipliği yapan Jerez bu pistlerden biri.

Force India

Force India Ocon’un 6.lığı ve Perez’in 8.liği ile 17 yarışın 14’ünde çifte puan almayı başardı. Bu altıncılık, İspanya’da 5. olmuş Ocon’un en iyi derecesi değildi ama sezondaki sezondaki beşinci 6.lığıydı ve bu rakam sahip olduğu 10.luk sayısıyla aynıydı. Ayrıca Ocon 2017’de Azerbaycan ve Belçika dahil olmak üzere 6. defa Perez’i geride bıraktı. Fransız pilotun en önemli başarısı da Max Chilton’un en çok yarış bitiren çaylak sıfatını 26 ile geride bırakmasıydı. Ocon’un ABD Grand Prix’ine başlayamama tehlikesi ise kaderin bir cilvesiydi. Yarış öncesinde motorun 6 silindir enjektöründen 3 tanesinin, kontrol ünitesi arızası sebebiyle çalışmadığı farkedildi. Force India’nın medeni yöntemlerle sökecek zamanı yoktu ve araç gövdesini delmeleri kontrol ünitesine ulaşmalarını sağladı. Delik gövdenin kapatıcısı da yarış içinde gevşeyecek ve Ocon’a yere basma kuvveti kaybettirecek bir banttı. Sadece arabasının sağlığı değil, Ocon’un da sağlığı sallantıdaydı yarış öncesinde. Fransız pilot mide ve başağrılarıyla uğraşıyordu, takım arkadaşının Malezya’da yaşadıkları gibi. Engellere rağmen Ocon başlıca olmak üzere Force India’nın aldığı puanlar şahaneydi.

Andrew Hone’ın fotoğrafındaki sahne yarış içinde de geçerliydi. Ocon 2017’de 6. defa takım arkadaşı Sergio Perez’i geçti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Garajların Perez tarafında ise yarış daha zordu. Sıralama turları sonuçlarını telafi etmek için daha saldırgan bir strateji belirlemişti Meksikalı pilot. Bu sebeple 12. turda pite girdi ve etrafındaki Sainz, Kvyat ve Massa’ya üstünlük sağlamaya başladı. Yumuşak lastiklerle performansı takım arkadaşından daha iyiydi. Telsizden onu geçmek istediğini söyledi ama Japonya’daki gibi, izin gelmedi kendisine. Ocon’un arkasındaki kirli havada lastikleri de eskiyince Sainz’in pençesine düştü ve geçildi. Devam eden turlarda Massa ve Kvyat’a geçilmemek için elinden geleni yaparak, yarışını 8. olarak bitirdi. Takım yönetiminden gelen açıklamalar, eğer Perez’in geçişine izin verselerdi; iki araçla da puanı kaçıracakları yönündeydi. Meksika’da takım üyelerinin, birbirleriyle yarışmasına izin verileceği söyleniyor.

Ayrıca Force India yardım çalışmaları ve sosyal sorumluluk projelerine Austin’de de devam etti. Bu sefer göğüs kanseriyle mücadele için orijinalden daha pembe kıyafetler giydiler. Ana sponsorları BWT de göğüs kanserleri derneklerine toplamda 150 bin dolar bağışta bulundu.

Renault

Sainz Junior’un henüz Japonya’dan sonra tanıştığı yeni takımıyla ilk hafta sonu çok hızlı başladı. İlk antrenmanlarda Hülkenberg’i 0.811, ikinci antrenmanlarda 0.005 saniye geride bıraktı. Üçüncü antrenmanlarda 0.0422 saniye geride kaldı. Sıralama turları ilk bölümünde tekrar 0.223 saniye öne geçti. Sıralama ikinci bölümlerinde Hülkenberg tur atmadığı için elenirken, Sainz üçüncü bölümde 8. olarak puan potasındaydı. Yarış analizimizde ise Sainz’in Perez’e yaptığı şahane saldırıyı izledik. Sainz hafta sonu yaptığı açıklamalarda Renault’un direksiyonundan tutunmasına kadar Toro Rosso’dan farklı bir araba olduğunu ve sürmek için farklı bir tarz gerektirmesine rağmen; %90 oranında alıştığını söyleyecekti. Takım patronu Cyril Abiteboul ise yeni pilotu hakkında agresif ama mantıklı bir yarış geçirdiği övgüsünde bulunmaktaydı. Aşağıdaki tweet’ten görüleceği gibi Sainz’in 2017’nin en başından beri takımda olduğu gözükebilirdi. Zamanında Toro Rosso’da yanlarında olan bira markası Estrella Galicia’nın da boyunluğunda gözükmesi gözlerden kaçmadı.

Takımın ana pilotu Hülkenberg de aracından memnundu ama grid cezaları, puan potasından kendisini uzaklaştıracaktı. Yarışa lastiklerini saklamak için sıralama turları ikinci bölümünde tur atmadı. Yarışa 18. başlamıştı ve ikinci turda 16.lığa yükselmişti. Fakat henüz üçüncü turda yakıt basıncı problemi yaşadı ve aracını garaja çekti. İlk yapılan incelemelere göre Hülkenberg’in motorunda bir sıkıntı yoktu. Ancak 2017 sezonunda ilk defa bir takım arkadaşına sıralama turlarında geçilen Alman pilot, Sainz’in gölgesinde kaldı hiç şüphesiz.

Williams

Suzuka’da tekerlekle ilgili problem sebebiyle yarışı yarım kalan Williams’ın çaylağı Stroll’un hafta sonu ABD’de de güzel başlamamıştı. Mesela atacağı en iyi turda kafa koruması gevşeyince gazdan ayağını çekmek zorunda kalmıştı. Böylece arka kanat dahil yeni aerodinamik parçalara ısınamamıştı. Sıralama turları ilk seansında yavaş kalmasının sebebi de motorunun sıralama modunda değildi. Yarıştaki temposu ise yarışta moralini düzeltecek cinstendi. Cezasına rağmen yarışa 15. başladı. İki pitstoplu saldırgan bir taktik seyretti. Başını belaya sokmadı ve son 10 turda dört geçiş yaptığı yarışı 11. bitirdi. Kvyat ile arasında 21 küsür saniye zaman farkı olması ile lastik aşınmasından dolayı ikinci defa pite girmesi birleştirildiğinde, belki de puan alabilirdi.

Lance Stroll, yarışa sonuncu başlayan Vandoorne’a ikinci pitinden önce geçildi. Sonra Mark Thompson’un bu fotoğrafında intikamını aldı ve yarışı 11. bitirdi.

Massa’nın hafta sonu ise sorunsuzdu. Antrenman ve sıralamalarda temiz turlar atmış, hatasızca sürmüş ve araçta rahat hissetmişti kendini. Sıralama turlarında üçüncü bölüme kalacak hıza sahip olmasa da cezalar ile yarışa puan potasında başlayacaktı. Önündeki Alonso ve Ricciardo’nun yarış dışı kalması ve Verstappen’in kendisini geçmesinin mutlak değeri alınınca; dokuzunculuğu normaldi. Ama bu denildiği kadar kolay olmadı. Geç pite girdiğinde 6.lığa kadar yükselmiş ve sonrasında 12.liğe düşmüştü. Önündeki Haas’lar ve Kvyat’ı geçerek elde etti puanlarını.

Charles Coates’in karesinde Massa’nın arkasında Perez ve Kvyat gözükmekte. Brezilyalı pilot yarışı Perez’in arkasında ve Kvyat’ın önünde bitirdi.

Göğüs kanseri için daha pembe kıyafetler giyen bir takım da Williams’tı ve Martini logolarına rağmen, daha çok Force India üyelerine benziyorlardı görünüm olarak.

Pist üstü performans dışında Williams’ın 2018 pilot kadrosu dedikoduları da ABD’de gündemdeydi. Sürüş tarzını değiştirmiş ve F3 ruhundan, F1 ruhuna geçmiş Stroll’un takvimde yeri garantiydi. İkinci koltuğa Robert Kubica ve Paul di Resta’dan sonra Pascal Wehrlein’in ismi de geçti. Alman pilot hem Mercedes’in genç pilotuydu, hem de sponsorları vardı. Yetenekli olduğu için Martini’nin 25 yaş sınırını esnete de bilirdi. Bunun dışında Red Bull ile ilişkileri ABD’den sonra kopacak Daniil Kvyat da değerlendiriliyordu. Abu Dhabi’ye kadar netleşmeyecek pilot kadrosu için Massa’nın da görüşü doğal olarak, koltuğunu kaybetmek istemediği için; Paul di Resta ve Robert Kubica’nın uygun olmayacağı yönündeydi.

Toro Rosso

Japonya’da Sainz ve Pierre Gasly ile yarışan Toro Rosso’da bir pilot değişikliği zorunluydu. Çünkü Malezya’dan beri takımda olan Gasly ana görevi olan Super Formula’da şampiyonluk mücadelesi vermek için Suzuka’da olacaktı. Red Bull dinlendirdiği Daniil Kvyat’ı Sainz’in garajına ve ekibine emanet etti. İkinci pilot olarak da zamanında Red Bull genç pilotlar programından kovulan Brendon Hartley’i getirdi. 2017 24 Saat LeMans’ı kazanan Porsche ekibinden olan Hartley, 1984’te Tyrrell’da Almanya Grand Prix’ine çıkmayı hedefleyen ama sıralamalarda elenen Mike Thackwell’dan sonra Formula 1 pistlerinde olacak ilk Yeni Zelandalı’ydı. COTA’yı Dünya Binek Otomobiller Şampiyonasından (WEC) tanıyan Hartley için pist sorun değildi.

XPB Images’e son defa Formula 1 arabası kullandığı 2009 Aralık Jerez testlerinde poz veren Hartley, kovulduğu Red Bull B takımına tekrar çağırıldı.

Fakat Toro Rosso ile en son Aralık 2009’da Jerez’de test yapmış ve bu son Formula 1 tattığı andı. Dakika bir gol bir Formula 1’in karalekesi grid cezalarıyla tanışan Hartley moralini bozmadı ve ilk antrenmanlarda test pilotu Sean Gelael’i 1.139 saniye geride bıraktı. İkinci antrenmanlarda ise ana pilot Kvyat’tan 1.126 saniye gerideydi. Üçüncü antrenmanlarda ise Kvyat yeterli tur atamadığı için karşılaştırmaya pek gerek yoktu. Açıklamalarında başta lastikler olmak üzere öğreneceği çok şey vardı ve bu sebeple sonuca değil de öğrenmeye odaklandığı sıralama turlarında ilk bölümde 18. olduktan sonra, yarışa 19. başladı. Pazar günü hiç hata yapmadan, iki pit taktiği ile aracını damalı bayraklar altından 13. geçirdi. Son 10 turda Marcus Ericsson ve Haas’ları geride bırakması takdire şayandı. Hartley’in yarış sonrası yaptığı açıklamalardaki satır başları ise uzun zamandır durarak kalkış yapmaması, girdiği pozisyon savaşları ve Stroll’a geçilmek dışında hata yapmamasıydı. Toro Rosso cephesinden de Hartley’e övgüler geliyordu.

Mark Thompson Hartley’i Stroll’un önündeyken çekmişti ama Yeni Zelandalı yarışı Stroll’un iki sıra gerisinde bitirdi.

Geri dönen Kvyat ise alıştığımızın tersine ABD’de hatasız bir yarış çıkararak, 9 yarışın ardından puan sahibi oldu. Massa’nın taze lastiklerine karşı koyamaması ve 9.luğu kaybetmesi tek problemiydi. Fakat 2017’deki en iyi yarışı olarak nitelendirdiği ABD’nin bitiminden sonra Kvyat’ı felaket bekliyordu. Söylentilere göre yarış hafta sonu öncesinde Kvyat ile Red Bull motorsporları danışmanı Helmut Marko konuşmuş ve Marko, pilotunun kalemini orada kırmıştı. Puanla yarışı bitirmesine rağmen, daha puanı kutlamasına fırsat verilmeden; takımla ilişkisinin biteceği kendisine bildirilmişti. Toro Rosso’ya sezon sonunu getirecek pilotlar ise Super Formula’nın yarışlarının tayfun nedeniyle iptal edilmesiyle şampiyonluk mücadelesi veremeyen Gasly ve Hartley olacaktı. Böylece İtalyan takım 2004’te Christiano de Matta ve Olivier Panis ile başladığı sezonu, Jarno Trulli ve Ricardo Zonta ile noktalayan Toyota’dan sonra başladığı pilot kadrosunu; sezon sonunda değiştiren ilk takım olacaktı. Kovulan Kvyat’ın twitter’ındaki son paylaşım ise 21 Ekim 2017 sıralama turlarında paylaştığı yararlı gün yorumuydu.

McLaren

ABD’ye çok da umutlu gelmeyen McLaren, beraberinde güncellemeleri de getirmişti. Buna rağmen Alonso’nun ilk antrenmanlarda hidrolik sorunu sebebiyle yeterince dönememesi takımda moral bozuyordu. Vites kutusu değiştireceği için güncellemeleri sökülen ve Alonso’ya takılan Vandoorne ise ikinci antrenmanlarda trafikten dolayı istediği turları atamamış ve araç dengesinden şikayet etmekteydi. Vandoorne’un problemleri üçüncü antrenmanlarda ve sıralama turlarında devam ederken, Alonso da tam tersine sıralama turlarının tüm bölümlerinde ilk 10’a girerek; McLaren cephesini sevindirmişti. Sıralama turlarında dokuzuncu olmasına rağmen Verstappen’in cezası sayesinde sekizinci başlayacak olması, yarışta puan beklentisini arttırmıştı Alonso’nun. Kalkışta Sainz’i geçmesi, daha sonra Verstappen’e geçilecek İspanyol pilotun; pitinden sonra başladığı yerde tutunmasına olanak sağlamıştı. Fakat Alonso’nun MGU-H’ı yarışı bitirmesine izin vermedi ve Honda motoru 24. turda yolda kaldı. Aracı sürünürken takım hissedarı Mansour Ojjeh’in başını sallaması çok ilginçti. Alonso da aracını pite getirirken İnanamıyorum. Yine 6, 8 civarı puan kaçırdık. demekteydi. Pitinden sonra her şey yolunda gittiği anlarda stratejiyi öğrenmek isteyen Alonso’ya Ocon’u hedef alacağının söylenmesi de kaybedilen puanların miktarını teyit etmişti.

Vandoorne’un antrenman turları öncesinde vites kutusu değiştireceği için 5 sıra ceza alacağı kesindi. Yarış günü Hollandalı pilotun MGU-H’ında sorun tespit edilmişti ve tek parçayı değiştirecek vakit olmadığı için komple motor değişikliği, kendisini sonuncu sırada başlamaya zorladı. Ancak kariyerinde ilk defa COTA’ya çıkmasına ve grid cezalarına rağmen, moralini bozmayarak; pitlere kadar dokuzunculuğa tırmandı. Yarışı da son anlarda Stroll’a geçildiği için 12. bitirdi. Saldırı yapabilmesine ve araç performansına seviniyordu.

Haas

Tarihlerinde ikinci defa kendi evlerinde yarışa çıkan Haas’ta Japonya’daki çifte puanın da etkisiyle yoğun bir sevinç vardı. Arka kanat ABD bayrağına boyanmıştı;

We're representing the 🇺🇸 this weekend at @cota_official! Do you like our new #Haastin livery addition?

A post shared by Haas F1 Team (@haasf1team) on

Pistin açık alanlarında Haas tepesi olarak bir bölümü kendi taraftarlarına ayrılmıştı. Takım sahibi Gene Haas, takım patronu Günther Steiner ve pilotlar da taraftarlarını yalnız bırakmadılar.

We ❤️ our fans! Thank you so much for coming out to #HaasHill to meet our @haas_automation team in #Haastin.

A post shared by Haas F1 Team (@haasf1team) on

Instagram hesabı da takımın genç pilotlarından, İtalyan asıllı ABD’li Santino Ferruci kontrolündeydi.

Takımın pilotlarından Kevin Magnussen’in ailesi de oğullarına takım evinde destek olmaktalardı. CART ve NASCAR dışında Chevrolet adına WEC’te yarıştığı için ABD’de tanınan bir yüz olan babası Jan Magnussen de evinde gibiydi. Ayrıca fotoğraflarda Kevin’in sevgilisi Louise Gjørup, kız kardeşi ve erkek kardeşi, amca ve dayıları ile emin olmamakla beraber üvey annesi Christina Magnussen vardı.

Family. ❤️ #Haastin

A post shared by Haas F1 Team (@haasf1team) on

Fakat pist üstündeki Haas, pist dışındaki Haas kadar renkli ve mutlu gözükmüyordu.

Serbest antrenmanların ilkinde Magnussen, engellediği Vettel’den tepki almıştı. İkinci antrenmanlarda ise takım arkadaşı Grosjean’ın önüne Lütfen yolumdan çekilebilir misin? telsiz mesajıyla dalacaktı. Grosjean’ın konu hakkında yorumu Kevin’in muhteşem zekası… oldu. Grosjean’ın garajındaki mekanikerler ise gülmek veya sakallarıyla oynamakla meşgullerdi o anlarda.

Magnussen’le ilgili şikayetler burada sınırlı kalmadı. Sıralama turları ilk bölümünde Perez’i engellediği için Danimarkalı pilota ceza verildi. Kendisinin olaya cevabı yaya yaya kurulan Onu engelledim kesinlikle. Bu ceza sebebidir. Hakemlerden ceza vermelerini bekliyorum. cümlesiydi işin ilginci. Fakat Magnussen şanslıydı. Çünkü turlara göre zaten sonuncu başlayacağı sıralama turlarında, önlerindekilerin motor cezaları 17. başlamasına yol açacaktı. Peki uslanmış mıydı? Hayır. Yarışta 14.lük savaşı verdiği Wehrlein’ı geçmeye çalışırken, dışarı uçurdu ve rakibini yarış dışı bıraktı. Kendisi de lastiklerini değiştirmek zorunda kalacaktı. Hedefi kalan 55 turda yumuşak lastiklerle gitmekti.

Bu cüretkar karar ile Magnussen 30. tur içerisinde 11.liğe kadar tırmandı. Sonrasında Massa ve Vandoorne’a ardı ardına geçildi. Kaybettiği tempo, taktiğinin çok hayalperest olduğunu gösteriyordu ama yoluna devam etme kararı aldı 13.lüğü sürdürürken. Nereden bilebilirdi ki Wehrlein’in takım arkadaşı Wehrlein’in kanını yerde bırakmasın. Vettel’in de az daha arada kaynayacağı bu bitime 8 kala yaşanan 13. ve 14.lük savaşında 5 saniyelik süre cezası Ericsson’a geldi. Çünkü hakemler Magnussen’in açık bir şekilde Ericsson’un önünde olduğunun altını çiziyordu. Magnussen’e de cezayı yarış tanrıları kesti. Ericsson darbesiyle 16.lığa yani herkesin gerisine düştü. Takım da bari lastiklerini patlatıp, yarış dışı kalmasın diye Magnussen’i pite çağırarak lastiklerini değiştirdi. Sonunculuk ise değişmedi.

Sezon boyunca aracından, lastiklerden, frenlerden, havadan ve sudan şikayet eden Grosjean’ın da takımının olduğu gibi ABD için özel planları vardı: kaskını değiştirmek. Kaskın sağ tarafında Fransız pilotun çenesi, sakallı halde çizilmiş ve üstündeki konuşma baloncuğuna da Ben şikayet etmiyorum (inlemiyorum). konulmuştu. Üçüncü antrenmanlardaki spini dışında takım arkadaşından daha sorunsuz bir hafta sonu geçiren Grosjean, yarışa 12. başlayacaktı. Ortalama zamanda yapılan pitinden önce 9. sıradaydı. Pitten çıktığında 15.liğe geriledi. Ardından Magnussen’i, pite giren Ericsson – Vandoorne – Massa üçlüsünü ve yarış dışı kalan Alonso’yu geçerek 10.luğa yükseldi. Yeni lastiklere sahip Massa’ya 31. turda tekrar geçildi. Fransız pilot için bundan sonra da işler ters gitti.

Muhtemelen ilk önce kendisine tur bindiren veya kendisini geçen birinden şikayet etti. Ardından lastiklerini yok ettiğini fark etti. Ne kadar tur kaldığı bile aklından çıkmıştı ve arabayı garaja getirmek istedi. Takım patronu Günther Steiner’den kızgın bir öğretmenmişçesine Şşşş çeneni kapa. yanıtı geldi. bu isteğe. Grosjean de patronuna Hayatını riske atan sen değilsin burada. diye sitem etti. Yarış mühendisi de yılmıştı ve Tamam kardeşim, arabayı pite alacağız. Son tur ama rahatça içeri getir arabayı. Özür dilerim. diyerek ara yol bulmaya çalıştı. Son tur kaldığını öğrenen Fransız pilot, en sonunda Eğer isterseniz damalı bayrağı geçerim. dedi ve konuşma bitti. Bu arada içinde Ferrari motor danışmanlarının da olduğu, takımın Grosjean ve Magnussen mekanikerleri diye ayrıldığı, sahip Gene Haas ve patron Günther Steiner’ın ortaya oturtulduğu takım fotoğrafı çok hoştu.

Sauber

2017 yılının daimi sonuncuları Magnussen sebebiyle yarışı sonuncu bitirmediler. Fakat takım sırasında yine son sırada yer aldılar. Çünkü Grosjean Haas’ı kurtarmıştı. Sauber için hafta sonu, 2017 F2 şampiyonu Charles Leclerc ile Ericsson’un direksiyonda olmasıyla başladı. İlk defa yağmurlu havada uzun turlar atan Leclerc doğal olarak Ericsson’dan 0.380 saniye geride kaldı. İkinci antrenmanlarda Wehrlein ise Ericsson’u 0.097 saniye geride bıraktı. Üç pilot da üç antrenman seansında sonuncu olmamışlardı ilginç bir şekilde. İlkinde Alonso’nun hızlı tur atamaması, ikincisinde Grosjean’ın yavaş kalması ve üçüncüsünde Grosjean ile Kvyat’ın sorunları sayesinde… Sıralama turlarında 16. ve 19. başlayan Ericsson ve Wehrlein, cezaların karıştırdığı gridde 13 ve 14. sırada yarışa başlama haklarını elde ettiler. Fakat Wehrlein’in yarışının kısa sürmesine değindik. Ericsson da en son Magnussen’e çarpmaktan dolayı 5 saniye süre cezası alarak, yarışını 15. sırada noktaladı. En azından Ericsson diğer rakipleriyle mücadele edebilen bir arabası olmasına sevinmişti.

Takım analizlerini de noktalamadan önce Sauber’in Ferrari’den birebir parça almayı hoş karşılamadığını ve 2018 pilot kadrosunun henüz belli olmadığını, Wehrlein’in Williams yanında Sauber’le konuştuğunu da belirtelim.

Twitter’da bulduğum yarış sonucunu da Oltan bana hatırlatmadan önce koyacağım.

Böylece takvimin sondan üçüncü yarışı Meksika Grand Prix’i sıralama turlarından önce yarış analizimizi tamamlamış olduk. Hamilton ABD’de pilotlar şampiyonasında Vettel ile farkı iyice açtı ve muhtemelen Meksika’da şampiyon olacak. İlk yarış analizlerimizde 2007’deki gibi mücadelenin son yarışa kadar devam edeceğini düşünüyordum ama sezonun ikinci yarışında Mercedes’in bastırması ve Ferrari’nin yarıştan kopmasına şahit olduk. Böylece şahane başlayan bir sezon, zevksiz şekilde bitmeye aday oldu. 2017 ABD’nin bile o kadar zevkli olmadığını belirtmeliyim. Takımlarda bir, iki ve üçüncünün aşağı yukarı belli olduğu günümüzde; Meksika, Brezilya ve Abu Dhabi’nin ilk bakışta geçen seneki kadar zevkli geçmeyeceğini düşünüyorum. Tabi durum önümüzdeki yarışlarda Bottas’ın şampiyonluk ikinciliği için kasması, Red Bull ve Ferrari’lerin prestij için yarışması, Force India’ların birbirleriyle savaşması, orta sıra takımları McLaren – Renault – Toro Rosso – Haas’ın alabileceği kadar fazla puan almak için kamikazelik yapmasıyla değişebilir. Brezilya’nın değişken havası ve Meksika’nın kerbleri de olaylı yarış çıkarmaya aday. Son olarak ABD Grand Prix’inin tamamında telefonda konuştuğum, beni yalnız bırakmamış bebeğim Şeyma’ya da buradan teşekkür ediyorum. 

Tunç ARAS

Leave a Reply